Adnan Oktar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adnan Oktar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2009 Pazar

Dem TV'de Evrim Yanlısı Tartışma Programına Cevaplar

Evrim karşıtlarının yönelik bilimsel olmadığı, biyolojiyi bilmedikleri yönündeki iddialara cevaplar:

Söz konusu iddia, bilimsel delillere cevap veremeyen her Darwinist’in sığındığı iddiadır. Evrimi çürüten ve Yaratılış gerçeğinin kesin doğruluğunu gösteren 250 milyon fosil karşısında tek bir tane bile delil getiremeyen Darwinistler, çözümü genellikle bilimsel olmayan böyle suçlamalarda bulunurlar.

Söz konusu iddiaya daha önce pek çok kere cevap vermiştik. Konuyla ilgili yazıları buradan ve buradan okuyabilirsiniz.

4 Şubat 2009 Çarşamba

Adnan Oktar'ın Duası

Allah inşaAllah bütün Müslüman alemini birlik ve beraberlik içinde yapsın.

Ve bunu en kısa sürede yapsın inşaAllah. Allah Mehdi'yi zuhur ettirsin. Hz. İsa'yı inşaAllah nuzül ettirsin, Onun nüzulunü çabuklaştırsın. Dünyadaki fitne ve fesadı inşaAllah tamamen kaldırıp Müslümanların adaletini güzelliğini, güzel ahlakını bütün dünyaya göstersin.

...Bütün Müslüman alemini inşaAllah huzur, barış ve kardeşlik içerisinde birleştirsin Allah. Bütün Müslümanların bu birlik ve beraberliğe uyması için içlerine ilham versin, şiddetle bunu istetsin. Bölünmüşlüğe karşı şiddetle tavır koymalarını sağlasın Allah. Ve birlik ve beraberlik içinde olmak için aşkla şevkle gece gündüz gayret ettirsin Allah. Filistinli kardeşlerimize inşaAllah Allah şehit sevabı versin. Onların inşaAllah şehitlikle ahirete irtihallerini nasib etsin. Hastalara da şifa versin. Onlara Allah tahammül gücü, sabır ve cesaret versin. Zalimlerinde zulmünü Allah tepelerine geçirsin, onları basiretlerini bağlayarak, ferasetlerini bağlayarak, akıllarını bağlayarak, kalplerini bağlayarak, güçlerini bağlayarak, dillerini bağlayarak güçsüz hale getirsin Allah. Ateist siyonistlerin, ateist masonların zulmünü bertaraf etsin. Bütün Müslüman alemine birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde huzur içinde mutluluk içinde yaşamalarını nasib etsin inşaAllah. Bu güzel çağa, güzel döneme inşaAllah girdik. Muharrem ayındayız inşaAllah. Bu ayın da bereketiyle Allah onu da vesile etsin inşaAllah. Peygamberimizin yolundan bizi ayırmasın. Kuran ahlakından bizleri ayırmasın inşaAllah. Bütün Müslümanlara bereket, huzur, cesaret, itidal, acılara karşı tahammül ve yılmazlık, cesaret, güzel ahlak nasib etsin inşaAllah

2 Şubat 2009 Pazartesi

İlmi Araştırma Sayı 55 - Ocak 2009

İNDİR


Kapak Konusu: 
Sayın Adnan Oktar Ne Demişti, Türkiye'de Ve Dünya'da Neler Oldu?

Sayın Adnan Oktar Türk – İslam Birliği, Türkiye’nin ileriki dönemde üstleneceği ağabeylik rolü, Ortadoğu’da barışın nasıl sağlanabileceği, yaşanan küresel ekonomik kriz ve tüm dünyaya refah getirecek ekonomik tedbirler gibi konularda hangi tespitlerde bulundu? 

Sayın Adnan Oktar’ın yaptığı açıklamalardan sonra bu konularda Türkiye’de ve dünyada hangi gelişmeler yaşandı? 

Sayın Adnan Oktar’ın gerek yurtiçi gerekse yurtdışından basın ve medya kuruluşlarına verdiği röportajlar, tüm dünya tarafından büyük bir ilgiyle yakından takip edilmektedir. 

Sayın Adnan Oktar bu röportajlarında tarihi tespitlerde bulunmakta ve Türkiye ve dünya gündemi son yıllarda bu tespitler doğrultusunda şekillenmektedir. 

Bu, Sayın Adnan Oktar’ın bir kanaat önderi olarak her kesimce takip edildiğinin ve tespitlerine duyulan teveccühün en açık göstergesidir. 


Devamı için tıklayınız.

31 Ocak 2009 Cumartesi

Le Nouvel Observateur Dergisi Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'e Karşı Elde Ettiği Zaferi Tasdik Etti - 22.01.2009

Fransa/Le Nouvel Observateur Dergisi 


22 Ocak 2009 tarihli Le Nouvel Observateur dergisinde Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'i yerle bir eden bilimsel mücadelesine kapsamlı olarak yer verilmiştir. Her ne kadar haberde, Ergenekon Terör Örgütü'nün psikolojik savaş yöntemlerinde kullandığı üslubun izleri varsa da, Sayın Adnan Oktar'ın Darwinizm'e karşı elde ettiği ezici zaferin üstünlüğü karşısında, bu zaferi anlatmak durumunda kalmışlardır. Zira Sayın Oktar'ın eserlerinde yer alan ve ilmi olarak reddedilmesi mümkün olmayan kesin ve net deliller karşısında evrim teorisi tam anlamıyla yenilgiye uğramıştır ve bu gerçeğe tüm dünya tanıklık etmektedir. Bu eserler Sayın Nicholas Sarkozy, Sayın Tony Blair gibi çok sayıda önde gelen devlet adamının, siyasetçinin, düşünürün, akademisyenin fikir yapısında çok olumlu ve güzel değişikliklere vesile olmuştur. Nitekim yazıda da bu gerçek ifade edilmektedir. 

Aşağıda, söz konusu dergide yer alan ve Darwinistlerin mağlubiyetlerinin itirafı niteliğindeki bölümlerden birkaç örnek sunulmuştur. Haberin içeriğindeki, "Bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük Yaratılışçı saldırı", "(Darwinist) Eğitimde panik başgösterdi", "Adnan Oktar Müslüman dünyasındaki en etkili evrim karşıtı hareketin önderi", "Vuruş gücü son derece etkileyici", "Korkunç etkileyici oldu", "Bugüne kadar böylesine büyük bir Darwinizm karşıtı hareket olmamıştı" gibi ifadeler, Darwinist ve materyalistlerin Sayın Adnan Oktar'ın çalışmaları karşısında ne büyük bir acizlik ve çaresizlik içinde olduklarının delillerindendir. Yazıda dikkat çeken bir diğer ifade de, " Eğer Yaratılışçı fikirler, bu laik felsefenin hakim olduğu toprakları fethederse MÜCADELE KAZANILMIŞ OLACAK. BÜYÜK HAYALİ, DİNDAR BİR AVRUPA GERÇEK OLACAK..." cümleleridir. Burada yer alan laik felsefe ifadesiyle kast edilen, elbette inançlara saygılı, fikir özgürlüğünü savunan, dinsizin de dindarın da, ateistin de imanlı bir insanın da dilediği gibi düşüncelerini açıklayabileceği yani Sayın Adnan Oktar'ın ve tüm Müslümanların savunduğu bir laiklik düşüncesi değildir. Kast edilen dinsizliği temel alan ve savunan, din ahlakına ve inanca karşıt materyalist felsefedir. Ve Avupalı Darwinistlerin ve materyalistlerin asıl korkusu da, yaklaşık 150 yıldır Avrupa'yı adeta esir almış, büyük bir karanlığa sürüklemiş materyalizmin artık çöküyor olmasıdır. Allah'ın izniyle Darwinizm'in yıkılması ve materyalizmin çökmesiyle, Avrupa –tam da materyalistlerin korktuğu gibi- akın akın din ahlakına yönelecek ve gerçek aydınlanma dönemine girecektir. 
   
 
2007 Ocak ayında FRANSA, KENDİ TOPRAKLARINDA BUGÜNE KADAR GERÇEKLEŞTİRİLMİŞ EN BÜYÜK YARATILIŞÇI SALDIRIYLA KARŞILAŞTI. 
 
EĞİTİMDE PANİK BAŞGÖSTERDİ. Bu zehirli hediyenin (Darwinizme zehir etkisi gösteren bu eser, Avrupa'nın kurtarıcısı ve aydınlatıcısı niteliğindedir) gizemli göndericisi kim?
 
Kendisi (SAYIN ADNAN OKTAR), MÜSLÜMAN DÜNYASINDAKİ EN ETKİLİ EVRİM KARŞITI HAREKETİN ÖNDERİ.
 
(Sayın Adnan Oktar) Kravatlı, güzel sanatlar eski öğrencisi, bugün karşımızda ULUSLARARASI ÜNE ULAŞMIŞ BİR BİLİM ADAMI, YAZAR OLARAK BULUNUYOR. 
 
Kendinden emin. Amacına ulaştı. DÜNYA ÇAPINDA KENDİSİNDEN BAHSETTİRDİ. ATLAS’ININ – İYİ BİR İNANAN OLARAK NİTELEYİP KUTLADIĞI - FRANSA CUMHURBAŞKANI NICOLAS SARKOZY’NİN DİNİ SÖYLEMLERİNE VE TONY BLAIR’İN KATOLİKLİĞE DÖNÜŞÜNE İLHAM KAYNAĞI OLDUĞUNA EMİN OLDUĞUNU SÖYLÜYOR. 
 
VURUŞ GÜCÜ SON DERECE ETKİLEYİCİ. DAHA ŞİMDİDEN ESERLERİNDEN 71 TANESİ FRANSIZCA OLARAK YAYINLANMIŞ DURUMDA. Aralarında çocuklar için olan “Bana Yaradılışı Anlatın” veya “Küçük dostlarımız karıncaların dünyası” kitaplarının da bulunduğu eserlerinden 71 tanesi daha şimdiden Fransızca olarak yayınlanmış durumda. Bütün kitapları Merkezi Montreal’de bulunan Orientica.com sitesinde mevcut. Ayrıca Paris’in 11. ve 18. ilçelerindeki bazı İslami kitabevlerinde de bulunmakta. Hatta örneğin Amazon.fr veya Fnac.com gibi önde gelen internet siteleri dahi düzinelerce referans öneriyor. 
 
Propaganda mekanizması KORKUNÇ ETKİLİ OLDU. BİLİMLER AKADEMİSİNİN YAPTIĞI BİR ANKETE GÖRE ÜLKEDEKİ LİSELİLERİN %75'İNİN EVRİM TEORİSİNE İNANMADIĞI ORTAYA ÇIKTI.
 
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görev yapan jeolog Prof. Celal Şengör'ün analizi şöyle: "Yakın zamana kadar evrimi gayet iyi tolere eden İslam'da (İslamla evrimi bağdaştırmaya çalışmak, Darwinist bir propagandadır ve Sayın Adnan Oktar'ın eserleri vesilesiyle bu propaganda etkisiz olmuştur.) BUGÜNE KADAR BÖYLESİNE BÜYÜK BİR DARWİNİZM KARŞITI HAREKET OLMAMIŞTI. HARUN YAHYA'NIN FİKİRLERİNİN ENDİŞE VERİCİ İLERLEYİŞİ ..." (Sayın Oktar'ın fikirlerinin Türkiye'de ve dünya genelinde maneviyatın güçlenmesine, inancın artmasına vesile olması sadece materyalistler ve Darwinistler açısından endişe vericidir. Bu gerçek dışı beyanların Darwinizm'in çöküşünü engellemesi mümkün değildir.)
  
Eğer Yaratılışçı fikirler, bu laik felsefenin hakim olduğu toprakları fethederse MÜCADELE KAZANILMIŞ OLACAK. BÜYÜK HAYALİ, DİNDAR BİR AVRUPA GERÇEK OLACAK... Çünkü bizzat kendi ifadesine göre Darwinizm'in yok edilmesi sadece birinci aşama. Bu, toplumun tekrar inançlı olması için bilincinde açılacak "psikolojik bir kilit".

30 Ocak 2009 Cuma

Filistin Sorununun Tek Çözümü Türk-İslam Birliği

TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’Nİ TÜM MİLLETİMİZ İSTESİN
 
Türk İslam Birliği’nde hiçbir Müslüman, Hıristiyan, Musevi acı çek­mez. Öldürülmez. Yaralanmaz. Fakir olmaz. Ezilmez. Korku yaşa­maz. Hukukta, adalette sorun kalmaz. Fail-i meçhul olaylar ol­maz. Fakirlik olmaz. Üretimsizlik olmaz. Cahillik olmaz...
 
Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever. (Saf Suresi, 4)
Ve haklarına müdahale edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır. (Şura Su­resi, 39)
 

- Türk İslam Birliği’nin oluşmasında boşa geçen her gün bir kayıptır, bir zarardır. 
- Hiç gecikme olmaksızın Türk İslam Birliği hemen oluşturulmalıdır. 
- Bütün Türk milleti bu güzel birliği destekliyor ve onaylıyor. 
- Bütün Türk devletleri, İslam ülkeleri bu birliği bir zaruret olarak görüyor. Sevinç­le samimiyetle destekliyor. 
- Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in, Avrupa’nın bütün dünyanın hem maddi hem mane­vi olarak lehine, hayrına olan bu birlik, bütün dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve fe­rahlık getirecektir. 
- Türk İslam Birliği, dünyadaki terörü, karmaşayı, huzursuzluğu, küresel krizi der­hal durduracak yegane çözümdür.
 
Türk-İslam Birliği, bir sevgi birliğidir. Muhabbet birliğidir, gönül birliğidir. Bu birliğin temeli, sevgi, fedakarlık, yardımseverlik, merhamet, hoşgörü, anlayış ve uzlaşıdır. Ayrıca insana saygı, sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmak birliğin hedefidir. Birliğin kurulma­sıyla, sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya aydınlığa kavuşacaktır.
 
Son dönemlerde yaşanan gelişmeler, Türk-İslam alemi tarafından büyük bir şevk ve heyecanla beklenen Türk-İslam Birliği'nin kurulmasının çok yakın olduğunu göstermektedir. Bu tarihi birli­ğin ilk ve en önemli adımı ise Azerbaycan ve Türkiye'nin iki devlet, tek millet olarak birleşmesi olacaktır. Yakın gelecekte Türkiye süper devlet olarak, Türk-İslam aleminin liderliğini üstlene­cek ve Kafkasya'dan Tanzanya'ya, Fas'tan Fiji'ye uzanan geniş bir coğrafyada, tüm Müslümanla­rı tek bir çatı altında birleştirecektir.
 
Birlik olmak Türk-İslam dünyasına müthiş güç kazandıracaktır. İman edenlerin ittifakını güçlü kılan aslında onların imanları ve ihlaslarıdır. Gerçek dostluk ve ittifak ancak samimi iman ile ku­rulur. Müminler, birbirlerini araya hiçbir çıkar ya da menfaat beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever, Allah rızası için dost olur ve Allah rızası için birlik olurlar. Te­meli dünya üzerindeki en sağlam kaynağa, Allah sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu birliğin bozulması, dağılıp yıkılması Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şekilde mümkün olmaz.
 
Türk-İslam Birliği Dünyaya Barış Getirecektir
 
Türk-İslam Birliği öncelikle Müslüman ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözüp İslam dünyasına sulh getirecek, öte yandan dünya genelinde çatışma ve savaşı kışkırtan her türlü hareketin karşı­sında yer alacak, savaşı körükleyen her türlü girişime karşı engelleyici bir güç olacaktır.
 
Türk İslam Birliğinin kurulmasıyla, Amerika, Avrupa, Çin, Rusya, İsrail kısaca tüm dünya rahat­layacaktır. Terör sorunu son bulacak, hammadde kaynaklarına ulaşım garanti altına alınacak, ekonomik ve sosyal düzen korunacak, kültürel çatışma tamamen ortadan kalkacaktır. Amerika askerlerini topraklarından binlerce kilometre uzağa göndermek zorunda kalmayacak, İsrail du­varlar arkasında yaşamayacak, Avrupa Birliği ülkeleri ekonomik herhangi bir engelle karşılaşma­yacak, Rusya güvenlik endişesi duymayacak, Çin hammadde sıkıntısı çekmeyecektir. 
 
Avrupa Birliği’nin terör endişesinden kurtulması onlar için çok büyük bir nimet ve lükstür. Türk-İslam Birliği, bunu sağlayacak kesin çözümdür. İslam âleminde ki bütün çilelerin, bütün kargaşanın bitmesi de Türk İslam Birliği ile mümkündür. Türk Devletler bu vesileyle, Avrupa ayarında hatta onu da geçen büyük bir medeniyet hamlesi yapabilirler. Çünkü Türk Devletleri potansiyel yönden çok zengin bir coğrafyadır. Türk İslam Birliği bu bölgeye büyük bir zengin­lik, bereket, huzur ve kalite getirecektir. 
 
Türk İslam Birliği, Küresel Ekonomik Krizi Durduracak Yegane Çözümdür
 
Türk-İslam Birliği ticareti canlandıracak, ekonomiyi güçlendirecektir. Ekonomide, siyasi alanda ve kültürel sahada Müslüman ülkeler arasında gerçekleştirilecek bir bütünlük, geri kalmış olanla­rın hızla ilerlemesine, gerekli imkana ve alt yapıya sahip olanların bunları en verimli şekilde kul­lanabilmelerine olanak tanıyacaktır. Ekonomik büyüme, bilim ve teknolojiye yapılacak yatırımla­rı artıracaktır. Ekonominin gelişimi ile birlikte eğitim seviyesinde de doğal bir yükselme olacak, toplum çok yönlü gelişecektir. 
 
Türk-İslam Birliği, Müslüman alemini de kalkındıracaktır. Oluşturulacak İslam ortak pazarı saye­sinde, bir ülkede üretilen ürünler, gümrük, kota gibi sınırsal engellere takılmadan bir diğer ülke­de kolaylıkla pazarlanabilecektir. Ticaret alanı genişleyecek, tüm Müslüman ülkelerin pazar payı artacak, ihracat gelişecek, bu, Müslüman ülkelerdeki sanayileşme sürecini hızlandıracak, ekono­mide sağlanacak kalkınma ile teknolojide de gelişme yaşanacaktır.
 
Türk-İslam Birliği'nin tesis edilmesiyle enerji kaynakları da güvence altına alınacaktır. Türk-İs­lam Birliği'yle zengin yer altı kaynaklarının bulunduğu bölgelere istikrar ve barış hakim olacak, buralarda demokratik sistem en düzgün şekilde işleyecektir. Böylece bu kaynakların en verimli şekilde kullanılmasında ve kaynakların değerlendirilmesinde İslam ülkelerinin olduğu kadar di­ğer toplumların da hiçbir zarar görmeyeceği bir model oluşacaktır. Bu da, başta petrol üretimi ve fiyatları olmak üzere dünya ekonomik dengeleri açısından son derece önemli olan hususlar­da, istikrarlı ve dengeli bir siyaset izlenmesini sağlayacaktır.
 
Ekonomisi güçlü bir Türk-İslam alemi, Batı dünyası ve diğer toplumlar için de önemli bir refah kaynağı olacaktır. Bu toplumlar karşılarında güven içinde, tedirginlik duymadan iş birliği yapabi­lecekleri, ticari faaliyet içinde olabilecekleri bir güç bulacaklardır. Ayrıca Batılı kurum ve kuruluş­ların sürekli olarak bu bölgelerin kalkınması için aktardıkları fonlara da gerek kalmayacak, bu fonlar dünya ekonomisinin güçlenmesi için kullanılacaktır.
 
Bu doğrultuda Türk milletine çok büyük görev düşmektedir. Türkiye'nin görevi tüm dünyaya huzur, refah ve bereket getirecek bu Türk-İslam aleminin lideri olma­sıdır. Türk-İslam aleminin liderliği dünya tarihinin en büyük vazifelerinden birisi­dir. TÜRK MİLLETİNİN EN HAYATİ GÖREVLERİNDEN BİRİ BUDUR. Yani Türk Mille­ti olarak görevimiz sadece Türkiye'yi kurtarmak değil bütün Türk-İslam alemini kurtarmak ve dünya barışı ve refahını sağlamaktır.
 
Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı 
Tarkan Yavaş


18 Ocak 2009 Pazar

3. KALPLER VE SINIRLAR AÇILSIN

Ne Demişti

Denge TV, 3 Temmuz 2008

Adnan Oktar: İslam Birliği bir an önce olmazsa bizi çok büyük sıkıntılar, zorluklar bekliyor gibi görünüyor. Yani Türk İslam Birliği hem Türkiye’nin Türklük aleminin hem İslam aleminin tek kurtuluşudur. Bu konuda gecikme çok büyük sorumluluk getirir. Çok büyük bir vicdani sorumluluk gerektiren bir durumdur bu. Bizi kardeşlerimizden ayırdılar biz Azerbaycan’dan niye ayrı olalım, niye Türkmenistan’dan ayrı olalım, niye Kazakistan’dan ayrı olalım? Yani Konya’dan, İzmir’den biz ayrı oluyor muyuz? Bu ne kadar mantıksızsa o da o kadar mantıksız. Pasaportun, vizenin kalkması gerekir, SINIR KAPILARININ AÇILMASI GEREKİR, hatta Ermenistan, Gürcistan, Litvanya, İsrail içinde bunlar geçerli. Bunların hepsi inşaAllah büyük bir Osmanlı Birliği gibi, güzel bir birlik içerisinde bir Türk İslam Birliği oluşturarak ama modern bir Türk İslam Birliği oluşturarak mutlu, güzel, müreffeh, zengin bir yapıyla inşaAllah neticelendireceğiz.


El Cezire, 8 Aralık 2008

Adnan Oktar: Ama Türk-İslam Birliği oluşturulursa, SINIRLAR AÇILIRSA, İslam ülkeleriyle olan Türk Devletleri’yle olan bağlar güçlendirilirse ve bu dediğim uygulamalar yapılırsa, yani akıl almaz demeyim de, olağanüstü üstü olağanüstü bir zenginlik ve bolluk dönemi başlayacaktır… Bunun için bir an önce girişimde bulunmak lazım, bir an önce gayret etmek lazım, bunu bekletmemek lazım, yani bütün ümmetin ferahlığı, bütün Türk aleminin rahatlığı, bütün insanların rahatlığı ve dünyanın rahatlığı için bu mutlaka şart ve elzem.


Ne Oldu

Yeni Şafak, 26 Aralık 2008



Papa, Ortadoğu'da şiddeti sona erdirmeye yönelik çabaların yoğunlaştırılması çağrısında bulundu. Papa: "KALPLERİN AÇILMASI, DOLAYISIYLA SINIRLARIN DA AÇILMASI İÇİN DUA EDİN" dedi. St Pierre Kilisesinde binlerce kişiye hitap eden Papa, İsrail ve Filistinlilerin birbirlerini anlamaya çalışması gerektiğini söyledi.

2. BORÇLULARA AF HÜKÜMETİN GÜNDEMİNDE


Ne Demişti

El Cezire, 13 Aralık 2008

Adnan Oktar: ... BORÇLU OLANLARIN BORÇLARINI AFFETMELERİ, çünkü Kuran’da borcun affedilmesi bir ibadet olarak belirtiliyor, yani illa borcu öde diye fakir insanların yakasına yapışılması doğru değil, bundan vazgeçilmesi lazım. Vergi affı getirilmesi gerekiyor ve vergilerin iyice düşürülmesi gerekiyor, bu piyasayı çok çok canlandırır.


Ne Oldu

Radikal Gazetesi, 29 Aralık 2008
Kredi kartı borcu olanlar için sicil affı çıkarılacak.Sanayi Bakanı Çağlayan,"Düzenleme hazır" dedi.

17 Ocak 2009 Cumartesi

1. ESNAF, HALKI ALIŞVERİŞE DAVET ETTİ

Ne Demişti

Maraş Aksu TV, 20 Kasım 2008


Adnan Oktar: Allah’a tevekkülsüzlük insanları korkuya itiyor, korkuya itince insanlar parayı tutuyorlar, parayı tutunca ve HİÇBİR ŞEY ALMAYINCA PİYASADA DURGUNLUK MEYDANA GELİYOR, durgunluk meydana gelince fabrikalar kapanıyor, fabrikalar kapanınca mal arzı olmuyor, mal olmayınca da kıtlık oluyor.


El Cezire TV, 13 Aralık 2008

Adnan Oktar: FAKİR HALKA MAAŞLARINA ZAM YAPARAK ALIŞVERİŞİ ARTTIRMAK MÜMKÜN OLABİLİR, yani piyasa hareketlendirebilinir, yani sanayi tesislerine, işletmecilere para aktarımı değil de, özellikle lüks üretim yapan yerlere para aktarımı değil de, halka para aktarımı daha doğru olur, yani fakir halka para aktarımı daha doğru olur. Tabi Müslümanların görevi de zekat, sadakada daha titiz olmaları, bol bol kardeşlerine kendi imkanlarını dağıtmaları, onlara malla, parayla, yiyecekle bol bol yardım etmeleri, borçlu olanların borçlarını affetmeleri, çünkü Kuran’da borcun affedilmesi bir ibadet olarak belirtiliyor, yani illa borcu öde diye fakir insanların yakasına yapışılması doğru değil, bundan vazgeçilmesi lazım.

Ne Oldu


Yeni Asya Gazetesi, 31 Aralık 2008


AESOB Başkanı Orhan Tolunay şunları kaydetti: "Vatandaşlarımız ihtiyaçlarını ertelememeli. EKONOMİYİ CANLI TUTMAK GEREKİR… VATANDAŞIMIZ GÜÇLERİ ORANINDA ALIŞ VERİŞ YAPMALI. PİYASALARDAKİ DURGUNLUK KRİZİ TETİKLEYECEK. Vatandaşlarımızın alım güçleri oranında çarşılara inmelerini, ihtiyaçlarını almalarını istiyoruz."

13 Ocak 2009 Salı

ARAMIZDA SINIR DEĞİL, BİRLİK OLSUN

ARAMIZDA SINIR DEĞİL, BİRLİK OLSUN

Ne Demişti

Ne Oldu


Çay TV, 23 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Herkes Avrupa Birliği’ni son derece makul görüyor. Akdeniz Birliği’ni çok makul görüyor. Fakat öz be öz kardeşimiz olan Türklerin bir araya gelmesini yani şöyle düşünelim Konya, Erzurum, İzmir haşa Allah esirgesin bizden ayrı olsa biz bir gün desek ki bizim birleşmemiz gerekiyor biz kardeşiz nasıl oluyor bu desek bu son derece makul bir şey.

Çay TV: Bu kadar doğal diyorsunuz.

Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan da öyle, Kırgızistan da öyle, Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan’da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, SURİYE CAN ATIYORLAR TÜRKİYE İLE BİRLEŞMEK İÇİN. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterlibuna ait.



MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008

Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.

Türkiye Gazetesi, 6 Ocak 2009


Suriye Başmüftüsü Ahmed Bedreddin Hassun: "Aramıza sınır koyan güçler, şimdi yeniden ülkelerimizi parçalayıp taksim etmek istiyorlar. Irak'ta Sünni, Şii, Kürt, Keldani ve Türkmen diye halkın arasına nifak sokup bölüyorlar. Daha önce aynı oyunu Lübnan'da da oynadı malum güçler. AMAN DİKKATLİ OLALIM, BİRLİĞİMİZİ ve kimliğimizi MUHAFAZA EDELİM." Diyen Müftü Hassan, ARAMIZDA SINIRLAR HİÇ OLMASIN ÇAĞRISINDA BULUNDU.

Dr. Hassun Türkiye'ye de "Avrupa Birliği'nin kapısını çok fazla zorlamanıza gerek yok. ONLAR DAHA ÇOK SİZE MUHTAÇ VE mutlaka bir gün ayağınıza gelecekler" dedi.

12 Ocak 2009 Pazartesi

SAYIN ADNAN OKTAR'IN 7 OCAK 2009 TARİHİNDE KANAL MALATYA'YLA YAPTIĞI CANLI RÖPORTAJDA FİLİSTİN HALKI İÇİN YAPTIĞI DUA


Allah inşaAllah bütün Müslüman alemini birlik ve beraberlik içinde yapsın.

Ve bunu en kısa sürede yapsın inşaAllah. Allah Mehdi'yi zuhur ettirsin. Hz. İsa'yı inşaAllah nuzül ettirsin, Onun nüzulunü çabuklaştırsın. Dünyadaki fitne ve fesadı inşaAllah tamamen kaldırıp Müslümanların adaletini güzelliğini, güzel ahlakını bütün dünyaya göstersin.

Musevi kardeşlerimizi, Hristiyan kardeşlerimizi, bütün Müslüman alemini inşaAllah huzur, barış ve kardeşlik içerisinde birleştirsin Allah. Bütün Müslümanların bu birlik ve beraberliğe uyması için içlerine ilham versin, şiddetle bunu istetsin. Bölünmüşlüğe karşı şiddetle tavır koymalarını sağlasın Allah. Ve birlik ve beraberlik içinde olmak için aşkla şevkle gece gündüz gayret ettirsin Allah. Filistinli kardeşlerimize inşaAllah Allah şehit sevabı versin. Onların inşaAllah şehitlikle ahirete irtihallerini nasib etsin. Hastalara da şifa versin. Onlara Allah tahammül gücü, sabır ve cesaret versin. Zalimlerinde zulmünü Allah tepelerine geçirsin, onları basiretlerini bağlayarak, ferasetlerini bağlayarak, akıllarını bağlayarak, kalplerini bağlayarak, güçlerini bağlayarak, dillerini bağlayarak güçsüz hale getirsin Allah. Ateist siyonistlerin, ateist masonların zulmünü bertaraf etsin. Bütün Müslüman alemine birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde huzur içinde mutluluk içinde yaşamalarını nasib etsin inşaAllah. Bu güzel çağa, güzel döneme inşaAllah girdik. Muharrem ayındayız inşaAllah. Bu ayın da bereketiyle Allah onu da vesile etsin inşaAllah. Peygamberimizin yolundan bizi ayırmasın. Kuran ahlakından bizleri ayırmasın inşaAllah. Bütün Müslümanlara bereket, huzur, cesaret, itidal, acılara karşı tahammül ve yılmazlık, cesaret, güzel ahlak nasib etsin inşaAllah.

11 Ocak 2009 Pazar

DOĞUMUNUN 200. YILINDA DARWİN’İN VASİYETNAMESİ AÇILDI

Darwin, 1859 yılında, bundan tam 150 yıl önce Türlerin Kökeni isimli kitabında şunları söylemişti:
 
Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse,
neden sayIsIz ara geçİş formuna rastlamIyoruz?
 
Neden bütün doğa bİr karmaşa halİnde değİl de,
tam olarak tanImlanmIş ve yerlİ yerİnde?
 
SayIsIz ara geçİş formu olmalI, fakat nİçİn yeryüzünün sayIlamayacak kadar çok katmanInda gömülü olarak bulamIyoruz...
 
Nİçİn her jeolojİk yapI ve her tabaka böyle bağlantIlarla dolu değİl?
 
Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çIkarmamaktadIr ve belki de
bu benİm teorİme karşI İlerİ sürülecek en büyük İtİRaz olacaktIr. (Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)
 
Şu anda, Darwin’in 150 yıl önce söylediği sözler gerçek oldu!
 
Şu anda, Darwin’in 19. yüzyılda söylediği gibi, gerçekten de ara fosİl dİye bİr şey olmadIğI ortaya çIktI.
 
Yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında 100 milyondan fazla fosil bulundu. Fakat bunların tek bİr tanesİ bİle ara fosİl değİldİ.
 
Bulunan 100 milyon fosil, tam da Darwin’in öngördüğü gibi doğanIn bİr karmaşa İçİnde olmadIğInI, tam, mükemmel, kusursuz ve tüm parçalarI yerlİ yerİnde olan canlIlardan oluştuğunu ortaya çıkardı.
 
Darwin’in söylediği gibi, hİçbİr jeolojİk yapIda ve hİçbİr tabakada canlıların birbirine sözde bağlantısını gösteren hİçbİr ara canlI fosİlİ olmadIğI görüldü.
 
Bütün bunların üstüne, yeni bilimler hücrenİn, kromozomlarIn, proteİnlerİn olağanüstü komplekslİkte olduğunu gösterdi.
 
DNA’nın içinde bİr mİlyon ansİklopedİ sayfasInI dolduracak miktarda bilgi olduğu ve böyle muhteşem bir yapının tesadüfen meydana gelmesİnİn İmkansIz olduğu keşfedildi.
 
Her şeyin en temel yapıtaşı olan atomların kusursuz bİr düzene ve muhteşem bİr komplekslİğe sahip olduğu anlaşıldı.
 
Ve yeryüzündeki bu muhteşem düzen, eşsiz, kusursuz sanat, yine tam olarak Darwin’in söylediği gibi teorİsİne karşI öne sürülecek en önemlİ İtİraz olarak ortaya çıktı.
 
Günümüzde yaşayan Darwinistler de bu vasiyetin doğruluğunu teyid ettiler:
 
Niles Eldredge (Harvard Üniversitesi'nde Paleontolog)
 
Gerçekten de, çeşitli ve iyi saklanmış fosillerin ani oluşumu, olağanüstü bİr entelektüel meydan okuma teşkİl etmektedİr.[1]
 
Derek W. Ager (Ünlü İngiliz Paleontolog):
 
Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılarız; kademeli evrimle gelişen değil, anİden yeryüzünde oluşan gruplar görürüz.[2]
 
Mark Czarnecki (Evrimci Paleontolog):
 
Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman İçİn fosİl kayItlarI olmuştur... Bu kayItlar hİçbİr zaman İçİn Darwin'İn varsaydIğI ara formlarIn İzlerİnİ ortaya koymamIştIr. Türler anİden oluşurlar ve yİne anİden yok olurlar. Ve bu beklenmedİk durum, türlerİn Allah tarafIndan yaratIldIğInI savunan yaratIlIşçI argümana destek sağlamIştIr.[3]
 
Carlton E. Brett:

 
Yeryüzünde hayat zaman içinde, yavaş yavaş ve kademe kademe mi gelişti? Fosil kayıtlarının bu soruya cevabı; "HayIr"dIr.[4]
 
Dr. Colin Patterson (Paleontolog):
 
Herhangi bir türün başka hangi tür canlıdan geldiğini gösteren bir fosil fotoğrafı göstermemi istemişsiniz - böyle bİr fosİl kaydI mevcut değİl.[5]
 
David B. Kitts (Oklahoma Üniversitesi, Bilim Tarihi Profesörü):
 
Evrim, türler arası geçiş formalarını gerektirir, ama paleontolojİ bunu evrİmcİlere sunamadI.[6]
 
Mark Ridley (Zoolog, Oxford Üniversitesi):
 
Gerçek bir evrimci hiçbir zaman, yaratılışa karşı evrim teorisine dayanak olarak fosİl kayItlarInI kullanmamaktadIr.[7]
 
Steven M. Stanley:
 
Bilinen fosil kayıtları, evrimin büyük bir morfolojik ara geçişi başaran tek bİr örneğİnİ dahİ belgeleyemedİ. Bundan dolayI fosİl kayItlarI kademelI evrİMİn geçerlİ olabİleceğİne daİr hİçbİr kanIt öne süremez.[8]
 
Hoimar Von Ditfurth :
 
Geri dönüp baktığımızda, neredeyse ıstırapla aranan o geçiş biçimlerini bir türlü bulamamış olmamıza şaşırmamamız gerektiğini anlıyoruz. Çünkü büyük olasılıkla böyle bİr ara aşama hİç var olmadI.[9]
 
George Gaylord Simpson:
 
Evrim tarihinin büyük bölümünü temsil eden ara-geçiş formları nerededir? Henüz hİçbİr yerde bulunamadIlar.[10]
 
Tom Kemp (Oxford Üniversitesi):

 
Bir nesilden diğerine türlerin birbirine geçişinin mümkün olduğunu gösterecek tek bİr kayIT örneğİ yoktur.[11]
 
Dr. Colin Patterson:
 
Gould ve Amerikan Müzesi uzmanları ara fosillerin bulunmadığını söylerken bir çelişki sergilememektedirler. Tek bİr ara fosİl bİle yoktur.[12]
 
İşte bu sebeplerle Darwin’i tebrik ediyoruz!
 
Yaşadığımız yüzyılda ele geçen bilimsel delillerle Darwin’in gerçekten de çok öngörülü bir insan olduğu ortaya çıktı! 150 yıl önce “tek bir tane bile ara fosil yok” demişti, şimdi tek bir tane bile ara fosil olmadığı milyonlarca fosil kaydı ile teyid edilmiş oldu! Darwin’in vasiyeti aynısıyla doğrulandı! Darwin’i, üstün öngörüsü ve bu önemli tahmininden dolayı, doğumunun 200. yıldönümünde tebrik ediyoruz.

[1] Niles Eldredge The Monkey Business: A Scientist Looks at Creationism, Washington Square Press, New York, 1982, s.44
[2] Derek A. Ager, "The Nature of the Fossil Record", Proceedings of the British Geological Association, cilt 87, 1976, s. 133
[3] Mark Czarnecki, "The Revival of the Creationist Crusade", MacLean's, 19 Ocak 1981, s. 56
[4] Carlton E. Brett, "Statis: Life in the Balance", Geotimes, vol. 40 (Mart 1995), s.18
[5] L.D.Sunderland, Darwin's Enigma: Fossils and Other Problems, 4. Baskı, Master Books, 1988, 10 Nisan 1979 tarihli mektuptan
[6] "Paleontology and Evolution Theory", Evolution, Vol. 28 (Eylül 1974) s.467
[7] "Who Doubts Evolution?", New Scientist, sayı 90, 25/06/1981, s. 831
[8] Stanley, Steven M., Macroevolution: Pattern and Process, San Francisco: W. H. Freeman and Co., 1979, s. 39
[9] Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 2, Alan Yayıncılık, Kasım 1996, İstanbul, Çev: Veysel Atayman, s.22
[10] G.G. Simpson, The Meaning of Evolution, Bentam Books, Inc. New York, 1971, s. 16-19
[11] Tom S. Kemp, Mammal-like Reptiles and the Origin of Mammals, New York American Press, 1982, s.363
[12] L.D.Sunderland, Darwin's Enigma: Fossils and Other Problems, 4. Baskı, Master Books, 1988, s. 89

9 Ocak 2009 Cuma

YENİ İPEKYOLU KURUYORUZ

Ne Demişti

Azerbaycan Halk Gazetesi, 6 Ekim 2008

Adnan Oktar: Şimdi Kafkas halklarına sorulacak, diyecekler ki, hangi ülkenin bayrağı altında, hangi ülkenin liderliği altında birleşmek istersiniz? Hangi ülkeyi seviyorsunuz? Onlar diyecekler ki, biz Türkiye’yi çok seviyoruz. Türk Devleti bizim ağabeyimiz olsun, bize yol göstersin, birleşelim, her devlet ayrı olsun, her devlet kendi içerisinde hür ve bağımsız olsun ama Türkiye ağabey olsun, manevi liderliği alsın diyecekler. 


Çırağan İftar Yemeği Toplantısı, 16 Ekim 2008


Adnan Oktar: Türk İslam Birliği’nin önemi açık açık görülüyor. Türkiye’nin süper devlet olarak, büyük bir devlet olarak iki süper gücün Rusya’nın ve Amerika’nın arasında dengeyi sağlayan üçüncü bir güç olarak ortaya çıkması gerektiği ortaya çıkıyor. Türkiye ılımlılığıyla, sevecenliğiyle, makul düşüncesiyle bu gücün tam hakkını verecek bir ülkedir. Dikkat ederseniz yabancı ülkeler, Sarkozy olsun, diğer yabancı devlet adamları olsun, Türkiye’nin bu akılcı, güzel, uzlaştırıcı tavrını çok beğeniyorlar. Bu Türk İslam Birliği’nin ön uygulamalarıdır. Kafkas birliği de oluşacak onu söyleyeyim. Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan bunların hepsi Türkiye’yle kardeş olan ülkelerdir. Hep bizden koparılmışlardır. Türkiye’nin her yeri Gürcü kaynar, Ermeni kardeşlerimiz burada gelip çalışıyorlar. 30-40 bin Ermeni var Türkiye’de çalışan. Hatta daha da fazla. Biz onlarla iç içeyiz.

Ne Oldu

Vakit Gazetesi, 24 Aralık 2008



Gürcistan ile son yıllarda ikili ve bölgesel düzeyde önemli bir ivme kazanan ilişkilerin HALKLAR ARASINDAKİ KARŞILIKLI DAYANIŞMA İLE BÖLGENİN İSTİKRAR VE REFAHINA KATKIDA BULUNDUĞUNU belirten Erdoğan…

Türkiye'de ÇOK SAYIDA KAFKAS KÖKENLİ VATANDAŞ olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, BUNUN İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİ BİR KÖPRÜ OLARAK GÜÇLÜ KILDIĞINI vurguladı.

6 Aralık 2008 Cumartesi

2 Aralık 2008 Salı

24 SAATTE KAFKAS İTTİFAKI

SAYIN ADNAN OKTAR 

NE DEMİŞTİ?
Adnan Oktar: "Amerika'nın da rahat etmesi için, Rusya'nın da rahat etmesi için, bütün insanlığın rahat ve huzur içinde olması için, ekonomik güçlenme, sosyal güçlenme, ruhi güçlenme, manevi rahatlık için mutlaka bu Türk İslam Birliği'nin oluşması gerekiyor. Bunun zemini olağanüstü kolay, olağanüstü kolaylaştı. Sadece Türkiye'nin bunu dile getirmesi gerekiyor resmi olarak. Azerbaycan'a söylense bugün, biz sizle iki devlet bir millet olarak birleşmek istiyoruz, bir kere Türkiye bunu söylesin, 24 saat içerisinde evet cevabı alacaklardır. 24 saat içerisinde. Suriye'ye teklif etsinler Türkiye'yle birleşme teklifinde bulunuyoruz size, ne diyorsunuz desinler, 24 saat içerisinde evet sözü gelecek. Ben garanti veriyorum İnşaAllah. Bunun için artık zeminden de milletimizin bu konuda hadi ne duruyorsunuz demesi gerekiyor. Bunu herkes istiyor. Rusya da ister. Çünkü Rusya orada bir sürü insanını kaybetti, olaylar çıktı, kan aktı, töhmet altında kalıyor. Onlar da rahatsızlar bu sistemden. ." (Samsun Kanal 55, Ağustos 2008) 

Adnan Oktar: "Türkiye bölgede Amerika'nın da lehinde Rusya'nın da lehinde bir faaliyet yapıyor. Türkiye ve Çin'in de lehinde bir faaliyet yapıyor. Ve hepsi memnun Amerika da memnun Türkiye den, Amerika da memnun, Rusya da memnun, Çin de memnun. Azerbaycan'la birleşince bu memnunluk yine devam edecek. Değişen bir şey olmayacak. O güç onların aleyhine olmayacak ki, yani Türk İslam Birliği Rusya'nın daha zenginleşmesi demektir. Ermenistan'ın daha zenginleşmesi demektir. Ermenistan'da, Rusya'da yeni yeni fabrikalar, yeni yeni tesisler demektir. Azerbaycan'ın petrollerinin Türk petrollerinin, Türk madenlerinin Rusya'ya, Ermenistan'a satılması demektir. Ve onların her türlü imkanının daha çok artması demektir. Pazarları genişler, ticaretleri genişler, askeri yönden risk kalkar. Çünkü, Rusya'ya karşı düşman bir tavrı yok, Türkiye'nin dost tavrı var. Rusya'yı dost ülke olarak görüyoruz. Asil bir ülke olarak görüyoruz. Yani Rusya'yı düşman olarak görmek en son düşüneceği bir şeydir Türkiye'nin hiçbir şekilde öyle bir düşüncesi yok. dolayısıyla, Rusya böyle bir birleşmeden çok çok memnun olur. Çok lehine olur." (Azerbaycan ATV, Ağustos 2008)

NE OLDU?

Star Gazetesi, 15 Ağustos 2008

Harun Yahya: Darwinizm'i Yendi - 23.11.2008 Suudi Arabistan/Arab News


Suudi Arabistan'ın İngilizce olarak en çok okunan günlük gazetesi Arab News, 23 Kasım 2008 tarihinde PK. Abdul Ghafour'un İstanbul'da Adnan Oktar ile yaptığı özel röportaja yer verdi. Ortadoğu'nun en önemli İngilizce gazetelerinden olan Arab News'un "Harun Yahya: Darwinizm'i Yendi" başlığıyla yayınlanan haberi, özellikle Darwinist kesimde büyük ses getirdi. Bu çok konuşulan röportajın gazetede yer alan metnini aşağıda okuyabilir ya da buradan izleyebilirsiniz:


Harun Yahya, İstanbul'dan önde gelen bir Türk entellektüel olan Adnan Oktar'ın müstear ismi. Darwinizm'in yanlışlığını kanıtlıyan araştırma bulguları, ona uluslararası övgü kazandırdı. Türk İslam Birliği'ni çok güçlü bir şekilde savunan Yahya, böyle bir birliğin oluşumunun bugün Müslüman dünyasının karşı karşıya olduğu bir çok problemi çözeceğine inanıyor.


İstanbul'da Arab News'a konuştuğunda, Oktar dünya çapında barış ve sevgi aradığını söyledi. "Bütün insanların birarada barış ve uyum içinde yaşadığı bir dünya hayal ediyorum. Ayrıca terörizmin ve vahşetin sona ermesini, mezhep ayrılıklarının, Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıkların kökünden giderilmesini ve İslam inancı ve ahlakının tüm dünyaya yayılmasını diliyorum."


Yahya şimdiye kadar Arapça, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolca da dahil olmak üzere 60 farklı dile çevrildiği, 300'den fazla kitap yayımladı. "45.000'den fazla sayfa yazıp yayımladım. 2008'de internet sitelerimdeki kitaplarımdan yaklaşık 80 milyon adet indirildi. Bunlar çalışmalarımla ilgilenen insanlar hakkında şaşırtıcı bir sayı ve bu beni son derece mutlu ediyor." dedi.


Kuran ve Sünnet öğretilerini temel alan Yahya'nın kitapları ve belgeselleri Müslümanların Allah inançlarının derinleşmesine vesile oluyor ve genç Müslüman erkek ve kadınların kendi dinlerinden gurur duymalarını sağlıyor. Dünya çapında bir çok televizyon kanalı, Yahya'nın Allah'ın varlığını ve gücünü gösteren belgesellerini yayınlıyor. Darwinizm, ateist siyonizm, Marksizm ve masonluk hakkındaki analitik yazıları ise, bu ideolojilerin sahteliğinin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.


Türk alim, İki Kutsal Cami'nin Koruyucusu Kral Abdullah'ın uluslararası seviyede inançlararası diyaloğu savunma çabalarını takdir ediyor: "Kral Abdullah'ın faaliyetlerini çok yakından takip ediyorum. Çok samimi bir insan ve gerçekten inançlı biri. Kararlarına ve fikirlerine saygı duyuyorum, çünkü dünya barışını güçlendirmek için çalıştığını biliyorum."


Arab News ile olan detaylı röportajı sırasında Yahya müzmin Arap-İsrail çatışmasını sona erdirecek fikirlerinden de bahsetti. "Bu çatışmanın çözümü bölgedeki insanların birlik ve kardeşlik içinde yaşayabilmesi için mümkün olduğunca sade olmalıdır." dedi. Sudi Arabistan'da Kral Abdullah tarafından ilk olarak öne sürülmüş olan Arap barış girişimini övdü ve göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.


"İsrail'deki gerçek problem, perde arkasında ateist siyonistler tarafından idare edilmesi gerçeğinde yatıyor. Bu Masonik güçlerden kurtulmalıyız ki, Müslümanlar ve Museviler bölgeyi yönetebilsinler. Musevilik İslam'ın eski bir şeklidir. Zaman içinde bazı bozulmalara ve değişikliklere uğramıştır. Şu an İsrail'i idare edenler gerçek Musevi inancına sahip olanlar değiller." diye belirtti.


Türk İslam Birliği Yahya'nın en çok istediği şeylerden biri. "Müslümanlar Kuran'a göre birbirleriyle kardeş olmak zorundalar. Türk İslam Birliği bu yolda başarılı olmak için çok önemli. Müslüman ve Türk devletler bu birliğin şemsiyesi altında biraraya gelmeliler. Bu devletler içişlerinde bağımsız davranacaklar ve ortak hedefleri için de birlikte çalışacaklar." dedi.


"Türk İslam Birliği'nin dünyadaki tüm ülkelere açılma potansiyeli var." dedi. "Hiç düşmanı olmayacak, çünkü düşmanları dosta çevirme kabiliyetine sahip olacak." dedi. "İslam ve Türk ülkelerindeki insanların yaklaşık %95'i böyle bir birlik arıyor. Tek yapmamız gereken devlet adamlarımızı ve politikacıları bunu yapmaları için cesaretlendirmek. İnsanlar şimdiden gümrük birliğinden, ortak pazardan ve tek para biriminden bahsediyorlar. Bu insanların şimdiden zihinlerinde birliği kabul ettiklerini gösteriyor." Türk İslam Birliği'nin gelecek 10 yılda gerçekleşeceği konusunda iyimser.


Yahya Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olmasını istiyor. Ancak konumunu güçlendirmesi için, Türkiye'nin AB üyesi olmadan önce, İslam Birliği'nin lideri olması gerektiğini öne sürüyor. "Eğer Türkiye şu an AB üyeliğini kazanırsa, bundan faydalanamaz; çünkü Avrupa, Kıbrıs ve İstanbul da dahil olmak üzere Güneydoğu Türkiye'yi istiyor ve bu kabul edilemez." diye belirtti.


"Türklerin çoğu dindar ve bayanları başartösü takıyor" dedi. "Okul ve üniversiteler gibi kamu kurumlarında başörtüsü takmanın yasak olduğu doğru, ama bu Türk Milletinin kararı değil. Bu Anayasa Mahkemesinin kararı ve Anayasa Hukukunun uygulaması. Umarım bu ileride değişir. Mevcut yasa bayanların başörtüsü takmasına izin vermiyor diye, gelecekte de buna izin verilmeyeceğini söyleyemeyiz."


Darwinizm'in keskin bir karşıtı olan Yahya evrim teorisini mağlub etmekle ilgili övgüleri kabul ediyor. (Adnan Oktar:) "Birincisi, dünyada çapında tüm Darwinistlere, bu Dünya'nın Allah'ın yaratmasıyla meydana geldiğini, evrimle meydana gelmediğini kanıtlayan 100 milyon fosil sunduk. İkincisi, Darwin kitabında evrim teorisinin kanıtlanması için ara formlar bulunması gerektiğini yazdı, ama hiç kimse tek bir tane bile ara form bulamadı. Üçüncüsü, Darwinciler ilk hücrenin tesadüf sonucu meydana geldiğini iddia ediyorlar. Fakat tek bir proteinin bile tesadüf eseri oluşması imkansız. Dördüncüsü, evrimin kanıtı olarak sunulan kafataslarının sahte olduğunu kanıtladık. Darwinizm beynimizin içinde nasıl görebildiğimizi, duyabildiğimizi ya da algılayabildiğimizi açıklayamıyor."



Almanya, Fransa, İsviçre ve Danimarka'daki gazetelerin yaptıkları anketler, Avrupalıların %85-90’ının artık evrim teorisine inanmadıklarını gösteriyor.


Yahya'ya göre ABD'deki 11 Eylül saldırıları, Afganistan ve Irak'ın istilası, Irak ordusunun yenilgisi ve global finansal kriz, Hz. İsa'nın (as) ikinci kez gelişinin alametleri. "Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bu alametleri zaten bildirmişti. Devam eden savaşlar, katliamlar, ümitsizlik vs... Mehdi'nin gelme zamanının yaklaştığını gösteriyor." dedi. "Mehdi'nin gelişi insanların mutlu olduğu ve zenginlik içinde olduğu altın bir çağı getirecek."


Yahya'ya Hz. Hz. Muhammed'in son peygamber olduğuna inanmadığı yönündeki ithamla ilgili sorulduğunda, şöyle cevap verdi: "Bu iddia Hz. İsa'nın (as) ikinci kez gelişinden ve benim bu konu hakkındaki açıklamalarımdan memnun olmayan bir grup insanın yanlış anlamasıyla yayılmış olmalı. Peygamberimiz (sav) son peygamberdir ve kitap gönderilen son elçidir. Kitaplı başka bir peygamber ya da elçi tekrar gelmeyecek. İsa (as) geldiğinde yeni bir şeriat ya da yeni bir mesaj veya yeni bir kutsal kitap getirmeyeceğini açıkça belirttim. Bir Müslüman olarak gelecek ve Muhammed Peygamberin (sav) şeritanı izleyecek."


Yahya Kuran'ın terörü savunduğu iddialarını reddetti. "İslam bir barış dinidir; erdem ve hoş görüyü teşvik eder. Kardeşliği vurgular. Kuran masum bir insanı öldürürseniz tüm insanlığı öldürmüş gibi olursunuz diye açıkça bildirmektedir."



Mevdudi ve Seyid Kutup kitaplarının terörizmi savunduğu iddialarına karşı olarak, "Kitaplarını dikkatlice okudum ve terörizmi ya da vahşeti teşvik ettiğine dair hiçbir şey görmedim. Onların çok samimi Müslümanlar ve gerçek iman sahipleri olduklarına inanıyorum. Onları eleştirenler veya onları yanlış bulanlar, tekrar kitaplarına bakmalı ve bunları dikkatlice okumalılar."


Global Yayıncılık'ın İngilizce olan http://www.harunyahya.com ve http://www.harunyahya.net sitelerinde Kuran ve Sünnetin mesajlarının yayılması yönündeki çabalarını vurguladı. "Kuran'ın İngilizce tercümesini yayımlamak ve İslami filmler yapmak için planlarımız var, ama bunlar biraz zaman ve maddi imkanlar gerektiren projeler. Eğer Allah bu maddi imkanları bahşederse, bunları uygulamaya çalışacağım."


Yahya, Fransa Başkanı Nicholas Sarkozy'nin Yaratılış Atlası'nı okuduktan sonraki teşvik verici yorumlarını hatırlattı. "Sarkozy 'her insanın düşüncesinde ve kalbinde var olan Allah'tır' diyor. 'Sürekli olarak insanlara bir alçak gönüllülük ve sevgi mesajı, barış ve kardeşlik mesajı, hoşgörü ve saygı mesajı veren Allah'tır. Bu mesajlara uymalıyız. İnsanı esir kılmayan, onu özgür kılan Allah'tır.'" Yaratılış Atlası'nın Fransa eski Devlet Başkanı Jacques Chirac ve İngiltere eski Başbakanı Tony Blair'i de etkilediğini söyledi.


Yahya, kendisinin görüşlerine ve fikirlerine karşı gelenlerin aleyhinde yaptıkları yalan ithamlara, Müslümanların inanmamalarını söyledi. "Ateist siyonistler, Masonlar ve Darwinistler bu iddiaları yayıyorlar, çünkü beni susturmak istiyorlar. Eğer herhangi bir şüpheniz ya da sorunuz varsa, direkt olarak bana sorabilir ya da internet sayfama email yollayabilirsiniz. Bunları cevaplamaktan memnuniyet duyarız. Allah iman edenlere, yapılan suçlamaları araştırmadan bunlara inanmamalarını söylüyor." dedi.


14 Ocak 2008 Pazartesi

BAV DAVASINDAKI BERAAT KARARI 3



22 Ocak 2007 tarihli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen BAV davasının 2006/6 nolu dosyasının, 2007/7 nolu gerekçeli kararında, Sayın Adnan Oktar'ı da kapsayan TÜM SANIKLAR HAKKINDA şantaj ve cürum işlemek için teşekkül oluşturmak suçlarından BERAAT KARARI verilmiştir.

BAV DAVASINDAKI BERAAT KARARI 2



YARGI MERCİLERİ SAYIN ADNAN OKTAR'I DA KAPSAYAN TÜM SANIKLAR HAKKINDA FATİH ALTAYLI'NIN ÖNE SÜRDÜĞÜ İDDİALARIN HİÇBİR HUKUKİ DAYANAĞI OLMADIĞI KARARINI VERMİŞLERDİR.

BAV DAVASINDAKI BERAAT KARARI 1



BAV MENSUPLARI, -SAYIN ADNAN OKTAR DA DAHİL OLMAK ÜZERE- İSTANBUL 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NİN KARARIYLA ÇETE İFTİRASINDAN AKLANMIŞLARDIR.