Ahir Zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahir Zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2009 Cuma

ARALARINDAN AYRILANLAR OLMASI, HZ. MEHDİ (A.S.) CEMAATİ İÇİN BÜYÜK BİR RAHMETTİR

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde sayıca çok az kişiden oluşacağı haber verilen Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden ayrılanların olacağı bildirilmiştir. Bu kimseler, Hz. Mehdi (a.s.)’yi çok yakından tanıdıkları, onun hadislerde bildirilen özelliklere sahip olduğuna ve yalnızca Hz. Mehdi (a.s.)’nin yapabileceği bildirilen faaliyetleri gerçekleştirdiğine yakından şahit oldukları halde onun yanından ayrılacaklardır. Ancak Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde, bu ayrılan kişilerin Hz. Mehdi (a.s.) cemaati için çok büyük bir hayır ve güzellik olduğu da bildirilmektedir. Bu hak topluluk, arasında gizlenen samimiyetsiz kişilerin ortaya çıkmasıyla, Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinin birbirlerine bağlılığı daha da artacak, samimiyetsiz kimselerin ayrılması onları daha da kuvvetlendirecektir.

Müslüman toplulukları içindeki münafıklar ve bu kişilerin tüm karakter özellikleri Kuran ayetlerinde detaylı olarak tarif edilmektedir. Bu kişiler iman edenlerle birlikte hareket eden, onlarla aynı inançlara sahip olduklarını iddia eden, ancak gerçekte gereği gibi iman etmemiş samimiyetsiz kimselerdir. Allah rızası için yaşayan samimi iman sahiplerinin arasında, sanki onlardan gibi görünerek yaşayan bu kişiler, aslında salih müminlerden değildirler. Nitekim zaman içinde bu samimiyetsizlikleri ortaya çıkar ve Müslüman topluluğu içinden ayrılmak durumunda kalırlar. Bir hadiste Peygamber Efendimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)’nin cemaatinden ayrılan münafıkları şu şekilde tarif etmektedir:

Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: "...Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM BUĞDAY KALIR. İşte siz de böylesiniz. Sonunda içinizde fitnelerin asla zarar veremediği çok az bir grup kalacaktır."

(Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden çıkan münafıkların, "buğdaya musallat olan iğrenç kurtlar" gibi oldukları haber verilmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) cemaati, "buğday gibi, ilerde açıp serpilecek, gelişip büyüyecek, bereket getirecek, gelecek vadeden bir nimete" benzetilmiştir. Münafıkların da, "buğdayı içten tahrip etmeye çalışan, kurt gibi iğrenç ve habis varlıklar oldukları" haber verilmiştir. Hadiste, sahibinin, elindeki buğdayı temizleyeceği, ama buğdayın yine kurtlanacağı; sahibi her defasında bu işlemi tekrarladıktan sonra, en sonunda buğdayda hiç kurt kalmayacağı anlatılmıştır. Bu bilgilere göre, buğdaydaki iğrenç ve asalak kurtların ayıklanıp buğdayın pislikten temizlenmesi gibi; Hz. Mehdi (a.s.) cemaati de bir süre sonra münafıklardan temizlenip sonunda tertemiz bir cemaatle vazifesini yapacaktır.

Allah, Kuran’da Müslüman topluluğu içinde bulunan münafıkların ne şekilde kendilerini belli edecekleriyle ilgili de çok önemli bilgiler vermektedir. Bir ayette şu şekilde bildirilmektedir:

Sonra kederin ardından üzerinize bir güvenlik (duygusu) indirdi, bir uyuklama ki, içinizden bir grubu sarıveriyordu. Bir grup da, canları derdine düşmüştü; Allah'a karşı haksız yere cahiliye zannıyla zanlara kapılarak: "Bu işten bize ne var ki?" diyorlardı. De ki: "Şüphesiz işin tümü Allah'ındır." Onlar, sana açıklamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar, "Bu işten bize bir şey olsaydı, biz burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydınız da üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar, yine devrilecekleri yerlere gidecekti. (Bunu) Allah, sinelerinizdekini denemek ve kalplerinizde olanı arındırmak için (yaptı). Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Ali İmran Suresi, 154)

Ayette belirtildiği gibi, münafıklar sıkıntı anlarında, nefislerinin zorlandığı bir olayla karşılaştıklarında, Müslümanlar için bir fedakarlıkta bulunmaları gerektiğinde, şevksizlikleriyle ve ilgisizlikleriyle hemen kendilerini belli ederler. Uğrayacakları en ufak bir menfaat kaybı bu kişilerin hemen dine yönelik isyan, ve inkar sözleri söylemelerine neden olur (Allah'ı tenzih ederiz). Oysa bunların hepsi Allah’ın samimiyetsiz kimselerin ortaya çıkması için yarattığı denemelerdir.

Münafıkların dünya hayatına olan düşkünlükleri, ahiretten yana kuşku duymaları ve kalplerindeki hastalık, onların bu isyanlarında en önemli nedenlerdendir. Kuran’da Müslüman cemaati içindeki münafıkların dünya hayatını isteyerek Müslüman topluluğu içinde fitne çıkarmaya çalıştıkları şu şekilde haber verilmektedir:

Andolsun, Allah size verdiği sözünde sadık kaldı; siz O'nun izniyle onları kırıp-geçiriyordunuz. Öyle ki sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra, siz yılgınlık gösterdiniz, isyan ettiniz ve emir hakkında çekiştiniz. Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) sizi bağışladı. Allah mü'minlere karşı fazl (ve ihsan) sahibi olandır. (Ali İmran Suresi, 152)

Bu ahlaktaki kişiler tarih boyunca tüm samimi mümin toplulukları arasında bulundukları gibi, Hz. Mehdi (a.s.) cemaati içinde de bulunacaklardır. Hadislerde bildirildiğine göre, Hz. Mehdi (a.s.)’nin cemaatinden ayrılanlar, yıllarca bu toplulukla birlikte hareket etmelerine rağmen, daha sonradan kendilerine inkar edenlerin arasında bir yol çizeceklerdir. Müslümanlarla aynı iman ve samimiyette olmayan, Allah’a ve Kuran’a sadakat göstermeyen, Allah korkusu zayıf olan bu kişiler, kendi menfaatleriyle çatışan bir durum olduğunda Hz. Mehdi (a.s.)’nin yanından ayrılabileceklerdir. Ancak Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, bu durumun, Hz. Mehdi (a.s.) ve beraberindeki şahıslara hiçbir zarar veremeyeceği, aksine hayırlara vesile olacağı bildirilmektedir. Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.) ve beraberindekiler, yaptıkları hayırlı çalışmalarda başarılı olmaya devam edeceklerdir. Bir hadiste bu durum şöyle haber verilmektedir:

Ayrılanlar da, muhalifler de ona (Hz. Mehdi (a.s.)’ye) zarar veremeyecek. O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir.

(Ramuz e’l-Ehadis, s. 487) (Taberani’nin Kebir’inden)

24 Şubat 2009 Salı

HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN İSİMLERİ

EL MEHDİ: Hidayet Olunmuş, Hidayete Ermiş

EL HÂDİ: Hidayete Sevk eden, Doğru Yola Ulaştıran

EL KAİM: Hak İçin Kıyam Eden, Ayakta Duran

EL HÜCCET: Reddi Mümkün Olmayan Kesin Delil

EL MUNTAZAR: Herkes Tarafından Beklenen 

MEHDİ-Yİ MUNTAZAR: Beklenen Mehdi

İMAM-I MUNTAZAR: Beklenen İmam (manevi lider)

HALEF-İ SALİH: Allah Evliyalarının Liyakatli Halifesi (manevi lideri)

MANSUR: Allah Tarafından Yardım Edilen

SAHİBİ’L-EMR: İlahi Adaleti Uygulamakla Sorumlu Olan

SAHİBÜ’Z-ZAMAN: Zamanın Sahibi

VELİYİ ASR: Asrın Velisi, Zamanın Tek Hakimi, Zamanın Tek Rehberi

MEHDİ-Yİ MEV'UD: Vadedilmiş Mehdi

İMAM-I ASR: Asrın İmamı (manevi lideri)

SAHİB'ÜD DAR: Yurdun Sahibi (manevi sahibi)

BAKİYYETULLAH: Allah’ın Yeryüzünde Geriye Kalan Tek Hücceti ve Son İlahi Manevi Lideri

KÂİM-İ AL-İ MUHAMMED (A.S): Peygamberimiz (sav)'in Soyundan gelen, Kıyam Edecek Olan Mehdi

EL HATİM: Hatmeden, Sona Erdiren

NAHİYETÜ'L-MUKADDESE: Kutlanmış Yön, En Yüce ve Kudsi

HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN SAÇLARI GÜZELLİĞİYLE DİKKAT ÇEKECEKTİR

Ahmed b. Sinan Kirmani Dimeşki (1019): Ehl-i Sünnet’in meşhur alimlerinden olup “Ahbar-ud Duvel” adlı kitapta şöyle yazar: “
“…O (HZ. MEHDİ (A.S.)) , ORTA BOYLU, GÜZEL YÜZLÜ, GÜZEL SAÇLIDIR...”


(Ahbar-ud Duvel, s. 117 -Hicri 1382 basımı)

Abdulmelik İsami (1111): Mekke’de ikamet eden tanınmış tarihçilerdendir. O, “Sımt-ul Nucum-il Avali” diye bilinen dört ciltlik tarih kitabında şöyle yazıyor: “... O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MU’TEDİL, GÜZEL YÜZLÜ VE GÜZEL SAÇLI, İNCE BURUNLU VE GENİŞ YÜZLÜ BİR GENÇTİR.” 

(Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138)
(Hz. Mehdi Aleyhisselam, Abdullah Turan, Al-i Taha, s. 157)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)'nin “güzel yüzlü ve güzel saçlı” olacağı bildirilmiştir. Ayrıca “geniş yüzlü” ifadesiyle de, diğer hadislerde “geniş alınlı” olduğu bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)'nin başının da, Peygamber Efendimiz (sav)’in mübarek başı gibi büyükçe olduğu anlaşılmaktadır.

22 Şubat 2009 Pazar

ALLAH, MEHDİ'YE BİR GÜNDE ÇOK BÜYÜK BİR NİMET VE GÜÇ VERİR

İmam Muhammed Taki (a.s) Abdulazim Haseni’ye şöyle buyurdu: "Kâim, vaat edilmiş Hz. Mehdi’dir. Gaybeti zamanında onu beklemek, zuhur edince de ona itaat etmek gerekir...

Muhammed’i (sav) Peygamber seçen Allah’a andolsun ki eğer kıyametin kopmasına bir gün dahi kalsa, Allah (cc) Hz. Mehdi zuhur etsin ve yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle doldursun diye o günü uzatır, ONUN İKTİDARINI MUSA’NIN İKTİDARI GİBİ BİR GÜNDE DÜZELTİR. Musa (a.s) eşi için biraz ateş almaya gitti. Ama risalet ve peygamberlik makamıyla geri döndü."
(İmam Muhammed Taki) (Bihar-ul Envar, c.51, s.156; Isbat-ül Hüdat, c.6, s.420)

HZ. MEHDİ (A.S)'NİN ÇIKIŞINDAN ÖNCE, TOZLU DUMANLI BİR FİTNE GÖRÜLECEKTİR


Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek... 

(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

Bu hadiste ise, Mehdi'nin çıkışından önce, tozlu ve dumanlı, karanlık bir fitnenin görüleceğinden söz edilmektedir. Fitne, "insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şey, savaş, azdırma, karışıklık, ihtilaf, kavga" gibi anlamlara gelen bir kelimedir.* Hadiste bu fitnenin ardında toz ve duman bırakacağı belirtilir. Ayrıca bu fitnenin"karanlık" olarak nitelendirilmesi, nereden geldiği belli olmayan, umulmadık bir olay olduğuna işaret kabul edilebilir. 

Bu açılardan bakıldığında söz konusu hadisin, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin New York ve Washington şehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayı olarak nitelendirilen saldırıya işaret etmesi muhtemeldir. Televizyon ekranlarında ve gazetelerde de şahit olunduğu gibi, bu iki büyük terör olayının ardından büyük bir toz bulutu ve duman çevreyi sarıp kuşatmıştır.




New York'ta Dünya Ticaret Merkezi'ne ve Washington'da Pentagon binasına çarpan uçakların yakıtlarının sebep olduğu patlamalar sonucunda büyük bir duman oluşmuş ve bu duman tüm şehirden ve hatta civar kentlerden görülebilecek kadar yükselmiş ve yayılmıştır. Patlamalar sonucunda çöken binalar ise, daha büyük bir toz bulutunun oluşmasına neden olmuş, hatta çevredeki insanların üzerleri tamamen bu tozla kaplanmıştır. 

Bu olay, hem dünya tarihinin en büyük terör saldırılarından biri olması, hem diğer alametlerle yakın dönemlerde vuku bulması ve ayrıca hadiste yapılan tarife benzer özellikler taşıması sebebiyle son derece önemlidir. Dolayısıyla binlerce masum insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olan, insanlık tarihinin bu en elim terör olaylarından biri, hadiste haber verilen ve Mehdi'nin çıkışının bir alameti olarak bildirilen "tozlu dumanlı, karanlık fitne" olabilir.


Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lügat, Türdav, İstanbul, 2000, s. 274

2 Şubat 2009 Pazartesi

İNDİR


Kapak Konusu: 
Darwinizm'in Acımasız Kuralları Dünya Ekonomisini Nasıl Çöküşe Sürükledi?

Birdenbire ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan ekonomik kriz, Darwinist ve materyalist dünya görüşünün yol açtığı ahlaki çöküntünün kaçınılmaz bir sonucudur. Krizin etkisinin en fazla hissedildiği ülkelerin başında, bu ideolojilerin ve bu ideolojiler sonucu gelişen vahşi kapitalizmin en yaygın olarak kabul gördüğü ülkelerin gelmesi çok dikkat çekicidir. Ekonomik yapısı son derece güçlü olarak değerlendirilen, kişi başına düşen milli gelirin en yüksek düzeyde olduğu ülkeler son 6 aylık dönem içinde teker teker batık ülke konumuna gelmiştir. Bu durum, Sayın Adnan Oktar’ın yıllardır bir tehlike olarak dikkat çektiği; Darwinizm’in, materyalizmin ve vahşi kapitalizmin tüm dünya refahı ve ekonomisi için ne denli büyük bir tehdit olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. 

Ekonomik krizin gerçek sebepleri neler? Küresel mali kriz nasıl aşılabilir? Sayın Adnan Oktar, tüm dünyanın gündemindeki kriz hakkında hangi önemli tespitlerde bulundu? 

"Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip-hoşnut kıldı." (Necm Suresi, 48)
 

Devamı için tıklayınız.

31 Ocak 2009 Cumartesi

Le Nouvel Observateur Dergisi Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'e Karşı Elde Ettiği Zaferi Tasdik Etti - 22.01.2009

Fransa/Le Nouvel Observateur Dergisi 


22 Ocak 2009 tarihli Le Nouvel Observateur dergisinde Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'i yerle bir eden bilimsel mücadelesine kapsamlı olarak yer verilmiştir. Her ne kadar haberde, Ergenekon Terör Örgütü'nün psikolojik savaş yöntemlerinde kullandığı üslubun izleri varsa da, Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'e karşı elde ettiği ezici zaferin üstünlüğü karşısında, bu zaferi anlatmak durumunda kalmışlardır. Zira Sayın Oktar'ın eserlerinde yer alan ve ilmi olarak reddedilmesi mümkün olmayan kesin ve net deliller karşısında evrim teorisi tam anlamıyla yenilgiye uğramıştır ve bu gerçeğe tüm dünya tanıklık etmektedir. Bu eserler Sayın Nicholas Sarkozy, Sayın Tony Blair gibi çok sayıda önde gelen devlet adamının, siyasetçinin, düşünürün, akademisyenin fikir yapısında çok olumlu ve güzel değişikliklere vesile olmuştur. Nitekim yazıda da bu gerçek ifade edilmektedir. 

Aşağıda, söz konusu dergide yer alan ve Darwinistlerin mağlubiyetlerinin itirafı niteliğindeki bölümlerden birkaç örnek sunulmuştur. Haberin içeriğindeki, "Bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük Yaratılışçı saldırı", "(Darwinist) Eğitimde panik başgösterdi", "Adnan Oktar Müslüman dünyasındaki en etkili evrim karşıtı hareketin önderi", "Vuruş gücü son derece etkileyici", "Korkunç etkileyici oldu", "Bugüne kadar böylesine büyük bir Darwinizm karşıtı hareket olmamıştı" gibi ifadeler, Darwinist ve materyalistlerin Sayın Adnan Oktar'ın çalışmaları karşısında ne büyük bir acizlik ve çaresizlik içinde olduklarının delillerindendir. Yazıda dikkat çeken bir diğer ifade de, " Eğer Yaratılışçı fikirler, bu laik felsefenin hakim olduğu toprakları fethederse MÜCADELE KAZANILMIŞ OLACAK. BÜYÜK HAYALİ, DİNDAR BİR AVRUPA GERÇEK OLACAK..." cümleleridir. Burada yer alan laik felsefe ifadesiyle kast edilen, elbette inançlara saygılı, fikir özgürlüğünü savunan, dinsizin de dindarın da, ateistin de imanlı bir insanın da dilediği gibi düşüncelerini açıklayabileceği yani Sayın Adnan Oktar'ın ve tüm Müslümanların savunduğu bir laiklik düşüncesi değildir. Kast edilen dinsizliği temel alan ve savunan, din ahlakına ve inanca karşıt materyalist felsefedir. Ve Avupalı Darwinistlerin ve materyalistlerin asıl korkusu da, yaklaşık 150 yıldır Avrupa'yı adeta esir almış, büyük bir karanlığa sürüklemiş materyalizmin artık çöküyor olmasıdır. Allah'ın izniyle Darwinizm'in yıkılması ve materyalizmin çökmesiyle, Avrupa –tam da materyalistlerin korktuğu gibi- akın akın din ahlakına yönelecek ve gerçek aydınlanma dönemine girecektir. 
   
 
2007 Ocak ayında FRANSA, KENDİ TOPRAKLARINDA BUGÜNE KADAR GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ EN BÜYÜK YARATILIŞÇI SALDIRIYLA KARŞILAŞTI. 
 
EĞİTİMDE PANİK BAŞGÖSTERDİ. Bu zehirli hediyenin (Darwinizme zehir etkisi gösteren bu eser, Avrupa'nın kurtarıcısı ve aydınlatıcısı niteliğindedir) gizemli göndericisi kim?
 
Kendisi (SAYIN ADNAN OKTAR), MÜSLÜMAN DÜNYASINDAKİ EN ETKİLİ EVRİM KARŞITI HAREKETİN ÖNDERİ.
 
(Sayın Adnan Oktar) Kravatlı, güzel sanatlar eski öğrencisi, bugün karşımızda ULUSLARARASI ÜNE ULAŞMIŞ BİR BİLİM ADAMI, YAZAR OLARAK BULUNUYOR. 
 
Kendinden emin. Amacına ulaştı. DÜNYA ÇAPINDA KENDİSİNDEN BAHSETTİRDİ. ATLAS’ININ – İYİ BİR İNANAN OLARAK NİTELEYİP KUTLADIĞI - FRANSA CUMHURBAŞKANI NICOLAS SARKOZY’NİN DİNİ SÖYLEMLERİNE VE TONY BLAIR’İN KATOLİKLİĞE DÖNÜŞÜNE İLHAM KAYNAĞI OLDUĞUNA EMİN OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. 
 
VURUŞ GÜCÜ SON DERECE ETKİLEYİCİ. DAHA ŞİMDİDEN ESERLERİNDEN 71 TANESİ FRANSIZCA OLARAK YAYINLANMIŞ DURUMDA. Aralarında çocuklar için olan “Bana Yaradılışı Anlatın” veya “Küçük dostlarımız karıncaların dünyası” kitaplarının da bulunduğu eserlerinden 71 tanesi daha şimdiden Fransızca olarak yayınlanmış durumda. Bütün kitapları Merkezi Montreal’de bulunan Orientica.com sitesinde mevcut. Ayrıca Paris’in 11. ve 18. ilçelerindeki bazı İslami kitabevlerinde de bulunmakta. Hatta örneğin Amazon.fr veya Fnac.com gibi önde gelen internet siteleri dahi düzinelerce referans öneriyor. 
 
Propaganda mekanizması KORKUNÇ ETKİLİ OLDU. BİLİMLER AKADEMİSİNİN YAPTIĞI BİR ANKETE GÖRE ÜLKEDEKİ LİSELİLERİN %75'İNİN EVRİM TEORİSİNE İNANMADIĞI ORTAYA ÇIKTI.
 
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görev yapan jeolog Prof. Celal Şengör'ün analizi şöyle: "Yakın zamana kadar evrimi gayet iyi tolere eden İslam'da (İslamla evrimi bağdaştırmaya çalışmak, Darwinist bir propagandadır ve Sayın Adnan Oktar'ın eserleri vesilesiyle bu propaganda etkisiz olmuştur.) BUGÜNE KADAR BÖYLESİNE BÜYÜK BİR DARWİNİZM KARŞITI HAREKET OLMAMIŞTI. HARUN YAHYA'NIN FİKİRLERİNİN ENDİŞE VERİCİ İLERLEYİŞİ ..." (Sayın Oktar'ın fikirlerinin Türkiye'de ve dünya genelinde maneviyatın güçlenmesine, inancın artmasına vesile olması sadece materyalistler ve Darwinistler açısından endişe vericidir. Bu gerçek dışı beyanların Darwinizm'in çöküşünü engellemesi mümkün değildir.)
  
Eğer Yaratılışçı fikirler, bu laik felsefenin hakim olduğu toprakları fethederse MÜCADELE KAZANILMIŞ OLACAK. BÜYÜK HAYALİ, DİNDAR BİR AVRUPA GERÇEK OLACAK... Çünkü bizzat kendi ifadesine göre Darwinizm'in yok edilmesi sadece birinci aşama. Bu, toplumun tekrar inançlı olması için bilincinde açılacak "psikolojik bir kilit".

HZ. MEHDİ (A.S.) ÖNCE TÜRK BAYRAĞIYLA TÜRKİYE'DE ORTAYA ÇIKACAK


HZ. MEHDİ (A.S.) ÖNCE TÜRK BAYRAĞIYLA TÜRKİYE'DE ORTAYA ÇIKACAK; SONRA DA YEŞİL BAYRAKLARI OLAN DİĞER ÜLKELERİN MANEVİ ÖNDERLİĞİNİ ÜSTLENECEKTİR

O yılda KIRMIZI BAYRAĞIN VE SONRA YEŞİL BAYRAĞIN SAHİBİ OLAN OĞLUM’UN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN) gaybeti ilan olunacaktır.  (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)



Peygamberimiz (sav)'in hadisinde haber verildiğine göre, Hz. Mehdi (a.s.) önce Türk bayrağıyla Türkiye’den çıkacak, daha sonra da yeşil bayrak sahibi olan İslam ülkelerine de manen hakim olacaktır. Türk İslam Birliği’nin oluşmasına vesile olacak ve bu birliğin manevi liderliğini üstlenecektir.

5 Ocak 2009 Pazartesi

ALLAH A ŞİRK KOŞANLAR ZİHİNLERİNDEKİ KABUSU AHİRETTE BULACAKLARDIR-2

6- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Kainatın Karanlık ve Karmaşa İçerisinde İken Tesadüfen Oluştuğunu Öne Sürerler

Yeryüzündeki canlı cansız herşey, Yüce Allah'ın “Ol” demesiyle yaratılmıştır. Evrimciler ise, ilk başlarda, kainatın ve canlılığın sözde başıboş bir şekilde, karanlık ve karmaşa içerisinde iken tesadüflerin imkansız bir şekilde biraraya gelmesiyle oluştuğu gibi bir hurafeye inanmaktadırlar.

Cehennemde Ne Olacak?

Allah İnkar Edenler İçin “Duman İçerisinde ve Karanlık” Bir Ortam Yaratacaktır


“ÖYLEYSE SEN, GÖĞÜN AÇIKÇA BİR DUMAN GETİRECEĞİ GÜNÜ GÖZLE; (BU DUMAN) İNSANLARI SARIP-KUŞATIVERİR. İŞTE BU, ACI BİR AZAPTIR.” (Duhan Suresi, 10-11)


“VE KAPKARA DUMANDAN BİR GÖLGE İÇİNDEDİRLER. 

Ki o, ne serindir, ne ferahlatıcı (kerim).

Çünkü onlar, bundan önce varlık içinde şımartılmış olanlardı.

ONLAR, BÜYÜK GÜNAH ÜZERİNDE ISRARLI DAVRANANLARDI.” (Vakıa Suresi, 43-46)


7- İnkar Edenler Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Geçmiş Dönemlerde Yaşamış Olan İnsanların Medeniyetlerinin İlkel Olduğunu Öne Sürerler

Evrimci bilim adamları, tek hücreden çok hücreye ve ardından maymundan insana doğru uzayan sözde evrim sürecini açıklayabilmek için, tarihin gelişimini de senaryolaştırmışlardır. Bunun için kendilerince ‘ilkel’ olarak nitelendirdikleri insanların yarı maymun yarı insan, konuşma yeteneğinden yoksun, kıyafetleri olmayan, dik duramayan, sadece garip hırıltılar çıkaran, vahşi mağara adamları olduğu yalanını ortaya atmışlardır. Bu insanların yaşam şeklini açıklamak için de "mağara devri", "taş devri" gibi hayali dönemler uydurmuşlardır. 

Cehennemde Ne Olacak?

Taş Devri Yalanını Yazarken Hayal Ettikleri Gibi Tozlu, Karanlık Ortamlarda Yaşayacaklardır

“Ve o gün, ÖYLE YÜZLER DE VARDIR Kİ ÜZERİNİ TOZ BÜRÜMÜŞTÜR. BİR KARARTI SARIP-KAPLAMIŞTIR. İşte onlar da, kafir, facir olanlardır.” (Abese Suresi, 40-42)


“"Ashab-ı Şimal", ne (mutsuzdur o) "Ashab-ı Şimal." Hücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su. VE KAPKARA DUMANDAN BİR GÖLGE İÇİNDEDİRLER. Kİ O, NE SERİNDİR, NE FERAHLATICI (KERİM).” (Vakıa Suresi, 41-44)
 
“(Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler. ELLERİ BOYUNLARINA BAĞLI OLARAK, SIKIŞIK BİR YERİNE ATILDIKLARI ZAMAN, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar. Bugün bir yok oluşu çağırmayın, birçok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın.” (Furkan Suresi, 12-14)

“İlkel İnsanların Giyecekleri Yoktu” Yalanını Söyledikleri Gibi Cehennemde Giyecekleri Olmayacak, Ateşle Giydirilecekler

“… İşte o inkâr edenler, ONLAR İÇİN ATEŞTEN ELBİSELER BİÇİLMİŞTİR; başları üstünden de kaynar su dökülür. Bununla karınları içinde olanlar ve derileri eritilmiş olur.” (Hac Suresi, 19-20)

“GİYİMLERİ KATRANDANDIR, yüzlerini ateş bürümektedir.” (İbrahim Suresi, 50)

8- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Sosyal Darwinistler Kanlı Dikta Rejimlerin Dünyanın Düzeni İçin Gerekli Olduğu Yalanını Savunurlar

Dünya tarihinin en kanlı katliamlarını yapan Stalin, Lenin, Brejnev, Mao, Pol Pot ve Hitler gibi diktatörlerin ortak özelliği, hepsinin de sosyal Darwinist olmasıdır. Darwinizm’in desteklediği bu kanlı dikta rejimlerinde milyonlarca insan soykırıma uğramış, İngiltere'den Almanya'ya, ABD'den İsveç'e kadar birçok ülkede yüz binlerce insan sadece hasta, sakat veya yaşlı olduğu için zorla kısırlaştırılmış veya ölüme terk edilmiş ve acımasız rekabet nedeniyle dünyanın her yanında insanlar ezilmiş, sömürülmüş ve komünal hayvani yaşama zorlanmışlardır. 

Cehennemde Ne Olacak?

Dünyada Oluşturdukları Komünal Sistemlere Benzer Şekilde Topluca Azap Görecekler

“(Allah) diyecek: "Cinlerden ve insanlardan SİZDEN ÖNCE GEÇMİŞ ÜMMETLERLE BİRLİKTE ateşe girin." Her bir ümmet girişinde kardeşini (kendi benzerini) lanetler. Nitekim HEPSİ BİRBİRİ ARDINCA ORADA TOPLANINCA, en sonra yer alanlar, en önde gelenler için: "Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; öyleyse ateşten kat kat arttırılmış bir azab ver diyecekler. (Allah da:) "Hepsi için kat kattır. Ancak siz bilmezsiniz" diyecek.” (Araf Suresi, 38)

Kanlı Dikta Rejimlerinde Uyguladıkları İşkence Yöntemlerine Benzer Şekilde Cezalandırılacaklar

“Gerçekten Biz onların boyunlarına, ÇENELERE KADAR (DAYANAN) HALKALAR GEÇİRDİK; BU YÜZDEN BAŞLARI YUKARI KALKIKTIR. Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.” (Yasin Suresi, 8-9)

 “Doğrusu Biz KAFİRLERE ZİNCİRLER, DEMİR HALKALAR (TOMRUKLAR) ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.” (İnsan Suresi, 4)

 “Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azap gibi azablandıramaz. ONUN VURACAĞI BAĞI HİÇ KİMSE VURAMAZ.” (Fecr Suresi, 25-26)

“Mutsuz olanlar ateştedirler, ONLAR İÇİN ORADA (KAHIRLA VE ACIYLA) NEFES ALIP VERMELER VARDIR. Onlar, Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. Çünkü Rabbin, gerçekten dilediğini yapandır.” (Hud Suresi, 106-107)


9- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Sosyal Darwinistler “Kayırılmış Irklar Yalanı”yla Dünya Tarihinde Irkçılığı Ateşlemiştir

Dünya tarihinin pek çok döneminde ırkçı toplumlara, yöneticilere ve uygulamalara rastlamak mümkündür. Ancak ırkçılığa ilk kez sözde bilimsel bir geçerlilik kazandıran evrim teorisi olmuştur. Evrim teorisinin sözde bilimsel geçerlilik kazandırmasıyla, 19. ve 20. yüzyıl bilim adamları hiçbir çekinme ve tereddüt duymadan, "aşağı" ırklar, insanlardan çok maymunlara daha yakın olan ırklar gibi hayali kavramlardan söz edebilmişlerdir. Hitler gibi zalim ırkçı diktatörler ise, bu ortamı fırsat bilerek milyonlarca insanı kendince "aşağı", "yetersiz", "kusurlu", "hasta" oldukları için katletmişlerdir.

Cehennemde Ne Olacak?


Kendilerinin Üstün Irk Olduğunu İddia Ederek Diğer Irkları Aşağılayan İnkar Eden Sosyal Darwinistler Cehennemde Aşağılık Kılınacaklardır

"Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin. Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün; (AZABI) TAD; ÇÜNKÜ SEN, (KENDİNCE) ÜSTÜN, ONURLUYDUN. Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir." (Duhan Suresi, 47-50)

“(Allah buyruk verir:) "ONU TUTUKLAYIN, HEMEN BAĞLAYIN. SONRA ÇILGIN ALEVLERİN İÇİNE ATIN. DAHA SONRA ONU, UZUNLUĞU YETMİŞ ARŞIN OLAN BİR ZİNCİRE VURUP GÖNDERİN. Çünkü, o, büyük olan Allah'a iman etmiyordu. Yoksula yemek vermeye destekçi olmazdı."” (Hakka Suresi, 30-34)

“Sonra (Allah) KIYAMET GÜNÜ ONLARI AŞAĞILIK KILACAK ve diyecek ki: "Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: "BUGÜN, GERÇEKTEN AŞAĞILANMA VE KÖTÜLÜK KAFİRLERİN ÜSTÜNEDİR."” (Nahl Suresi, 27)

10- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Darwinist Düşünce Zihinsel Engellilerin Yiyecek Amaçlı veya Bilimsel Deneyler İçin Öldürülebileceğini Savunur

Charles Darwin, evrim teorisi ile Allah'ın doğada var ettiği dayanışma ve yardımlaşma örneklerini göz ardı ederek, sözde tüm canlıların acımasız bir yaşam mücadelesi sürdürdüklerini öne sürdü. Darwin'in evrim teorisi, toplumlara uygulandığında ortaya sosyal Darwinizm çıktı. Hayatın sözde bir "mücadele alanı" olduğu, insanın bu mücadeleyi kazanmak ya da en azından bu vahşi ortamda "ayakta kalmak" için yaşaması gerektiği şeklindeki sapkın düşünce sosyal Darwinizm ile yaygınlaştı. Hiçbir bilimsel dayanağı bulunmayan bu akımla birlikte, acımasızlık, vahşet ve zulüm din ahlakını yaşamayan pek çok kimse tarafından olağan karşılanmaya başlandı. Darwinist düşünce insan hayatını değersizleşmesine neden oldu. Evrimciler tarafından zihinsel engelli kişilerin bilimsel deneyler için öldürülebileceğinin ve daha da vahşileşilerek yiyecek amaçlı kullanılabileceğinin savunulması bunun en açık göstergesidir.

Cehennemde Ne Olacak?

İnsan Eti Yemeyi Makul Görenler Cehennemde Kan, İrin, Darı Dikeni ve Zakkum Ağacı ile Besleneceklerdir

 “Orada ne serinlik tadacaklar, ne bir içecek. KAYNAR SUDAN VE İRİNDEN BAŞKA. (İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak.” (Nebe Suresi, 24-26)

“Bundan dolayı bugün, kendisine hiçbir sıcak dost yoktur. İRİN VE KAN KARIŞIMINDAN BAŞKA BİR YEMEK YOKTUR. Bunu da hata edenlerden başkası yemez.” (Hakka Suresi, 35-37)

“Nasıl, böyle bir konaklanma mı daha hayırlı yoksa ZAKKUM AĞACI MI? Doğrusu Biz, onu kafirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık. Şüphesiz o, 'çılgınca yanan ateşin' dibinde bitip çıkar. ONUN TOMURCUKLARI, ŞEYTANLARIN BAŞLARI GİBİDİR. Artık gerçekten, ondan yiyecekler böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.” (Saffat Suresi, 62-66)

“Onlar için (zehirli olan) DARI DİKENİNDEN BAŞKA BİR YİYECEK YOKTUR. NE DOYURUP-SEMİRTİR, NE AÇLIKTAN KORUR.” (Gaşiye Suresi, 6-7)



11- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Sosyal Darwinistler Muhtaç İnsanlara Yardım Etmeyi Hoş Görmezler

İnsanları bir hayvan türü olarak gören Darwinist anlayışın yalanlarına göre, zayıf, yardıma muhtaç olan insanların hiçbir değeri yoktur. Sosyal Darwinist mantıkta, acı çeken, zorluk ve korku içinde olan insanların kurtarılması için hiçbir şey yapılmaz. Bu insanlar, yardımsız ve korumasız bırakılırlar.

Cehennemde Ne Olacak?


İnkar Eden Sosyal Darwinistler İhtiyaç İçinde Olan İnsanlara Yardım Etmedikleri Gibi Cehennemde de Onlara Yardım Edilmeyecektir

“İşte bunlar, ahireti verip dünya hayatını satın alanlardır; bundan dolayı azapları hafifletilmez ve KENDİLERİNE YARDIM EDİLMEZ.” (Bakara Suresi, 86)

“Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar, tağuta ve cibt'e inanıyorlar ve diğer inkâr edenler için: "Bunlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır" diyorlar. İşte bunlar Allah'ın kendilerini lanetlediğidir. ALLAH'IN KENDİSİNİ LANETLEDİĞİNE HİÇBİR YARDIMCI BULAMAZSIN.” (Nisa Suresi, 51-52)

“Ve de ki: "Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Şüphesiz Biz zalimlere bir ateş hazırlamışız, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. EĞER ONLAR YARDIM İSTERLERSE, KATI BİR SIVI GİBİ YÜZLERİ KAVURUP-YAKAN BİR SU İLE YARDIM EDİLİRLER. NE KÖTÜ BİR İÇKİDİR O VE NE KÖTÜ BİR DESTEKTİR.” (Kehf Suresi, 29)

SONUÇ:

 DARWINİSTLERE ÖNEMLİ ÇAĞRI!


Darwinizm yanılgısına kapılmış olanların önemli bir gerçeğin farkına varmaları gerekir: Tüm eksiklikleri ve yanlışlıklarına rağmen ısrarla savunmaya çalıştıkları evrim teorisinin bilimsel olarak hiçbir geçerliliği kalmamıştır. Bugün bilim dünyasında yaşanan her gelişme bu gerçeği bir kez daha pekiştirmekte, evrim teorisi tarihin tozlu sayfalarına gömülmektedir. Üstelik tarihi pek çok tecrübe göstermektedir ki, evrim teorisinin ortaya koyduğu yaşam modeli, zulüm, haksızlık, acımasızlık, adaletsizlik ile eş anlamlıdır ve insanlara acı, gözyaşı ve kayıptan başka birşey getirmez. Bu nedenle Darwinistlerin de evrim teorisinin teşvik ettiği kötülüklerin farkına varmaları, ön yargılarından kurtularak akıl ve bilim dışı bu teorinin savunuculuğundan bir an önce vazgeçmeleri gerekir. 

HZ. MEHDİ, YARGININ VE MAHKEMENİN ADİL HALE GELMESİNE VESİLE OLACAKTIR


MEHDİ (a.s.) YENİ BİR YARGI VE KAZAVET (KADILIK) SİSTEMİ GETİRECEK.

(El-Gaybet (Nümani). Bihar'ül Envar, c. 52, s. 349, 354)

MEHDİ'NİN HİÇ MALI MÜLKÜ OLMAYACAKTIR


O (MEHDİ) DÜNYAYA GÖNÜL BAĞLAMAZ VE (BUNUN İÇİN DE) TAŞ ÜSTÜNE TAŞ YIĞMAZ. 


(El-Mehdiyy-il Mev'ud..., c. 1, s. 280 ve 300)

HZ. MEHDİ HİÇKİMSEDE OLMAYAN DERİN BİR İLME SAHİPTİR

MEHDİ (a.s.) HAŞMET, SÜKUNET VE VAKAR SAHİBİDİR.

...MEHDİ'NİN İLİM VE HİLMİ HERKESTEN DAHA ÇOKTUR. Mehdi, Peygamber'in adını taşımaktadır ve ahlakı da Muhammedî (s.a.v.) ahlaktır.

(El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300)

MEHDİ ZAMANINDA TÜM İNSANLARIN AKLI AÇILACAK VE İLİMLERİ ARTACAKTIR

MEHDİ'NİN (a.s.) HÜKÜMETİ ZAMANINDA HERKESE İLİM VE HİKMET ÖĞRETECEKLER, öyle ki; kadınlar evlerinde Allah'ın kitabı ve Peygamberin sünnetiyle hüküm edecekler. 

(Bihar'ül Envar, c. 52, s. 352)


O dönemde HALK KİTLESİNİN AKLİ GÜCÜ TEMERKÜZ (toplanıp yoğunlaşacak) BULACAK. MEHDİ (a.s.), Allah'ın teyidiyle İNSANLARIN AKLINI TEKAMÜLE (İlahi terbiye ile kemale vardıracak) VARDIRACAK ve HERKESTE BİR AYDINLIK MEYDANA GETİRECEKTİR. 

(Usul-u Kafi, c. 1, Kitab'ül Akl, Hadis: 21)

HZ. MEHDİ, TÜM DÜNYANIN HİDAYETİNE VESİLE OLACAKTIR

MEHDİ (a.s.), HİDAYET MEŞALESİYLE ALEMDE DOLAŞIR VE SALİHLER GİBİ YAŞAR.

(El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300)

ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA MEHDİ GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK; KURAN, GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERE UYDURULDUKTAN SONRA MEHDİ GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN'A UYDURACAK...

(Nehc-ül Belağa, Feyz'ül İslam baskısı, s. 424, 425)

HZ. MEHDİ ZAMANINDA ZALİMLERİN HAKİMİYETİ SONA ERECEKTİR


MEHDİ'NİN (a.s.) HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE MÜSTEKBİRLERİN HÜKÜMRANLIĞI , MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN SİYASİ NÜFUZU NABUD (YOK) OLACAKTIR (SON BULACAKTIR).

(El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 252)

3 Ocak 2009 Cumartesi

ALLAH'A ŞİRK KOŞANLAR ZİHİNLERİNDEKİ KABUSU AHİRETTE BULACAKLARDIR 1

Allah'a iman etmeyen, O'nu gereği gibi takdir etmeyip kulluk görevini yerine getirmeyen her insan, sonsuz ahiret hayatında cehennemle karşılık görecektir. Bu açık gerçeğe karşın, insanların bir kısmı bir tür sarhoşluk içindedirler. Bu insanlara inkar eden evrimcileri örnek vermek mümkündür.

İnkar eden evrimciler, Allah’ın apaçık olan varlığını inkar etmek için (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) tüm hayatlarını harcamaktadırlar. Bu sapkın ideolojiyi savunmayı hayatlarının amacı haline getirmişlerdir. Kuşkusuz bunun Allah Katındaki karşılığı da çok şiddetli olacaktır. Dünya hayatında insanları Allah’ın yolundan saptırmak için söyledikleri her yalan ve yazdıkları her bilim dışı senaryo kendi kafalarındaki evrim hikayelerindeki karanlık dünya gibi cehennemde karşılarına çıkacaktır. İnkar edenler evrimciler, nasıl kabus gibi ahlak anlayışları varsa cehennemde de bunu göreceklerdir ve -Allah’ın dilemesi dışında- azap dolu sonsuz bir yaşam süreceklerdir. ( Doğrusunu Allah bilir.)

“Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.” (Araf Suresi, 179)

Evrim propagandasının en belirgin özelliklerinden biri, Darwinistlerin hayal gücüne dayalı hikayelerden oluşmasıdır. Hikayeyi anlatan bilim adamı, çoğu zaman kişisel önyargıları, çoğu zaman da evrimi bir dogma olarak benimsemesi nedeniyle bilimsel bulguları yanlış yorumlayarak evrim senaryoları oluşturur. Daha sonra da bu senaryoyu sağlam bilimsel kanıtlara dayalı bir tez havasında insanlara empoze etmeye çalışır. Gerçekte ise evrimcilerin yaptıkları bir hayvana ait diş parçasını insan dişi gibi göstermek ya da farklı canlılara ait kemikleri birleştirerek sahte kafatasları oluşturmaktır. Teorilerini kanıtlayacak delilleri olmayan Darwinistler hikayelerine birçok hayali unsur eklemekte sakınca görmezler. Oysa bu, tamamen önyargıya dayalı, bilim dışı bir propaganda yöntemidir.

Kendilerince insanları aldatmaya çalışan inkar eden Darwinistler, çok önemli bir konuyu, üstelik 150 yılı aşkın bir süredir göz ardı etmektedirler: Allah’ın varlığını inkar etmek (Rabbimiz’i tenzih ederiz), evrim sahtekarlığını insanlara kabul ettirmek için yazdıkları ve kendi karanlık dünyalarının, sağlıksız ruh hallerinin yansıması olan bu senaryolar, cehennemde teker teker karşılarına çıkacaktır. ( Doğrusunu Allah bilir.) 

Allah cehennemdeki yaşamla ilgili her detayı inkar edenlere özel bir karşılık olarak yaratmıştır. Kuran’da, cehennemdeki azap dolu hayatı gerek fiziksel yönüyle gerekse psikolojik ve sosyal yönüyle anlatan pek çok ayet bulunmaktadır. Yüce Allah’ın bu ayetlerde cehennem ortamına ilişkin olarak bildirdiği detaylara dikkatlice bakıldığında, Allah’ın, Kendisi’ni inkar ederek (Allah’ı tenzih ederiz) tesadüfleri ilah edinenlere, kendi sapkın inançları paralelinde bir karşılık hazırladığı görülmektedir. Yüzyıllardır insanlara telkin etmeye çalıştıkları hayali evrim süreci, hiçbir detay eksik kalmaksızın, evrimcilere yaşattırılacaktır. Yiyeceklerden kıyafetlere, cehennemdeki tüyler ürpertici insan tiplerinden maddi ve manevi azaplarla kuşatılmış yaşam şekilerine kadar herşey tam da onların senaryolarındaki gibi karanlık ve azap verici olacaktır. Böylelikle inkar eden evrimciler cehennemde, fikren aşina oldukları bir ortamla ve yaşam felsefesiyle karşılaşacaklardır. İddiaları paralelinde; hayallerinde kurdukları ara form şeklindeki korkunç yaratıklarla birarada olacak, sürekli bir sınıf çatışması yaşayacak, sapkın üstün ırk iddiaları nedeniyle aşağılanacak, ilkel dünyada olduğunu iddia ettikleri karanlık ve dumanlı ortamda türlü azaplarla yüzleşeceklerdir. ( Doğrusunu Allah bilir.) 

Allah’ın üstün yaratışını inkar eden (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) ve evrenin, dünyanın ve insanın varoluşu ile ilgili uydurma hikayeler yazan kişilerin, cehennemde yaşayacakları hayallerindeki evrim ortamını şöyle tarif edebiliriz:

1- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Yüce Allah’ın Üstün Özelliklerle Yarattığı İnsanın Maymundan Türediğini Öne Sürerler

Evrimciler, bilinçli, irade sahibi, düşünebilen, konuşabilen, akledebilen, karar verebilen, muhakeme yapabilen bir varlık olan insanın, bilinç açısından bir attan veya bir köpekten farkı olmayan maymundan türediğini iddia ederler. 

Cehennemde Ne Olacak?

Allah’ın Yaratışını İnkar Edenler (Allah’ı Tenzih Ederiz) Dünyada ve Ahirette Aşağılık Maymunlar Kılınacaklardır

“… İşte Biz, onlara: "AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUN" dedik.” (Bakara Suresi, 65

“De ki: "Allah Katında, 'kesinleşmiş bir ceza olarak' bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın kendisine lanet ettiği, ona karşı gazablandığı ve onlardan MAYMUNLAR VE DOMUZLAR KILDIĞI İLE TAĞUTA TAPANLAR; işte bunlar, yerleri daha kötü ve dümdüz yoldan daha çok sapmışlardır."” (Maide Suresi, 60)

“Onlar, kendisinden sakındırıldıkları 'şeyi yapmada ısrar edip başkaldırınca' onlara: "AŞAĞILIK MAYMUNLAR OLUNUZ" dedik.” (Araf Suresi, 166)


2- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


İnsanların Sözde Sürüngenlerden Evrimleştiğini İddia Ederler

Evrimciler yeryüzündeki bütün canlı türlerinin, uzun bir zaman süreci içinde sözde birbirlerinden evrimleşerek ortaya çıktığını iddia etmektedirler. Bu hayali senaryoya göre, bazı balıklar çeşitli nedenlerle sudan karaya geçme ihtiyacı hissetmiş; bu ihtiyaç üzerine balıklarda sözde bazı değişimler başlamıştır. Balıklar zamanla karaya çıkarken güya sürüngenlere dönüşmüşler ve sözde evrim sürecini başlatmışlardır.  

Cehennemde Ne Olacak?

Yüce Allah Ahirette İnkar Edenleri ‘Aynı Evrim Senaryosundaki Sürüngenler Gibi’ Yüzükoyun Sürünerek Cehenneme Haşredecektir

“Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O'nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, BİZ ONLARI YÜZÜKOYUN KÖRLER, DİLSİZLER VE SAĞIRLAR OLARAK HAŞREDERİZ. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara artırırız.” (İsra Suresi, 97)

“Cehennem ateşine, 'KÜÇÜLTÜCÜ BİR SÜRÜKLENME İLE' SÜRÜKLENECEKLERİ GÜN; (Onlara şöyle denir:) "İşte sizin yalanladığınız ateş budur."” (Tur Suresi, 13-14)


3- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Kendilerinin “Güya Konuşamayan, Göremeyen, Duyamayan Sözde Ara Geçiş Canlılarından Türediklerini” Öne Sürerler

Evrimcilerin iddialarına göre evrim sürecinde iki canlı türü arasındaki geçiş dönemini yansıtan ve her iki türden bazı özellikler taşıyan birtakım canlıların yaşamış olması zorunludur. Örneğin, balıklar karaya çıkıp sürüngenlere dönüşene kadar mutlaka yarı solungaçlı yarı akciğerli, yarı yüzgeçli yarı ayaklı türden ya da maymunlar insana dönüşene kadar yarı maymun yarı insan bazı canlıların milyonlarca yıl boyunca yaşamış olmaları gerekir. Evrimciler, geçmişte yaşamış olduklarına inandıkları bu hayali canlılara "ara geçiş formu" adını verirler. Yazdıkları senaryoya göre evrim sürecinin önemli bir aşaması kabul edilen bu ara geçiş döneminde ise iki tür arasında kalan canlıların eksik ve yarım organlara sahip, dolayısıyla göremeyen, duyamayan canlılar olmaları gerekir. Oysa yeryüzü katmanlarından bugüne kadar çıkarılan milyonlarca fosil örneğinde tek bir tane bile ara geçiş delili bulunamamıştır.

Cehennemde Ne Olacak?

Allah Ahirette İnkar Edenleri Tam İstedikleri Gibi, “Gözleri Görmeyen, Kulakları Duymayan ve Konuşamayan” Varlıklar Olarak Haşredecektir

"Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü KÖR OLARAK HAŞREDECEĞİZ." (Taha Suresi, 124)

“ ... Biz de onların GÖZLERİNİ SİLİP KÖR ETTİK. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."” (Kamer Suresi, 37)

“... Kıyamet günü, BİZ ONLARI yüzükoyun KÖRLER, DİLSİZLER VE SAĞIRLAR OLARAK HAŞREDERİZ. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız.” (İsra Suresi, 97)


4- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?


Amino Asitlerin, Proteinlerin Kaynar Suda Tesadüfen Oluşabileceğini Öne Sürerler

Evrimciler yazdıkları bir diğer senaryoda amino asitlerin, proteinlerin ve hatta hücrelerin kaynar suyun içinde tesadüfen oluşabileceğini ve yine tesadüfen hücrelerin de zamanla yan yana gelip birleşerek canlı organizmaları oluşturabileceğini iddia ederler.

Cehennemde Ne Olacak?

Cehennemde Her Susadıklarında Kendilerine İlah Edindikleri Kaynar Sudan İçirilecek

“Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. İnkâr edenler ise, küfürleri dolayısıyla, onlar İÇİN KAYNAR SUDAN BİR İÇKİ ve acı bir azap vardır.” (Yunus Suresi, 4)

“Sonra kendileri için onun üzerinde KAYNAR SU KARIŞTIRILMIŞ BİR İÇKİLERİ de vardır. Sonra onların dönecekleri yer, elbette (yine) çılgınca yanan ateştir.” (Saffat Suresi, 67-68)

“Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz. Böylece karınları(nızı) ondan dolduracaksınız. ONUN ÜZERİNE DE ALABİLDİĞİNE KAYNAR SUDAN İÇECEKSİNİZ. ÜSTELİK 'İÇTİKÇE SUSAYAN HASTA DEVELERİN' İÇİŞİ GİBİ İÇECEKSİNİZ.” (Vakıa Suresi, 52-55) 

5- İnkar Eden Evrimciler Ne İddia Ediyor?

Yaptıkları Hayali Çizimlerde Geçmiş Dönemlerde Yaşamış Olan İnsanları Birer Maymun Adam Gibi Resmederler

Evrimcilerin kullandığı propaganda yöntemlerinden en bilineni "rekonstrüksiyon"dur. Rekonstrüksiyon, "yeniden inşa" demektir ve kimi zaman sadece bir kemik parçası bulunmuş olan canlının hayali resminin ya da maketinin yapılmasıdır. Gazetelerde, dergilerde, filmlerde gördüğünüz "maymun adam"ların her biri birer rekonstrüksiyondur. Evrimciler, ellerine fırça alıp çirkin görünümlü hayali yaratıklar çizerler, ama bu canlıların fosillerinin olmayışı, onlar için büyük bir sorundur. Dolayısıyla rekonstrüksiyon çizimler, sadece evrimcilerin hayal gücünü yansıtır, bilimsel bulguları değil...

Cehennemde Ne Olacak?

Dünyada Allah’ın Yaratışını İnkar Etmek İçin (Allah’ı Tenzih Ederiz) Yaptıkları Hayali Çizimlerdeki Çirkin Yaratıklara Dönüştürülecekler

“Bazı yüzlerin ağaracağı, BAZI YÜZLERİN DE KARARACAĞI GÜN... YÜZLERİ KAPKARA-KESİLECEK OLANLARA: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın” (denilir).” (Al-i İmran Suresi, 106)

“Kıyamet günü, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin YÜZLERİNİN KAPKARA OLDUĞUNU görürsün. Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?” (Zümer Suresi, 60)
“Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde ONLAR, (ETLERİ SIYRILMIŞ OLARAK SIRITAN) DİŞLERİYLE kalıverirler. Ayetlerim size okunuyorken, yalanlayanlar sizler değil miydiniz?” (Müminun Suresi, 104-105)


“Sur'a üfürüleceği gün, biz suçlu-günahkarları o gün, (YÜZLERİ KARA, GÖZLERİ) GÖMGÖK (KASKATI VE KÖR) OLARAK' toplayacağız.” (Taha Suresi, 102)

O gün, öyle yüzler vardır ki, 'ZİLLET İÇİNDE AŞAĞILANMIŞTIR.' Çalışmış, boşuna yorulmuştur.” (Gaşiye Suresi, 2-3)

2 Aralık 2008 Salı

24 SAATTE KAFKAS İTTİFAKI

SAYIN ADNAN OKTAR 

NE DEMİŞTİ?
Adnan Oktar: "Amerika'nın da rahat etmesi için, Rusya'nın da rahat etmesi için, bütün insanlığın rahat ve huzur içinde olması için, ekonomik güçlenme, sosyal güçlenme, ruhi güçlenme, manevi rahatlık için mutlaka bu Türk İslam Birliği'nin oluşması gerekiyor. Bunun zemini olağanüstü kolay, olağanüstü kolaylaştı. Sadece Türkiye'nin bunu dile getirmesi gerekiyor resmi olarak. Azerbaycan'a söylense bugün, biz sizle iki devlet bir millet olarak birleşmek istiyoruz, bir kere Türkiye bunu söylesin, 24 saat içerisinde evet cevabı alacaklardır. 24 saat içerisinde. Suriye'ye teklif etsinler Türkiye'yle birleşme teklifinde bulunuyoruz size, ne diyorsunuz desinler, 24 saat içerisinde evet sözü gelecek. Ben garanti veriyorum İnşaAllah. Bunun için artık zeminden de milletimizin bu konuda hadi ne duruyorsunuz demesi gerekiyor. Bunu herkes istiyor. Rusya da ister. Çünkü Rusya orada bir sürü insanını kaybetti, olaylar çıktı, kan aktı, töhmet altında kalıyor. Onlar da rahatsızlar bu sistemden. ." (Samsun Kanal 55, Ağustos 2008) 

Adnan Oktar: "Türkiye bölgede Amerika'nın da lehinde Rusya'nın da lehinde bir faaliyet yapıyor. Türkiye ve Çin'in de lehinde bir faaliyet yapıyor. Ve hepsi memnun Amerika da memnun Türkiye den, Amerika da memnun, Rusya da memnun, Çin de memnun. Azerbaycan'la birleşince bu memnunluk yine devam edecek. Değişen bir şey olmayacak. O güç onların aleyhine olmayacak ki, yani Türk İslam Birliği Rusya'nın daha zenginleşmesi demektir. Ermenistan'ın daha zenginleşmesi demektir. Ermenistan'da, Rusya'da yeni yeni fabrikalar, yeni yeni tesisler demektir. Azerbaycan'ın petrollerinin Türk petrollerinin, Türk madenlerinin Rusya'ya, Ermenistan'a satılması demektir. Ve onların her türlü imkanının daha çok artması demektir. Pazarları genişler, ticaretleri genişler, askeri yönden risk kalkar. Çünkü, Rusya'ya karşı düşman bir tavrı yok, Türkiye'nin dost tavrı var. Rusya'yı dost ülke olarak görüyoruz. Asil bir ülke olarak görüyoruz. Yani Rusya'yı düşman olarak görmek en son düşüneceği bir şeydir Türkiye'nin hiçbir şekilde öyle bir düşüncesi yok. dolayısıyla, Rusya böyle bir birleşmeden çok çok memnun olur. Çok lehine olur." (Azerbaycan ATV, Ağustos 2008)

NE OLDU?

Star Gazetesi, 15 Ağustos 2008

25 Temmuz 2008 Cuma

MEHDİ VE RESUL FARKLILIĞI

Hz. Mehdi'nin gelişini haber veren yazılarda kullanılan “elçi” ifadesi, peygamberlik anlamında değildir. "… Ancak o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur." (Ahzab Suresi, 40) ayetiyle bildirdiği gibi, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav), Allah'ın insanlara gönderdiği son peygamberidir.

Ahir zamanda geleceği müjdelenen Hz. Mehdi'nin elçilik vasfı ise, Kuran'da bildirilen “tebliğci” anlamındadır. Kuran'da her Müslüman bu tebliğ görevini yerine getirmekle yükümlü tutulmuştur. Dolayısıyla bu anlamda her Müslüman Allah'ın elçisidir, Hz. Mehdi de tüm Müslümanlar gibi Kuran'ın bu hükmünü yerine getiren bir tebliğci konumundadır. İnsanları güzel ahlaka çağırmakta, Kuran’la uyarmakta, insanlara Kuran hakkında bilmediklerini bildirmektedir. Yeryüzünde İslam ahlakının hakim olmasına vesile olup tüm Müslümanların manevi liderliğini üstlenecektir.

Ancak Hz. Mehdi'nin üstlendiği elçilik görevi, vahiy ile bildirilmiş bir resullük değildir. Vahiy ile bildirilen resullük anlamında bir elçilik anlamı taşımaz, tebliğci anlamında bir elçiliktir. Nübüvvet anlamına gelmemektedir. Zaten, vahiy ile bildirilmediği sürece, bir kişinin Kurani anlamda vahye dayalı bir resul olduğunu iddia etmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. Vahiyle de bildirilemeyeceğine ve Kuran'dan sonra başka bir kitap gelmeyeceğine göre, böyle bir ihtimal söz konusu değildir.

Ama tebliğci anlamında her Müslüman resuldür. Bu anlamda, ‘Allah’ın dinini tebliğ eden elçi’ anlamına gelen ‘resul’ kelimesi, Hz. Mehdi için de kullanılabilir. Tüm Müslümanlar gibi, Hz. Mehdi de Kuran'daki bu tebliğ yükümlülüğünü yerine getirmekle, Allah'ın bir elçisi; Allah'ın ve Kuran'ın bir tebliğcisi olmuş olur. Bu anlamda her Müslüman için elçi ya da resul denebileceği gibi, Hz. Mehdi'ye de elçi ya da resul denebilir.

20 Mayıs 2008 Salı

KURAN'DA MEHDİ'NİN GELİŞİNE VE İSLAM AHLAKININ HAKİMİYETİNE İŞARETLER

KURAN'DA MEHDİ'NİN GELİŞİNE İŞARETLER

Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)'in çok sayıdaki hadisinde, ismiyle, vasıflarıyla, yardımcılarıyla, devrinin özellikleriyle ve yapacağı icraatlarla ayrıntılı olarak tarif edilmiştir. Peygamberimiz (sav)'in Hz. Mehdi hakkındaki tarifleri o kadar detaylı ve açıktır ki, Hz. Mehdi ortaya çıktığında kendisini görenler bu açıklamalardan hemen kendisini tanıyacaklardır.

Bir ayette, Kitap Ehli'nin Peygamber Efendimiz (sav)'i "çocuklarını tanır gibi tanıyacakları" bildirilmektedir:

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara Suresi, 146)

Bu ayet işari manada, Hz. Mehdi'nin tanınmasına da işaret etmektedir. Hz. Mehdi de ortaya çıktığında insanlar, Peygamberimiz (sav)'in tarifleri ışığında, onu çocuklarını tanır gibi tanıyacaklardır. (En doğrusunu Allah bilir)

Kuran’da Hz. Mehdi'nin gelişine işaret eden ayetlerden birinde, “Hz. Muhammed (sav)’den sonra gelecek bir elçi”den bahsedilmektedir.

Allah bu ayet ile, kendilerinden sonra gelecek olan bir elçiye iman etmeleri ve ona yardımda bulunmaları konusunda peygamberlerden kesin bir söz aldığını bildirmiştir:

Hani Allah peygamberlerden 'kesin bir söz (misak)' almıştı: "Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız." Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?" Onlar: "İkrar ettik" demişlerdi de "Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım," demişti. (Al-i İmran Suresi, 81)

Bu ayette bahsi geçen, kendilerinden söz alındığı bildirilen peygamberlerin isimleri ise, bir başka ayette şöyle açıklanmıştır:

Hani Biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık. (Ahzab Suresi, 7)

Ayette “Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa’dan”, ve “senden” ifadesiyle de “Hz. Muhammed (sav)’den” söz alındığı bildirilmektedir.

Ayetin bu açıklaması, “geleceği bildirilen bu elçinin Hz. Muhammed (sav) olmadığını ve bu kişinin Peygamberimiz (sav)’den sonra gelecek bir elçi olduğunu” göstermektedir (en doğrusunu Allah bilir). Allah'ın Hz. Muhammed (sav)’den sonra geleceğini haber verdiği bu elçi, Peygamberimiz (sav)'in de hadislerinde gelişini müjdelediği “Hz. Mehdi” olabilir (en doğrusunu Allah bilir).

Yukarıda açıklanan Ahzab Suresi’nin 7. ayetinde, Hz. İsa’dan da, geleceği müjdelenen elçiye yardım edeceği konusunda söz alındığının bildirilmiş olması, bu elçinin Hz. Mehdi olabileceği konusundaki kanaati güçlendirmektedir. Çünkü bilindiği gibi Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, ahir zamanda yeryüzüne tekrar gelecek olan Hz. İsa’nın, Hz. Mehdi’ye tabi olacağı ve ona destek olacağı bildirilmektedir.

Hani Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları, gerçekten ben, sizin için Allah'tan gönderilmiş bir elçiyim. Benden önceki Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra ismi "Ahmed" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti. Fakat o, onlara apaçık belgelerle gelince: "Bu, açıkça bir büyüdür" dediler. (Saff Suresi, 6)

Hz. İsa, kendisinden sonra gelecek olan bu elçinin adının “Ahmed” olacağını müjdelemiştir. Kuran’ın geneline bakıldığında, ayetlerde Peygamberimiz (sav)’den bahsedilen ayetlerde “Muhammed” isminin ya da sadece “peygamber” ifadesinin kullanıldığı görülmektedir. Kuran’ın hiçbir yerinde Peygamberimiz (sav) için “Ahmed” ismi kullanılmamıştır. Bu isim Kuran’da yalnızca tek bir yerde ve gelecek bir elçinin müjdelendiği bir ayette geçmektedir. Bu durum, ayette geçen “Ahmed” isminin, Peygamberimiz (sav)'in yanı sıra, ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi’ye de işaret ettiği kanaatini desteklemektedir (en doğrusunu Allah bilir). Ayrıca önceki ayette olduğu gibi, bu elçinin ismine dair müjdeyi de yine Hz. İsa’nın veriyor olması da, bu yöndeki işari manayı kuvvetlendiren bir başka delil oluşturmaktadır.

Peygamberimiz (sav) de hadislerinde, Hz. Mehdi’nin ismi hakkında şu bilgileri vermiştir:

... Size ..., ismi AHMED, babasının ismi Abdullah olan Hz. Mehdi'yi reis kılmıştır. Ona katılınız. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 31)

... Ona katılın, O Mehdi'dir. İSMİ DE AHMED B. Abdullah'dır... (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul El-Hüseyin El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, 8. baskı, s. 165)

Ebu Davud ile Tırmızi’nin İbni Mesut (RA) dan nakil ettiklerine göre, Allah’ın Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: “Onun ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine muvafık (uygun) olacaktır...” (Kıyamet Alametleri, Genişletilmiş 9. baskı, s.159-160)





MEHDİ’NİN GELİŞİNE VE İSLAM AHLAKININ DÜNYA HAKİMİYETİNE

İŞARET EDEN BAZI AYETLER


Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele. (Saff Suresi, 13)

Andolsun, biz Zikir’den sonra Zebur'da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye yazdık. (Enbiya Suresi, 105)

Allah içinizden iman edenlere ve salih amelde bulunanlara vaadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir... (Nur Suresi, 55)

Andolsun, gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır. (Saffat Suresi, 171-173)

Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

Allah'ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma. Gerçekten Allah azizdir, intikam sahibidir. (İbrahim Suresi, 47)

Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 9)

Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter. (Fetih Suresi, 28)

Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur. (Tevbe Suresi, 33)

Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır). Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti. (İbrahim Suresi, 14-15)

Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman, Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr Suresi, 1-3)

Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik. Öyle ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin. (Fetih Suresi, 1-3)

... Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. (Fetih Suresi, 27)

... Bu yurdun sonu kimindir, inkar edenler pek yakında bileceklerdir. (Rad Suresi, 42)

Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir. (Şuara Suresi, 227)

Sonra biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız bizim üzerimize bir haktır. (Yunus Suresi, 103)

“De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)

... Onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık. (Yunus Suresi, 13-14)

Kendisine bereketler kıldığımız yerin doğusuna da, batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları (müstaz'afları) mirasçılar kıldık... (Araf Suresi, 137)

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. (Tevbe suresi, 32)

Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 8)

Ve sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha ayak basmadığınız bir yere mirasçı kıldı. Allah, her şeye güç yetirendir. (Ahzab Suresi, 27)

De ki: "Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz." (Taha Suresi, 135)

Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzne kapılmayacaklardır. (Zümer Suresi, 61)

“Hayır, biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size.” (Enbiya Suresi, 18)

Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı (hak olarak) kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir. (Yunus Suresi, 82)

Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. (Hac Suresi, 41)

Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Ali İmran Suresi, 139)