30 Ocak 2009 Cuma

Filistin Sorununun Tek Çözümü Türk-İslam Birliği

TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’Nİ TÜM MİLLETİMİZ İSTESİN
 
Türk İslam Birliği’nde hiçbir Müslüman, Hıristiyan, Musevi acı çek­mez. Öldürülmez. Yaralanmaz. Fakir olmaz. Ezilmez. Korku yaşa­maz. Hukukta, adalette sorun kalmaz. Fail-i meçhul olaylar ol­maz. Fakirlik olmaz. Üretimsizlik olmaz. Cahillik olmaz...
 
Şüphesiz Allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever. (Saf Suresi, 4)
Ve haklarına müdahale edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır. (Şura Su­resi, 39)
 

- Türk İslam Birliği’nin oluşmasında boşa geçen her gün bir kayıptır, bir zarardır. 
- Hiç gecikme olmaksızın Türk İslam Birliği hemen oluşturulmalıdır. 
- Bütün Türk milleti bu güzel birliği destekliyor ve onaylıyor. 
- Bütün Türk devletleri, İslam ülkeleri bu birliği bir zaruret olarak görüyor. Sevinç­le samimiyetle destekliyor. 
- Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in, Avrupa’nın bütün dünyanın hem maddi hem mane­vi olarak lehine, hayrına olan bu birlik, bütün dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve fe­rahlık getirecektir. 
- Türk İslam Birliği, dünyadaki terörü, karmaşayı, huzursuzluğu, küresel krizi der­hal durduracak yegane çözümdür.
 
Türk-İslam Birliği, bir sevgi birliğidir. Muhabbet birliğidir, gönül birliğidir. Bu birliğin temeli, sevgi, fedakarlık, yardımseverlik, merhamet, hoşgörü, anlayış ve uzlaşıdır. Ayrıca insana saygı, sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmak birliğin hedefidir. Birliğin kurulma­sıyla, sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya aydınlığa kavuşacaktır.
 
Son dönemlerde yaşanan gelişmeler, Türk-İslam alemi tarafından büyük bir şevk ve heyecanla beklenen Türk-İslam Birliği'nin kurulmasının çok yakın olduğunu göstermektedir. Bu tarihi birli­ğin ilk ve en önemli adımı ise Azerbaycan ve Türkiye'nin iki devlet, tek millet olarak birleşmesi olacaktır. Yakın gelecekte Türkiye süper devlet olarak, Türk-İslam aleminin liderliğini üstlene­cek ve Kafkasya'dan Tanzanya'ya, Fas'tan Fiji'ye uzanan geniş bir coğrafyada, tüm Müslümanla­rı tek bir çatı altında birleştirecektir.
 
Birlik olmak Türk-İslam dünyasına müthiş güç kazandıracaktır. İman edenlerin ittifakını güçlü kılan aslında onların imanları ve ihlaslarıdır. Gerçek dostluk ve ittifak ancak samimi iman ile ku­rulur. Müminler, birbirlerini araya hiçbir çıkar ya da menfaat beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever, Allah rızası için dost olur ve Allah rızası için birlik olurlar. Te­meli dünya üzerindeki en sağlam kaynağa, Allah sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu birliğin bozulması, dağılıp yıkılması Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şekilde mümkün olmaz.
 
Türk-İslam Birliği Dünyaya Barış Getirecektir
 
Türk-İslam Birliği öncelikle Müslüman ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözüp İslam dünyasına sulh getirecek, öte yandan dünya genelinde çatışma ve savaşı kışkırtan her türlü hareketin karşı­sında yer alacak, savaşı körükleyen her türlü girişime karşı engelleyici bir güç olacaktır.
 
Türk İslam Birliğinin kurulmasıyla, Amerika, Avrupa, Çin, Rusya, İsrail kısaca tüm dünya rahat­layacaktır. Terör sorunu son bulacak, hammadde kaynaklarına ulaşım garanti altına alınacak, ekonomik ve sosyal düzen korunacak, kültürel çatışma tamamen ortadan kalkacaktır. Amerika askerlerini topraklarından binlerce kilometre uzağa göndermek zorunda kalmayacak, İsrail du­varlar arkasında yaşamayacak, Avrupa Birliği ülkeleri ekonomik herhangi bir engelle karşılaşma­yacak, Rusya güvenlik endişesi duymayacak, Çin hammadde sıkıntısı çekmeyecektir. 
 
Avrupa Birliği’nin terör endişesinden kurtulması onlar için çok büyük bir nimet ve lükstür. Türk-İslam Birliği, bunu sağlayacak kesin çözümdür. İslam âleminde ki bütün çilelerin, bütün kargaşanın bitmesi de Türk İslam Birliği ile mümkündür. Türk Devletler bu vesileyle, Avrupa ayarında hatta onu da geçen büyük bir medeniyet hamlesi yapabilirler. Çünkü Türk Devletleri potansiyel yönden çok zengin bir coğrafyadır. Türk İslam Birliği bu bölgeye büyük bir zengin­lik, bereket, huzur ve kalite getirecektir. 
 
Türk İslam Birliği, Küresel Ekonomik Krizi Durduracak Yegane Çözümdür
 
Türk-İslam Birliği ticareti canlandıracak, ekonomiyi güçlendirecektir. Ekonomide, siyasi alanda ve kültürel sahada Müslüman ülkeler arasında gerçekleştirilecek bir bütünlük, geri kalmış olanla­rın hızla ilerlemesine, gerekli imkana ve alt yapıya sahip olanların bunları en verimli şekilde kul­lanabilmelerine olanak tanıyacaktır. Ekonomik büyüme, bilim ve teknolojiye yapılacak yatırımla­rı artıracaktır. Ekonominin gelişimi ile birlikte eğitim seviyesinde de doğal bir yükselme olacak, toplum çok yönlü gelişecektir. 
 
Türk-İslam Birliği, Müslüman alemini de kalkındıracaktır. Oluşturulacak İslam ortak pazarı saye­sinde, bir ülkede üretilen ürünler, gümrük, kota gibi sınırsal engellere takılmadan bir diğer ülke­de kolaylıkla pazarlanabilecektir. Ticaret alanı genişleyecek, tüm Müslüman ülkelerin pazar payı artacak, ihracat gelişecek, bu, Müslüman ülkelerdeki sanayileşme sürecini hızlandıracak, ekono­mide sağlanacak kalkınma ile teknolojide de gelişme yaşanacaktır.
 
Türk-İslam Birliği'nin tesis edilmesiyle enerji kaynakları da güvence altına alınacaktır. Türk-İs­lam Birliği'yle zengin yer altı kaynaklarının bulunduğu bölgelere istikrar ve barış hakim olacak, buralarda demokratik sistem en düzgün şekilde işleyecektir. Böylece bu kaynakların en verimli şekilde kullanılmasında ve kaynakların değerlendirilmesinde İslam ülkelerinin olduğu kadar di­ğer toplumların da hiçbir zarar görmeyeceği bir model oluşacaktır. Bu da, başta petrol üretimi ve fiyatları olmak üzere dünya ekonomik dengeleri açısından son derece önemli olan hususlar­da, istikrarlı ve dengeli bir siyaset izlenmesini sağlayacaktır.
 
Ekonomisi güçlü bir Türk-İslam alemi, Batı dünyası ve diğer toplumlar için de önemli bir refah kaynağı olacaktır. Bu toplumlar karşılarında güven içinde, tedirginlik duymadan iş birliği yapabi­lecekleri, ticari faaliyet içinde olabilecekleri bir güç bulacaklardır. Ayrıca Batılı kurum ve kuruluş­ların sürekli olarak bu bölgelerin kalkınması için aktardıkları fonlara da gerek kalmayacak, bu fonlar dünya ekonomisinin güçlenmesi için kullanılacaktır.
 
Bu doğrultuda Türk milletine çok büyük görev düşmektedir. Türkiye'nin görevi tüm dünyaya huzur, refah ve bereket getirecek bu Türk-İslam aleminin lideri olma­sıdır. Türk-İslam aleminin liderliği dünya tarihinin en büyük vazifelerinden birisi­dir. TÜRK MİLLETİNİN EN HAYATİ GÖREVLERİNDEN BİRİ BUDUR. Yani Türk Mille­ti olarak görevimiz sadece Türkiye'yi kurtarmak değil bütün Türk-İslam alemini kurtarmak ve dünya barışı ve refahını sağlamaktır.
 
Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı 
Tarkan Yavaş