Yaratılış Atlası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaratılış Atlası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2009 Cuma

ARALARINDAN AYRILANLAR OLMASI, HZ. MEHDİ (A.S.) CEMAATİ İÇİN BÜYÜK BİR RAHMETTİR

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde sayıca çok az kişiden oluşacağı haber verilen Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden ayrılanların olacağı bildirilmiştir. Bu kimseler, Hz. Mehdi (a.s.)’yi çok yakından tanıdıkları, onun hadislerde bildirilen özelliklere sahip olduğuna ve yalnızca Hz. Mehdi (a.s.)’nin yapabileceği bildirilen faaliyetleri gerçekleştirdiğine yakından şahit oldukları halde onun yanından ayrılacaklardır. Ancak Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde, bu ayrılan kişilerin Hz. Mehdi (a.s.) cemaati için çok büyük bir hayır ve güzellik olduğu da bildirilmektedir. Bu hak topluluk, arasında gizlenen samimiyetsiz kişilerin ortaya çıkmasıyla, Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinin birbirlerine bağlılığı daha da artacak, samimiyetsiz kimselerin ayrılması onları daha da kuvvetlendirecektir.

Müslüman toplulukları içindeki münafıklar ve bu kişilerin tüm karakter özellikleri Kuran ayetlerinde detaylı olarak tarif edilmektedir. Bu kişiler iman edenlerle birlikte hareket eden, onlarla aynı inançlara sahip olduklarını iddia eden, ancak gerçekte gereği gibi iman etmemiş samimiyetsiz kimselerdir. Allah rızası için yaşayan samimi iman sahiplerinin arasında, sanki onlardan gibi görünerek yaşayan bu kişiler, aslında salih müminlerden değildirler. Nitekim zaman içinde bu samimiyetsizlikleri ortaya çıkar ve Müslüman topluluğu içinden ayrılmak durumunda kalırlar. Bir hadiste Peygamber Efendimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)’nin cemaatinden ayrılan münafıkları şu şekilde tarif etmektedir:

Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: "...Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM BUĞDAY KALIR. İşte siz de böylesiniz. Sonunda içinizde fitnelerin asla zarar veremediği çok az bir grup kalacaktır."

(Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden çıkan münafıkların, "buğdaya musallat olan iğrenç kurtlar" gibi oldukları haber verilmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) cemaati, "buğday gibi, ilerde açıp serpilecek, gelişip büyüyecek, bereket getirecek, gelecek vadeden bir nimete" benzetilmiştir. Münafıkların da, "buğdayı içten tahrip etmeye çalışan, kurt gibi iğrenç ve habis varlıklar oldukları" haber verilmiştir. Hadiste, sahibinin, elindeki buğdayı temizleyeceği, ama buğdayın yine kurtlanacağı; sahibi her defasında bu işlemi tekrarladıktan sonra, en sonunda buğdayda hiç kurt kalmayacağı anlatılmıştır. Bu bilgilere göre, buğdaydaki iğrenç ve asalak kurtların ayıklanıp buğdayın pislikten temizlenmesi gibi; Hz. Mehdi (a.s.) cemaati de bir süre sonra münafıklardan temizlenip sonunda tertemiz bir cemaatle vazifesini yapacaktır.

Allah, Kuran’da Müslüman topluluğu içinde bulunan münafıkların ne şekilde kendilerini belli edecekleriyle ilgili de çok önemli bilgiler vermektedir. Bir ayette şu şekilde bildirilmektedir:

Sonra kederin ardından üzerinize bir güvenlik (duygusu) indirdi, bir uyuklama ki, içinizden bir grubu sarıveriyordu. Bir grup da, canları derdine düşmüştü; Allah'a karşı haksız yere cahiliye zannıyla zanlara kapılarak: "Bu işten bize ne var ki?" diyorlardı. De ki: "Şüphesiz işin tümü Allah'ındır." Onlar, sana açıklamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar, "Bu işten bize bir şey olsaydı, biz burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydınız da üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar, yine devrilecekleri yerlere gidecekti. (Bunu) Allah, sinelerinizdekini denemek ve kalplerinizde olanı arındırmak için (yaptı). Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Ali İmran Suresi, 154)

Ayette belirtildiği gibi, münafıklar sıkıntı anlarında, nefislerinin zorlandığı bir olayla karşılaştıklarında, Müslümanlar için bir fedakarlıkta bulunmaları gerektiğinde, şevksizlikleriyle ve ilgisizlikleriyle hemen kendilerini belli ederler. Uğrayacakları en ufak bir menfaat kaybı bu kişilerin hemen dine yönelik isyan, ve inkar sözleri söylemelerine neden olur (Allah'ı tenzih ederiz). Oysa bunların hepsi Allah’ın samimiyetsiz kimselerin ortaya çıkması için yarattığı denemelerdir.

Münafıkların dünya hayatına olan düşkünlükleri, ahiretten yana kuşku duymaları ve kalplerindeki hastalık, onların bu isyanlarında en önemli nedenlerdendir. Kuran’da Müslüman cemaati içindeki münafıkların dünya hayatını isteyerek Müslüman topluluğu içinde fitne çıkarmaya çalıştıkları şu şekilde haber verilmektedir:

Andolsun, Allah size verdiği sözünde sadık kaldı; siz O'nun izniyle onları kırıp-geçiriyordunuz. Öyle ki sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra, siz yılgınlık gösterdiniz, isyan ettiniz ve emir hakkında çekiştiniz. Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) sizi bağışladı. Allah mü'minlere karşı fazl (ve ihsan) sahibi olandır. (Ali İmran Suresi, 152)

Bu ahlaktaki kişiler tarih boyunca tüm samimi mümin toplulukları arasında bulundukları gibi, Hz. Mehdi (a.s.) cemaati içinde de bulunacaklardır. Hadislerde bildirildiğine göre, Hz. Mehdi (a.s.)’nin cemaatinden ayrılanlar, yıllarca bu toplulukla birlikte hareket etmelerine rağmen, daha sonradan kendilerine inkar edenlerin arasında bir yol çizeceklerdir. Müslümanlarla aynı iman ve samimiyette olmayan, Allah’a ve Kuran’a sadakat göstermeyen, Allah korkusu zayıf olan bu kişiler, kendi menfaatleriyle çatışan bir durum olduğunda Hz. Mehdi (a.s.)’nin yanından ayrılabileceklerdir. Ancak Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, bu durumun, Hz. Mehdi (a.s.) ve beraberindeki şahıslara hiçbir zarar veremeyeceği, aksine hayırlara vesile olacağı bildirilmektedir. Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.) ve beraberindekiler, yaptıkları hayırlı çalışmalarda başarılı olmaya devam edeceklerdir. Bir hadiste bu durum şöyle haber verilmektedir:

Ayrılanlar da, muhalifler de ona (Hz. Mehdi (a.s.)’ye) zarar veremeyecek. O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir.

(Ramuz e’l-Ehadis, s. 487) (Taberani’nin Kebir’inden)

5 Mart 2009 Perşembe

DARWINİST DÜNYA MAFYASI PAPA'YI TEHDİT Mİ EDİYOR?


Dünya, Darwinist-materyalist bir fikir diktatörlüğünün hakimiyeti altındadır. Dünya ülkelerinin neredeyse % 95’inin resmi himayesiyle korunmakta olan evrim teorisi, bilimsel olarak geçersizliği ispatlanmış, akla ve mantığa aykırı sahte bir teori olmasına rağmen, resmi bir ideoloji olarak insanlara dayatılmaktadır. Ortaokul, lise ve üniversite imtihanlarında evrim teorisi hakkındaki sorulara, sanki bu sahte teori doğru ve gerçekmiş gibi cevap verilmesi şartı getirilmektedir. Darwinizm'e inanmadığını imayla dahi olsa ifade eden bir akademisyenin veya bilim adamının çalışmalarına devam etmesine, mevkisinin yükselmesine hiçbir şekilde müsaade edilmediği gibi, çoğunlukla işten atılmaları sağlanmaktadır. 

Dünya tarihinde ilk defa böyle bir ideoloji, neredeyse tüm ülkeler tarafından himaye altına alınmakta ve dayatılmaktadır. Sosyal bir diktatörlük şeklinde kendini gösteren bu sistem, müthiş bir baskı rejimi kurmuş durumdadır. Bu baskının açığa çıktığı son olaylarda biri de, Papa'nın evrim teorisiyle ilgili yaptığı iddia edilen ve basına yansıyan açıklamalardır. Bu açıklamalar, eğer doğruysa, Darwinistlerin adeta bir dünya mafyası şeklinde uyguladıkları baskının boyutlarının hangi aşamaya vardığını göstermesi açısından son derece dikkat çekicidir.

• Akademisyenlere evrim aleyhinde tek bir söz dahi söyletmeyen, 

• Bilim adamlarına evrimin geçersizliğini ortaya koyan araştırma sonuçlarını açıklamalarına izin vermeyen, 

• Medyada yalan haberlerle aralıksız Darwinizm propagandası yaptıran,

• Okullarda gençlere zorla evrim teorisi öğreten ve kabul etmeye mecbur bırakan,

• Evrim karşıtı kitapları yasaklatan, 

• Darwinizmle ilmi mücadele yapanları iftiralarla, yalanlarla baskı altına alıp akıllarınca yıldırmaya çalışan bu Darwinist dünya mafyasının, şimdi de 1 milyardan fazla Hıristiyanın manevi lideri konumundaki Vatikan'ı baskı altına aldığı görülmektedir.

Vatikan'ı da sardığı anlaşılan Darwinist mafyanın etkisiyle, Papa'nın gerçekleri savunmasının, dürüstçe doğruları söylemesinin engellenmesi, Vatikan'ın bir oyuna alet edildiğini gösteren vahim bir gelişmedir. Oysa Vatikan da gayet iyi bilmektedir ki, son 30 yıldır Darwinizm'e karşı verilen büyük ilmi mücadele bu ideolojinin tüm sahtekarlıklarını deşifre etmiş ve Darwinizm tarihin en büyük yenilgisini almıştır. Avrupa materyalistleri ve Darwinistleri bu büyük yenilginin şokuyla hareket etmekte, kendilerince Vatikan'a Darwinizm taraftarı açıklamalar yaptırarak, Darwinizm'i diriltebileceklerini sanmaktadırlar. Halbuki, Darwinizm ölmüştür ve hiçbir girişimin bu ölüyü diriltmesi mümkün değildir.

Tek bir proteinin dahi tesadüfen oluşmasının mümkün olmadığının, bugüne kadar ara form diye sunulan fosillerin hemen hepsinin ya sahte ya da soyu tükenmiş canlılara ait olduğunun, elde edilen 100 milyondan fazla fosilin tamamının evrim olmadığını gösterdiğinin yaratılışı ispatladığının açık ve net olarak anlaşıldığı bir dönemde, Darwinist dünya mafyasının da sonu gelmiş demektir. Darwinistlere ve materyalistlere düşen, artık Darwinizmin cenazesini kaldırmak ve 150 yıldır yürütülen dikta rejimi nedeniyle tüm dünya halklarından özür dilemektedir. 

DAWKINS ÜMİDİNİ KAYBETTİ!


Roma’da darwinist Douglas Futuyma firar etti

Pontifical Gregorian Üniversitesi’nde darwinistler show yapmaya ve insanları kandırmaya çalıştılar, ancak gereken cevabı aldılar. Douglas Futuyma gerçekler karşısında kürsüyü terk etti. Futuyma tıpkı Dawkins gibi çözümü kaçmakta buldu.









Deşifre:

Oktar Babuna: Ben Oktar Babuna. Türkiye’den bir doktorum. Beyin cerrahıyım. İçlerinde Yaratılış Atlası’nın da bulunduğu 300 kitabın yazarı olan Harun Yahya’yı temsil ediyorum.

Şimdi, bilimsel teorilerden bahsedersek. Genelde şöyle işler: Önce, bir hipotezin prensiplerini ortaya atarsınız. Gözlemler ve deneylerle doğrulandığında bu bir teori olur.

Konuşmacılar bazı iddialarda bulundular fakat bunlar bilimsel kanıtlarla doğrulanmadılar. Örneğin,

Eğer evrim gerçek olsaydı, biliyorsunuz Darwin, türler arasında ardı ardına küçük değişiklikler olması gerektiğini savundu. O zaman ara geçiş formları görmeliyiz.

Ara geçiş formları görmeliyiz. Bize ara geçiş formları gösterebilir misiniz?

Örneğin kanatları olmayan canavarımsı canlılar. Tek kanatlı, kanadının az bir kısmı gelişmiş , tamamlanmamış organları gösteren ara geçiş formları.

Moderatör: Düzen bozuluyor... Sorunuz cevaplanmayacak.

Oktar Babuna: Tiktaalik rosaea ve Archaeopteryx. Bunlar ara geçiş formları değil, bunlar mükemmel canlılar. Soyu tükenmiş canlılar.

Moderatör: Mikrofonunu kapatmanın bir yolu var mı? Kuralları çiğniyorsunuz.

Oktar Babuna: Bu bilimsel bir tartışma

Moderatör: Siz konuşmacı değilsiniz.

Oktar Babuna: Konuşmacı değilim. Ben bana ara geçiş formu göstermeleri için soru soruyorum. Kambriyen patlaması...

...

Bu bilimsel bir tartışma...

...

Darwinizm bir ideolojidir.



AYRICA:
REUTERS VATİKAN'DAKİ KONFERANSIN ANTİ-DEMOKRAT OLDUĞUNU DOĞRULADI

31 Ocak 2009 Cumartesi

Le Nouvel Observateur Dergisi Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'e Karşı Elde Ettiği Zaferi Tasdik Etti - 22.01.2009

Fransa/Le Nouvel Observateur Dergisi 


22 Ocak 2009 tarihli Le Nouvel Observateur dergisinde Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'i yerle bir eden bilimsel mücadelesine kapsamlı olarak yer verilmiştir. Her ne kadar haberde, Ergenekon Terör Örgütü'nün psikolojik savaş yöntemlerinde kullandığı üslubun izleri varsa da, Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'e karşı elde ettiği ezici zaferin üstünlüğü karşısında, bu zaferi anlatmak durumunda kalmışlardır. Zira Sayın Oktar'ın eserlerinde yer alan ve ilmi olarak reddedilmesi mümkün olmayan kesin ve net deliller karşısında evrim teorisi tam anlamıyla yenilgiye uğramıştır ve bu gerçeğe tüm dünya tanıklık etmektedir. Bu eserler Sayın Nicholas Sarkozy, Sayın Tony Blair gibi çok sayıda önde gelen devlet adamının, siyasetçinin, düşünürün, akademisyenin fikir yapısında çok olumlu ve güzel değişikliklere vesile olmuştur. Nitekim yazıda da bu gerçek ifade edilmektedir. 

Aşağıda, söz konusu dergide yer alan ve Darwinistlerin mağlubiyetlerinin itirafı niteliğindeki bölümlerden birkaç örnek sunulmuştur. Haberin içeriğindeki, "Bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük Yaratılışçı saldırı", "(Darwinist) Eğitimde panik başgösterdi", "Adnan Oktar Müslüman dünyasındaki en etkili evrim karşıtı hareketin önderi", "Vuruş gücü son derece etkileyici", "Korkunç etkileyici oldu", "Bugüne kadar böylesine büyük bir Darwinizm karşıtı hareket olmamıştı" gibi ifadeler, Darwinist ve materyalistlerin Sayın Adnan Oktar'ın çalışmaları karşısında ne büyük bir acizlik ve çaresizlik içinde olduklarının delillerindendir. Yazıda dikkat çeken bir diğer ifade de, " Eğer Yaratılışçı fikirler, bu laik felsefenin hakim olduğu toprakları fethederse MÜCADELE KAZANILMIŞ OLACAK. BÜYÜK HAYALİ, DİNDAR BİR AVRUPA GERÇEK OLACAK..." cümleleridir. Burada yer alan laik felsefe ifadesiyle kast edilen, elbette inançlara saygılı, fikir özgürlüğünü savunan, dinsizin de dindarın da, ateistin de imanlı bir insanın da dilediği gibi düşüncelerini açıklayabileceği yani Sayın Adnan Oktar'ın ve tüm Müslümanların savunduğu bir laiklik düşüncesi değildir. Kast edilen dinsizliği temel alan ve savunan, din ahlakına ve inanca karşıt materyalist felsefedir. Ve Avupalı Darwinistlerin ve materyalistlerin asıl korkusu da, yaklaşık 150 yıldır Avrupa'yı adeta esir almış, büyük bir karanlığa sürüklemiş materyalizmin artık çöküyor olmasıdır. Allah'ın izniyle Darwinizm'in yıkılması ve materyalizmin çökmesiyle, Avrupa –tam da materyalistlerin korktuğu gibi- akın akın din ahlakına yönelecek ve gerçek aydınlanma dönemine girecektir. 
   
 
2007 Ocak ayında FRANSA, KENDİ TOPRAKLARINDA BUGÜNE KADAR GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ EN BÜYÜK YARATILIŞÇI SALDIRIYLA KARŞILAŞTI. 
 
EĞİTİMDE PANİK BAŞGÖSTERDİ. Bu zehirli hediyenin (Darwinizme zehir etkisi gösteren bu eser, Avrupa'nın kurtarıcısı ve aydınlatıcısı niteliğindedir) gizemli göndericisi kim?
 
Kendisi (SAYIN ADNAN OKTAR), MÜSLÜMAN DÜNYASINDAKİ EN ETKİLİ EVRİM KARŞITI HAREKETİN ÖNDERİ.
 
(Sayın Adnan Oktar) Kravatlı, güzel sanatlar eski öğrencisi, bugün karşımızda ULUSLARARASI ÜNE ULAŞMIŞ BİR BİLİM ADAMI, YAZAR OLARAK BULUNUYOR. 
 
Kendinden emin. Amacına ulaştı. DÜNYA ÇAPINDA KENDİSİNDEN BAHSETTİRDİ. ATLAS’ININ – İYİ BİR İNANAN OLARAK NİTELEYİP KUTLADIĞI - FRANSA CUMHURBAŞKANI NICOLAS SARKOZY’NİN DİNİ SÖYLEMLERİNE VE TONY BLAIR’İN KATOLİKLİĞE DÖNÜŞÜNE İLHAM KAYNAĞI OLDUĞUNA EMİN OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. 
 
VURUŞ GÜCÜ SON DERECE ETKİLEYİCİ. DAHA ŞİMDİDEN ESERLERİNDEN 71 TANESİ FRANSIZCA OLARAK YAYINLANMIŞ DURUMDA. Aralarında çocuklar için olan “Bana Yaradılışı Anlatın” veya “Küçük dostlarımız karıncaların dünyası” kitaplarının da bulunduğu eserlerinden 71 tanesi daha şimdiden Fransızca olarak yayınlanmış durumda. Bütün kitapları Merkezi Montreal’de bulunan Orientica.com sitesinde mevcut. Ayrıca Paris’in 11. ve 18. ilçelerindeki bazı İslami kitabevlerinde de bulunmakta. Hatta örneğin Amazon.fr veya Fnac.com gibi önde gelen internet siteleri dahi düzinelerce referans öneriyor. 
 
Propaganda mekanizması KORKUNÇ ETKİLİ OLDU. BİLİMLER AKADEMİSİNİN YAPTIĞI BİR ANKETE GÖRE ÜLKEDEKİ LİSELİLERİN %75'İNİN EVRİM TEORİSİNE İNANMADIĞI ORTAYA ÇIKTI.
 
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görev yapan jeolog Prof. Celal Şengör'ün analizi şöyle: "Yakın zamana kadar evrimi gayet iyi tolere eden İslam'da (İslamla evrimi bağdaştırmaya çalışmak, Darwinist bir propagandadır ve Sayın Adnan Oktar'ın eserleri vesilesiyle bu propaganda etkisiz olmuştur.) BUGÜNE KADAR BÖYLESİNE BÜYÜK BİR DARWİNİZM KARŞITI HAREKET OLMAMIŞTI. HARUN YAHYA'NIN FİKİRLERİNİN ENDİŞE VERİCİ İLERLEYİŞİ ..." (Sayın Oktar'ın fikirlerinin Türkiye'de ve dünya genelinde maneviyatın güçlenmesine, inancın artmasına vesile olması sadece materyalistler ve Darwinistler açısından endişe vericidir. Bu gerçek dışı beyanların Darwinizm'in çöküşünü engellemesi mümkün değildir.)
  
Eğer Yaratılışçı fikirler, bu laik felsefenin hakim olduğu toprakları fethederse MÜCADELE KAZANILMIŞ OLACAK. BÜYÜK HAYALİ, DİNDAR BİR AVRUPA GERÇEK OLACAK... Çünkü bizzat kendi ifadesine göre Darwinizm'in yok edilmesi sadece birinci aşama. Bu, toplumun tekrar inançlı olması için bilincinde açılacak "psikolojik bir kilit".

11 Ocak 2009 Pazar

DOĞUMUNUN 200. YILINDA DARWİN’İN VASİYETNAMESİ AÇILDI

Darwin, 1859 yılında, bundan tam 150 yıl önce Türlerin Kökeni isimli kitabında şunları söylemişti:
 
Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse,
neden sayIsIz ara geçİş formuna rastlamIyoruz?
 
Neden bütün doğa bİr karmaşa halİnde değİl de,
tam olarak tanImlanmIş ve yerlİ yerİnde?
 
SayIsIz ara geçİş formu olmalI, fakat nİçİn yeryüzünün sayIlamayacak kadar çok katmanInda gömülü olarak bulamIyoruz...
 
Nİçİn her jeolojİk yapI ve her tabaka böyle bağlantIlarla dolu değİl?
 
Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çIkarmamaktadIr ve belki de
bu benİm teorİme karşI İlerİ sürülecek en büyük İtİRaz olacaktIr. (Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)
 
Şu anda, Darwin’in 150 yıl önce söylediği sözler gerçek oldu!
 
Şu anda, Darwin’in 19. yüzyılda söylediği gibi, gerçekten de ara fosİl dİye bİr şey olmadIğI ortaya çIktI.
 
Yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında 100 milyondan fazla fosil bulundu. Fakat bunların tek bİr tanesİ bİle ara fosİl değİldİ.
 
Bulunan 100 milyon fosil, tam da Darwin’in öngördüğü gibi doğanIn bİr karmaşa İçİnde olmadIğInI, tam, mükemmel, kusursuz ve tüm parçalarI yerlİ yerİnde olan canlIlardan oluştuğunu ortaya çıkardı.
 
Darwin’in söylediği gibi, hİçbİr jeolojİk yapIda ve hİçbİr tabakada canlıların birbirine sözde bağlantısını gösteren hİçbİr ara canlI fosİlİ olmadIğI görüldü.
 
Bütün bunların üstüne, yeni bilimler hücrenİn, kromozomlarIn, proteİnlerİn olağanüstü komplekslİkte olduğunu gösterdi.
 
DNA’nın içinde bİr mİlyon ansİklopedİ sayfasInI dolduracak miktarda bilgi olduğu ve böyle muhteşem bir yapının tesadüfen meydana gelmesİnİn İmkansIz olduğu keşfedildi.
 
Her şeyin en temel yapıtaşı olan atomların kusursuz bİr düzene ve muhteşem bİr komplekslİğe sahip olduğu anlaşıldı.
 
Ve yeryüzündeki bu muhteşem düzen, eşsiz, kusursuz sanat, yine tam olarak Darwin’in söylediği gibi teorİsİne karşI öne sürülecek en önemlİ İtİraz olarak ortaya çıktı.
 
Günümüzde yaşayan Darwinistler de bu vasiyetin doğruluğunu teyid ettiler:
 
Niles Eldredge (Harvard Üniversitesi'nde Paleontolog)
 
Gerçekten de, çeşitli ve iyi saklanmış fosillerin ani oluşumu, olağanüstü bİr entelektüel meydan okuma teşkİl etmektedİr.[1]
 
Derek W. Ager (Ünlü İngiliz Paleontolog):
 
Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılarız; kademeli evrimle gelişen değil, anİden yeryüzünde oluşan gruplar görürüz.[2]
 
Mark Czarnecki (Evrimci Paleontolog):
 
Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman İçİn fosİl kayItlarI olmuştur... Bu kayItlar hİçbİr zaman İçİn Darwin'İn varsaydIğI ara formlarIn İzlerİnİ ortaya koymamIştIr. Türler anİden oluşurlar ve yİne anİden yok olurlar. Ve bu beklenmedİk durum, türlerİn Allah tarafIndan yaratIldIğInI savunan yaratIlIşçI argümana destek sağlamIştIr.[3]
 
Carlton E. Brett:

 
Yeryüzünde hayat zaman içinde, yavaş yavaş ve kademe kademe mi gelişti? Fosil kayıtlarının bu soruya cevabı; "HayIr"dIr.[4]
 
Dr. Colin Patterson (Paleontolog):
 
Herhangi bir türün başka hangi tür canlıdan geldiğini gösteren bir fosil fotoğrafı göstermemi istemişsiniz - böyle bİr fosİl kaydI mevcut değİl.[5]
 
David B. Kitts (Oklahoma Üniversitesi, Bilim Tarihi Profesörü):
 
Evrim, türler arası geçiş formalarını gerektirir, ama paleontolojİ bunu evrİmcİlere sunamadI.[6]
 
Mark Ridley (Zoolog, Oxford Üniversitesi):
 
Gerçek bir evrimci hiçbir zaman, yaratılışa karşı evrim teorisine dayanak olarak fosİl kayItlarInI kullanmamaktadIr.[7]
 
Steven M. Stanley:
 
Bilinen fosil kayıtları, evrimin büyük bir morfolojik ara geçişi başaran tek bİr örneğİnİ dahİ belgeleyemedİ. Bundan dolayI fosİl kayItlarI kademelI evrİMİn geçerlİ olabİleceğİne daİr hİçbİr kanIt öne süremez.[8]
 
Hoimar Von Ditfurth :
 
Geri dönüp baktığımızda, neredeyse ıstırapla aranan o geçiş biçimlerini bir türlü bulamamış olmamıza şaşırmamamız gerektiğini anlıyoruz. Çünkü büyük olasılıkla böyle bİr ara aşama hİç var olmadI.[9]
 
George Gaylord Simpson:
 
Evrim tarihinin büyük bölümünü temsil eden ara-geçiş formları nerededir? Henüz hİçbİr yerde bulunamadIlar.[10]
 
Tom Kemp (Oxford Üniversitesi):

 
Bir nesilden diğerine türlerin birbirine geçişinin mümkün olduğunu gösterecek tek bİr kayIT örneğİ yoktur.[11]
 
Dr. Colin Patterson:
 
Gould ve Amerikan Müzesi uzmanları ara fosillerin bulunmadığını söylerken bir çelişki sergilememektedirler. Tek bİr ara fosİl bİle yoktur.[12]
 
İşte bu sebeplerle Darwin’i tebrik ediyoruz!
 
Yaşadığımız yüzyılda ele geçen bilimsel delillerle Darwin’in gerçekten de çok öngörülü bir insan olduğu ortaya çıktı! 150 yıl önce “tek bir tane bile ara fosil yok” demişti, şimdi tek bir tane bile ara fosil olmadığı milyonlarca fosil kaydı ile teyid edilmiş oldu! Darwin’in vasiyeti aynısıyla doğrulandı! Darwin’i, üstün öngörüsü ve bu önemli tahmininden dolayı, doğumunun 200. yıldönümünde tebrik ediyoruz.

[1] Niles Eldredge The Monkey Business: A Scientist Looks at Creationism, Washington Square Press, New York, 1982, s.44
[2] Derek A. Ager, "The Nature of the Fossil Record", Proceedings of the British Geological Association, cilt 87, 1976, s. 133
[3] Mark Czarnecki, "The Revival of the Creationist Crusade", MacLean's, 19 Ocak 1981, s. 56
[4] Carlton E. Brett, "Statis: Life in the Balance", Geotimes, vol. 40 (Mart 1995), s.18
[5] L.D.Sunderland, Darwin's Enigma: Fossils and Other Problems, 4. Baskı, Master Books, 1988, 10 Nisan 1979 tarihli mektuptan
[6] "Paleontology and Evolution Theory", Evolution, Vol. 28 (Eylül 1974) s.467
[7] "Who Doubts Evolution?", New Scientist, sayı 90, 25/06/1981, s. 831
[8] Stanley, Steven M., Macroevolution: Pattern and Process, San Francisco: W. H. Freeman and Co., 1979, s. 39
[9] Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 2, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel Atayman, s.22
[10] G.G. Simpson, The Meaning of Evolution, Bentam Books, Inc. New York, 1971, s. 16-19
[11] Tom S. Kemp, Mammal-like Reptiles and the Origin of Mammals, New York American Press, 1982, s.363
[12] L.D.Sunderland, Darwin's Enigma: Fossils and Other Problems, 4. Baskı, Master Books, 1988, s. 89

5 Ocak 2009 Pazartesi

ALLAH A ŞİRK KOŞANLAR ZİHİNLERİNDEKİ KABUSU AHİRETTE BULACAKLARDIR-2

6- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Kainatın Karanlık ve Karmaşa İçerisinde İken Tesadüfen Oluştuğunu Öne Sürerler

Yeryüzündeki canlı cansız herşey, Yüce Allah'ın “Ol” demesiyle yaratılmıştır. Evrimciler ise, ilk başlarda, kainatın ve canlılığın sözde başıboş bir şekilde, karanlık ve karmaşa içerisinde iken tesadüflerin imkansız bir şekilde biraraya gelmesiyle oluştuğu gibi bir hurafeye inanmaktadırlar.

Cehennemde Ne Olacak?

Allah İnkar Edenler İçin “Duman İçerisinde ve Karanlık” Bir Ortam Yaratacaktır


“ÖYLEYSE SEN, GÖĞÜN AÇIKÇA BİR DUMAN GETİRECEĞİ GÜNÜ GÖZLE; (BU DUMAN) İNSANLARI SARIP-KUŞATIVERİR. İŞTE BU, ACI BİR AZAPTIR.” (Duhan Suresi, 10-11)


“VE KAPKARA DUMANDAN BİR GÖLGE İÇİNDEDİRLER. 

Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).

Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

ONLAR, BÜYÜK GÜNAH ÜZERİNDE ISRARLI DAVRANANLARDI.” (Vakıa Suresi, 43-46)


7- İnkar Edenler Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Geçmiş Dönemlerde Yaşamış Olan İnsanların Medeniyetlerinin İlkel Olduğunu Öne Sürerler

Evrimci bilim adamları, tek hücreden çok hücreye ve ardından maymundan insana doğru uzayan sözde evrim sürecini açıklayabilmek için, tarihin gelişimini de senaryolaştırmışlardır. Bunun için kendilerince ‘ilkel’ olarak nitelendirdikleri insanların yarı maymun yarı insan, konuşma yeteneğinden yoksun, kıyafetleri olmayan, dik duramayan, sadece garip hırıltılar çıkaran, vahşi mağara adamları olduğu yalanını ortaya atmışlardır. Bu insanların yaşam şeklini açıklamak için de "mağara devri", "taş devri" gibi hayali dönemler uydurmuşlardır. 

Cehennemde Ne Olacak?

Taş Devri Yalanını Yazarken Hayal Ettikleri Gibi Tozlu, Karanlık Ortamlarda Yaşayacaklardır

“Ve o gün, ÖYLE YÜZLER DE VARDIR Kİ ÜZERİNİ TOZ BÜRÜMÜŞTÜR. BİR KARARTI SARIP-KAPLAMIŞTIR. İşte onlar da, kafir, facir olanlardır.” (Abese Suresi, 40-42)


“"Ashab-ı Şimal", ne (mutsuzdur o) "Ashab-ı Şimal." Hücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su. VE KAPKARA DUMANDAN BİR GÖLGE İÇİNDEDİRLER. Kİ O, NE SERİNDİR, NE FERAHLATICI (KERİM).” (Vakıa Suresi, 41-44)
 
“(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler. ELLERİ BOYUNLARINA BAĞLI OLARAK, SIKIŞIK BİR YERİNE ATILDIKLARI ZAMAN, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar. Bugün bir yok oluşu çağırmayın, birçok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın.” (Furkan Suresi, 12-14)

“İlkel İnsanların Giyecekleri Yoktu” Yalanını Söyledikleri Gibi Cehennemde Giyecekleri Olmayacak, Ateşle Giydirilecekler

“… İşte o inkâr edenler, ONLAR İÇİN ATEŞTEN ELBİSELER BİÇİLMİŞTİR; başları üstünden de kaynar su dökülür. Bununla karınları içinde olanlar ve derileri eritilmiş olur.” (Hac Suresi, 19-20)

“GİYİMLERİ KATRANDANDIR, yüzlerini ateş bürümektedir.” (İbrahim Suresi, 50)

8- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Sosyal Darwinistler Kanlı Dikta Rejimlerin Dünyanın Düzeni İçin Gerekli Olduğu Yalanını Savunurlar

Dünya tarihinin en kanlı katliamlarını yapan Stalin, Lenin, Brejnev, Mao, Pol Pot ve Hitler gibi diktatörlerin ortak özelliği, hepsinin de sosyal Darwinist olmasıdır. Darwinizm’in desteklediği bu kanlı dikta rejimlerinde milyonlarca insan soykırıma uğramış, İngiltere'den Almanya'ya, ABD'den İsveç'e kadar birçok ülkede yüz binlerce insan sadece hasta, sakat veya yaşlı olduğu için zorla kısırlaştırılmış veya ölüme terk edilmiş ve acımasız rekabet nedeniyle dünyanın her yanında insanlar ezilmiş, sömürülmüş ve komünal hayvani yaşama zorlanmışlardır. 

Cehennemde Ne Olacak?

Dünyada Oluşturdukları Komünal Sistemlere Benzer Şekilde Topluca Azap Görecekler

“(Allah) diyecek: "Cinlerden ve insanlardan SİZDEN ÖNCE GEÇMİŞ ÜMMETLERLE BİRLİKTE ateşe girin." Her bir ümmet girişinde kardeşini (kendi benzerini) lanetler. Nitekim HEPSİ BİRBİRİ ARDINCA ORADA TOPLANINCA, en sonra yer alanlar, en önde gelenler için: "Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; öyleyse ateşten kat kat arttırılmış bir azab ver diyecekler. (Allah da:) "Hepsi için kat kattır. Ancak siz bilmezsiniz" diyecek.” (Araf Suresi, 38)

Kanlı Dikta Rejimlerinde Uyguladıkları İşkence Yöntemlerine Benzer Şekilde Cezalandırılacaklar

“Gerçekten Biz onların boyunlarına, ÇENELERE KADAR (DAYANAN) HALKALAR GEÇİRDİK; BU YÜZDEN BAŞLARI YUKARI KALKIKTIR. Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.” (Yasin Suresi, 8-9)

 “Doğrusu Biz KAFİRLERE ZİNCİRLER, DEMİR HALKALAR (TOMRUKLAR) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.” (İnsan Suresi, 4)

 “Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azap gibi azablandıramaz. ONUN VURACAĞI BAĞI HİÇ KİMSE VURAMAZ.” (Fecr Suresi, 25-26)

“Mutsuz olanlar ateştedirler, ONLAR İÇİN ORADA (KAHIRLA VE ACIYLA) NEFES ALIP VERMELER VARDIR. Onlar, Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. Çünkü Rabbin, gerçekten dilediğini yapandır.” (Hud Suresi, 106-107)


9- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Sosyal Darwinistler “Kayırılmış Irklar Yalanı”yla Dünya Tarihinde Irkçılığı Ateşlemiştir

Dünya tarihinin pek çok döneminde ırkçı toplumlara, yöneticilere ve uygulamalara rastlamak mümkündür. Ancak ırkçılığa ilk kez sözde bilimsel bir geçerlilik kazandıran evrim teorisi olmuştur. Evrim teorisinin sözde bilimsel geçerlilik kazandırmasıyla, 19. ve 20. yüzyıl bilim adamları hiçbir çekinme ve tereddüt duymadan, "aşağı" ırklar, insanlardan çok maymunlara daha yakın olan ırklar gibi hayali kavramlardan söz edebilmişlerdir. Hitler gibi zalim ırkçı diktatörler ise, bu ortamı fırsat bilerek milyonlarca insanı kendince "aşağı", "yetersiz", "kusurlu", "hasta" oldukları için katletmişlerdir.

Cehennemde Ne Olacak?


Kendilerinin Üstün Irk Olduğunu İddia Ederek Diğer Irkları Aşağılayan İnkar Eden Sosyal Darwinistler Cehennemde Aşağılık Kılınacaklardır

"Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin. Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün; (AZABI) TAD; ÇÜNKÜ SEN, (KENDİNCE) ÜSTÜN, ONURLUYDUN. Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir." (Duhan Suresi, 47-50)

“(Allah buyruk verir:) "ONU TUTUKLAYIN, HEMEN BAĞLAYIN. SONRA ÇILGIN ALEVLERİN İÇİNE ATIN. DAHA SONRA ONU, UZUNLUĞU YETMİŞ ARŞIN OLAN BİR ZİNCİRE VURUP GÖNDERİN. Çünkü, o, büyük olan Allah'a iman etmiyordu. Yoksula yemek vermeye destekçi olmazdı."” (Hakka Suresi, 30-34)

“Sonra (Allah) KIYAMET GÜNÜ ONLARI AŞAĞILIK KILACAK ve diyecek ki: "Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: "BUGÜN, GERÇEKTEN AŞAĞILANMA VE KÖTÜLÜK KAFİRLERİN ÜSTÜNEDİR."” (Nahl Suresi, 27)

10- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Darwinist Düşünce Zihinsel Engellilerin Yiyecek Amaçlı veya Bilimsel Deneyler İçin Öldürülebileceğini Savunur

Charles Darwin, evrim teorisi ile Allah'ın doğada var ettiği dayanışma ve yardımlaşma örneklerini göz ardı ederek, sözde tüm canlıların acımasız bir yaşam mücadelesi sürdürdüklerini öne sürdü. Darwin'in evrim teorisi, toplumlara uygulandığında ortaya sosyal Darwinizm çıktı. Hayatın sözde bir "mücadele alanı" olduğu, insanın bu mücadeleyi kazanmak ya da en azından bu vahşi ortamda "ayakta kalmak" için yaşaması gerektiği şeklindeki sapkın düşünce sosyal Darwinizm ile yaygınlaştı. Hiçbir bilimsel dayanağı bulunmayan bu akımla birlikte, acımasızlık, vahşet ve zulüm din ahlakını yaşamayan pek çok kimse tarafından olağan karşılanmaya başlandı. Darwinist düşünce insan hayatını değersizleşmesine neden oldu. Evrimciler tarafından zihinsel engelli kişilerin bilimsel deneyler için öldürülebileceğinin ve daha da vahşileşilerek yiyecek amaçlı kullanılabileceğinin savunulması bunun en açık göstergesidir.

Cehennemde Ne Olacak?

İnsan Eti Yemeyi Makul Görenler Cehennemde Kan, İrin, Darı Dikeni ve Zakkum Ağacı ile Besleneceklerdir

 “Orada ne serinlik tadacaklar, ne bir içecek. KAYNAR SUDAN VE İRİNDEN BAŞKA. (İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak.” (Nebe Suresi, 24-26)

“Bundan dolayı bugün, kendisine hiçbir sıcak dost yoktur. İRİN VE KAN KARIŞIMINDAN BAŞKA BİR YEMEK YOKTUR. Bunu da hata edenlerden başkası yemez.” (Hakka Suresi, 35-37)

“Nasıl, böyle bir konaklanma mı daha hayırlı yoksa ZAKKUM AĞACI MI? Doğrusu Biz, onu kafirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık. Şüphesiz o, 'çılgınca yanan ateşin' dibinde bitip çıkar. ONUN TOMURCUKLARI, ŞEYTANLARIN BAŞLARI GİBİDİR. Artık gerçekten, ondan yiyecekler böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.” (Saffat Suresi, 62-66)

“Onlar için (zehirli olan) DARI DİKENİNDEN BAŞKA BİR YİYECEK YOKTUR. NE DOYURUP-SEMİRTİR, NE AÇLIKTAN KORUR.” (Gaşiye Suresi, 6-7)



11- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Sosyal Darwinistler Muhtaç İnsanlara Yardım Etmeyi Hoş Görmezler

İnsanları bir hayvan türü olarak gören Darwinist anlayışın yalanlarına göre, zayıf, yardıma muhtaç olan insanların hiçbir değeri yoktur. Sosyal Darwinist mantıkta, acı çeken, zorluk ve korku içinde olan insanların kurtarılması için hiçbir şey yapılmaz. Bu insanlar, yardımsız ve korumasız bırakılırlar.

Cehennemde Ne Olacak?


İnkar Eden Sosyal Darwinistler İhtiyaç İçinde Olan İnsanlara Yardım Etmedikleri Gibi Cehennemde de Onlara Yardım Edilmeyecektir

“İşte bunlar, ahireti verip dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azapları hafifletilmez ve KENDİLERİNE YARDIM EDİLMEZ.” (Bakara Suresi, 86)

“Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar, tağuta ve cibt'e inanıyorlar ve diğer inkâr edenler için: "Bunlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır" diyorlar. İşte bunlar Allah'ın kendilerini lanetlediğidir. ALLAH'IN KENDİSİNİ LANETLEDİĞİNE HİÇBİR YARDIMCI BULAMAZSIN.” (Nisa Suresi, 51-52)

“Ve de ki: "Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Şüphesiz Biz zalimlere bir ateş hazırlamışız, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. EĞER ONLAR YARDIM İSTERLERSE, KATI BİR SIVI GİBİ YÜZLERİ KAVURUP-YAKAN BİR SU İLE YARDIM EDİLİRLER. NE KÖTÜ BİR İÇKİDİR O VE NE KÖTÜ BİR DESTEKTİR.” (Kehf Suresi, 29)

SONUÇ:

 DARWINİSTLERE ÖNEMLİ ÇAĞRI!


Darwinizm yanılgısına kapılmış olanların önemli bir gerçeğin farkına varmaları gerekir: Tüm eksiklikleri ve yanlışlıklarına rağmen ısrarla savunmaya çalıştıkları evrim teorisinin bilimsel olarak hiçbir geçerliliği kalmamıştır. Bugün bilim dünyasında yaşanan her gelişme bu gerçeği bir kez daha pekiştirmekte, evrim teorisi tarihin tozlu sayfalarına gömülmektedir. Üstelik tarihi pek çok tecrübe göstermektedir ki, evrim teorisinin ortaya koyduğu yaşam modeli, zulüm, haksızlık, acımasızlık, adaletsizlik ile eş anlamlıdır ve insanlara acı, gözyaşı ve kayıptan başka birşey getirmez. Bu nedenle Darwinistlerin de evrim teorisinin teşvik ettiği kötülüklerin farkına varmaları, ön yargılarından kurtularak akıl ve bilim dışı bu teorinin savunuculuğundan bir an önce vazgeçmeleri gerekir. 

3 Ocak 2009 Cumartesi

ALLAH'A ŞİRK KOŞANLAR ZİHİNLERİNDEKİ KABUSU AHİRETTE BULACAKLARDIR 1

Allah'a iman etmeyen, O'nu gereği gibi takdir etmeyip kulluk görevini yerine getirmeyen her insan, sonsuz ahiret hayatında cehennemle karşılık görecektir. Bu açık gerçeğe karşın, insanların bir kısmı bir tür sarhoşluk içindedirler. Bu insanlara inkar eden evrimcileri örnek vermek mümkündür.

İnkar eden evrimciler, Allah’ın apaçık olan varlığını inkar etmek için (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) tüm hayatlarını harcamaktadırlar. Bu sapkın ideolojiyi savunmayı hayatlarının amacı haline getirmişlerdir. Kuşkusuz bunun Allah Katındaki karşılığı da çok şiddetli olacaktır. Dünya hayatında insanları Allah’ın yolundan saptırmak için söyledikleri her yalan ve yazdıkları her bilim dışı senaryo kendi kafalarındaki evrim hikayelerindeki karanlık dünya gibi cehennemde karşılarına çıkacaktır. İnkar edenler evrimciler, nasıl kabus gibi ahlak anlayışları varsa cehennemde de bunu göreceklerdir ve -Allah’ın dilemesi dışında- azap dolu sonsuz bir yaşam süreceklerdir. ( Doğrusunu Allah bilir.)

“Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.” (Araf Suresi, 179)

Evrim propagandasının en belirgin özelliklerinden biri, Darwinistlerin hayal gücüne dayalı hikayelerden oluşmasıdır. Hikayeyi anlatan bilim adamı, çoğu zaman kişisel önyargıları, çoğu zaman da evrimi bir dogma olarak benimsemesi nedeniyle bilimsel bulguları yanlış yorumlayarak evrim senaryoları oluşturur. Daha sonra da bu senaryoyu sağlam bilimsel kanıtlara dayalı bir tez havasında insanlara empoze etmeye çalışır. Gerçekte ise evrimcilerin yaptıkları bir hayvana ait diş parçasını insan dişi gibi göstermek ya da farklı canlılara ait kemikleri birleştirerek sahte kafatasları oluşturmaktır. Teorilerini kanıtlayacak delilleri olmayan Darwinistler hikayelerine birçok hayali unsur eklemekte sakınca görmezler. Oysa bu, tamamen önyargıya dayalı, bilim dışı bir propaganda yöntemidir.

Kendilerince insanları aldatmaya çalışan inkar eden Darwinistler, çok önemli bir konuyu, üstelik 150 yılı aşkın bir süredir göz ardı etmektedirler: Allah’ın varlığını inkar etmek (Rabbimiz’i tenzih ederiz), evrim sahtekarlığını insanlara kabul ettirmek için yazdıkları ve kendi karanlık dünyalarının, sağlıksız ruh hallerinin yansıması olan bu senaryolar, cehennemde teker teker karşılarına çıkacaktır. ( Doğrusunu Allah bilir.) 

Allah cehennemdeki yaşamla ilgili her detayı inkar edenlere özel bir karşılık olarak yaratmıştır. Kuran’da, cehennemdeki azap dolu hayatı gerek fiziksel yönüyle gerekse psikolojik ve sosyal yönüyle anlatan pek çok ayet bulunmaktadır. Yüce Allah’ın bu ayetlerde cehennem ortamına ilişkin olarak bildirdiği detaylara dikkatlice bakıldığında, Allah’ın, Kendisi’ni inkar ederek (Allah’ı tenzih ederiz) tesadüfleri ilah edinenlere, kendi sapkın inançları paralelinde bir karşılık hazırladığı görülmektedir. Yüzyıllardır insanlara telkin etmeye çalıştıkları hayali evrim süreci, hiçbir detay eksik kalmaksızın, evrimcilere yaşattırılacaktır. Yiyeceklerden kıyafetlere, cehennemdeki tüyler ürpertici insan tiplerinden maddi ve manevi azaplarla kuşatılmış yaşam şekilerine kadar herşey tam da onların senaryolarındaki gibi karanlık ve azap verici olacaktır. Böylelikle inkar eden evrimciler cehennemde, fikren aşina oldukları bir ortamla ve yaşam felsefesiyle karşılaşacaklardır. İddiaları paralelinde; hayallerinde kurdukları ara form şeklindeki korkunç yaratıklarla birarada olacak, sürekli bir sınıf çatışması yaşayacak, sapkın üstün ırk iddiaları nedeniyle aşağılanacak, ilkel dünyada olduğunu iddia ettikleri karanlık ve dumanlı ortamda türlü azaplarla yüzleşeceklerdir. ( Doğrusunu Allah bilir.) 

Allah’ın üstün yaratışını inkar eden (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) ve evrenin, dünyanın ve insanın varoluşu ile ilgili uydurma hikayeler yazan kişilerin, cehennemde yaşayacakları hayallerindeki evrim ortamını şöyle tarif edebiliriz:

1- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Yüce Allah’ın Üstün Özelliklerle Yarattığı İnsanın Maymundan Türediğini Öne Sürerler

Evrimciler, bilinçli, irade sahibi, düşünebilen, konuşabilen, akledebilen, karar verebilen, muhakeme yapabilen bir varlık olan insanın, bilinç açısından bir attan veya bir köpekten farkı olmayan maymundan türediğini iddia ederler. 

Cehennemde Ne Olacak?

Allah’ın Yaratışını İnkar Edenler (Allah’ı Tenzih Ederiz) Dünyada ve Ahirette Aşağılık Maymunlar Kılınacaklardır

“… İşte Biz, onlara: "AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN" dedik.” (Bakara Suresi, 65

“De ki: "Allah Katında, 'kesinleşmiş bir ceza olarak' bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan MAYMUNLAR VE DOMUZLAR KILDIĞI İLE TAĞUTA TAPANLAR; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır."” (Maide Suresi, 60)

“Onlar, kendisinden sakındırıldıkları 'şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca' onlara: "AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUNUZ" dedik.” (Araf Suresi, 166)


2- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


İnsanların Sözde Sürüngenlerden Evrimleştiğini İddia Ederler

Evrimciler yeryüzündeki bütün canlı türlerinin, uzun bir zaman süreci içinde sözde birbirlerinden evrimleşerek ortaya çıktığını iddia etmektedirler. Bu hayali senaryoya göre, bazı balıklar çeşitli nedenlerle sudan karaya geçme ihtiyacı hissetmiş; bu ihtiyaç üzerine balıklarda sözde bazı değişimler başlamıştır. Balıklar zamanla karaya çıkarken güya sürüngenlere dönüşmüşler ve sözde evrim sürecini başlatmışlardır.  

Cehennemde Ne Olacak?

Yüce Allah Ahirette İnkar Edenleri ‘Aynı Evrim Senaryosundaki Sürüngenler Gibi’ Yüzükoyun Sürünerek Cehenneme Haşredecektir

“Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, BİZ ONLARI YÜZÜKOYUN KÖRLER, DİLSİZLER VE SAĞIRLAR OLARAK HAŞREDERİZ. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara artırırız.” (İsra Suresi, 97)

“Cehennem ateşine, 'KÜÇÜLTÜCÜ BİR SÜRÜKLENME İLE' SÜRÜKLENECEKLERİ GÜN; (Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."” (Tur Suresi, 13-14)


3- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Kendilerinin “Güya Konuşamayan, Göremeyen, Duyamayan Sözde Ara Geçiş Canlılarından Türediklerini” Öne Sürerler

Evrimcilerin iddialarına göre evrim sürecinde iki canlı türü arasındaki geçiş dönemini yansıtan ve her iki türden bazı özellikler taşıyan birtakım canlıların yaşamış olması zorunludur. Örneğin, balıklar karaya çıkıp sürüngenlere dönüşene kadar mutlaka yarı solungaçlı yarı akciğerli, yarı yüzgeçli yarı ayaklı türden ya da maymunlar insana dönüşene kadar yarı maymun yarı insan bazı canlıların milyonlarca yıl boyunca yaşamış olmaları gerekir. Evrimciler, geçmişte yaşamış olduklarına inandıkları bu hayali canlılara "ara geçiş formu" adını verirler. Yazdıkları senaryoya göre evrim sürecinin önemli bir aşaması kabul edilen bu ara geçiş döneminde ise iki tür arasında kalan canlıların eksik ve yarım organlara sahip, dolayısıyla göremeyen, duyamayan canlılar olmaları gerekir. Oysa yeryüzü katmanlarından bugüne kadar çıkarılan milyonlarca fosil örneğinde tek bir tane bile ara geçiş delili bulunamamıştır.

Cehennemde Ne Olacak?

Allah Ahirette İnkar Edenleri Tam İstedikleri Gibi, “Gözleri Görmeyen, Kulakları Duymayan ve Konuşamayan” Varlıklar Olarak Haşredecektir

"Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü KÖR OLARAK HAŞREDECEĞİZ." (Taha Suresi, 124)

“ ... Biz de onların GÖZLERİNİ SİLİP KÖR ETTİK. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."” (Kamer Suresi, 37)

“... Kıyamet günü, BİZ ONLARI yüzükoyun KÖRLER, DİLSİZLER VE SAĞIRLAR OLARAK HAŞREDERİZ. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız.” (İsra Suresi, 97)


4- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Amino Asitlerin, Proteinlerin Kaynar Suda Tesadüfen Oluşabileceğini Öne Sürerler

Evrimciler yazdıkları bir diğer senaryoda amino asitlerin, proteinlerin ve hatta hücrelerin kaynar suyun içinde tesadüfen oluşabileceğini ve yine tesadüfen hücrelerin de zamanla yan yana gelip birleşerek canlı organizmaları oluşturabileceğini iddia ederler.

Cehennemde Ne Olacak?

Cehennemde Her Susadıklarında Kendilerine İlah Edindikleri Kaynar Sudan İçirilecek

“Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. İnkâr edenler ise, küfürleri dolayısıyla, onlar İÇİN KAYNAR SUDAN BİR İÇKİ ve acı bir azap vardır.” (Yunus Suresi, 4)

“Sonra kendileri için onun üzerinde KAYNAR SU KARIŞTIRILMIŞ BİR İÇKİLERİ de vardır. Sonra onların dönecekleri yer, elbette (yine) çılgınca yanan ateştir.” (Saffat Suresi, 67-68)

“Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz. Böylece karınları(nızı) ondan dolduracaksınız. ONUN ÜZERİNE DE ALABİLDİĞİNE KAYNAR SUDAN İÇECEKSİNİZ. ÜSTELİK 'İÇTİKÇE SUSAYAN HASTA DEVELERİN' İÇİŞİ GİBİ İÇECEKSİNİZ.” (Vakıa Suresi, 52-55) 

5- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Yaptıkları Hayali Çizimlerde Geçmiş Dönemlerde Yaşamış Olan İnsanları Birer Maymun Adam Gibi Resmederler

Evrimcilerin kullandığı propaganda yöntemlerinden en bilineni "rekonstrüksiyon"dur. Rekonstrüksiyon, "yeniden inşa" demektir ve kimi zaman sadece bir kemik parçası bulunmuş olan canlının hayali resminin ya da maketinin yapılmasıdır. Gazetelerde, dergilerde, filmlerde gördüğünüz "maymun adam"ların her biri birer rekonstrüksiyondur. Evrimciler, ellerine fırça alıp çirkin görünümlü hayali yaratıklar çizerler, ama bu canlıların fosillerinin olmayışı, onlar için büyük bir sorundur. Dolayısıyla rekonstrüksiyon çizimler, sadece evrimcilerin hayal gücünü yansıtır, bilimsel bulguları değil...

Cehennemde Ne Olacak?

Dünyada Allah’ın Yaratışını İnkar Etmek İçin (Allah’ı Tenzih Ederiz) Yaptıkları Hayali Çizimlerdeki Çirkin Yaratıklara Dönüştürülecekler

“Bazı yüzlerin ağaracağı, BAZI YÜZLERİN DE KARARACAĞI GÜN... YÜZLERİ KAPKARA-KESİLECEK OLANLARA: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın” (denilir).” (Al-i İmran Suresi, 106)

“Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin YÜZLERİNİN KAPKARA OLDUĞUNU görürsün. Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?” (Zümer Suresi, 60)
“Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde ONLAR, (ETLERİ SIYRILMIŞ OLARAK SIRITAN) DİŞLERİYLE kalıverirler. Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?” (Müminun Suresi, 104-105)


“Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu-günahkarları o gün, (YÜZLERİ KARA, GÖZLERİ) GÖMGÖK (KASKATI VE KÖR) OLARAK' toplayacağız.” (Taha Suresi, 102)

O gün, öyle yüzler vardır ki, 'ZİLLET İÇİNDE AŞAĞILANMIŞTIR.' Çalışmış, boşuna yorulmuştur.” (Gaşiye Suresi, 2-3)

26 Kasım 2008 Çarşamba

İngiliz Halkı Okullarda Yaratılış Okutulsun İstiyor - 00.10.2008 İngiltere/The Evening Standard



İngiltere'nin Londra şehrinde basılan The Evening Standard gazetesinin internet sitesi, "Yaratılışçılık okullarda okutulmalı mı?" sorusu ile bir anket düzenledi. Ekim 2008 tarihli bu anket sonuçlarına göre, İngiliz halkının %73'ü bu soruya "Evet" cevabını vererek, "Yaratılış okullarda okutulsun" dediler.

İngiltere'de dayatma ile derslerde okutulmaya çalışılan evrim teorisi, artık İngiliz halkının desteğini kaybetmiş durumdadır. Evrim teorisinin devlet düzeyinde muhafaza edilmesine, Yaratılışı savunanların baskı görmesine ve hatta istifaya zorlanmasına rağmen, Darwinist diktatörlük İngiliz halkından cevabını almıştır: İngilizler demokratik, her türlü düşüncenin, inancın özgürce ifade edilebildiği; tek taraflı eğitim dayatmasının son bulduğu bir toplum bekliyor ve "Yaratılışın artık okullarda okutulmasını" istiyor.