26 Mart 2009 Perşembe

PEYGAMBERİMİZİN YİĞİT DOSTLARI: ASHAB-I KİRAM



Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’i gören, ona iman edip kendisiyle birlikte hareket eden kişilere sahabi denir. Sahabe ve ashab, sahabinin çoğuludur. Sahabe, İslâm’ı din olarak seçtikleri ilk andan itibaren Peygamberimiz (sav)'e çok güçlü bir imanla bağlanmışlardır. Hayatlarının büyük bir kısmını Peygamberimiz (sav)'in yanında geçirmişler, İslam dininin yayılması için Peygamberimiz (sav)'le birlikte mücadele etmişlerdir. Onların Peygamber (sav)'e olan bu kopmaz sarsılmaz bağlılıkları dönemin müşriklerinin ve kafirlerinin çok tepkisine neden olmuş ve Müslüman oldukları için bu çevreler tarafından tehdit edilmiş, işkenceye maruz kalmış, ölümle karşılaşmış hatta bir kısmı şehit olmuştur. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Allah’a ve Hz. Muhammed (sav)’e bağlılıklarını terkeden olmamıştır. Bu nedenle Ashab-ı Kiram’ın her biri çok değerli insanlardır. Onlar büyük bir fedakarlık örneği göstererek ailelerini, eşlerini, çocuklarını kısacası tüm hayatlarını bir anda geride bırakarak Peygamber Efendimiz (sav)’in yardımcısı olmuşlardır.

Kuran’da Allah sahabe ahlakını şöyle övmüştür:

Nice peygamberle birlikte birçok Rabbaniler (kendisini Rabb'e adayanlar, Allah dostları) savaşa girdiler de, Allah yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler. Allah, sabredenleri sever. Onların söyledikleri: "Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et" demelerinden başka bir şey değildi. Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever. (Al-i İmran Suresi, 146-148)

Kuran'da Ashab-ı Kiram gibi Allah'ın rızası için her türlü fedakarlığı göze alan samimi Müslümanların cennetle müjdelendikleri şöyle bildirilmektedir:

Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: "Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp-çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allah Katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O'nun Katındadır." (Al-i İmran Suresi, 195)

TÜM HAYATLARINI ALLAH’A VE PEYGAMBERİMİZ (SAV)'E ADAYAN SAHABE-İ KİRAM

Hz. EBU BEKR-İ SIDDIK: Bütün servetini, kazancını İslam için harcamış, Camiu'l Kur'an, es-Sıddık, el-Atik lakaplarıyla bilinen büyük sahabi.
Hz. ÖMER: Adaletin timsali ikinci büyük halife.
Hz. OSMAN: İlk Müslümanlardan, üçüncü halife.
Hz. ALİ BİN EBU TALİB: Allah’ın arslanı, dördüncü halife.
ABDURRAHMAN BİN AVF: Tüm zenginliğini İslam yolunda vakfeden sahabi.
EBÛ UBEYDE BİN CERRAH: Eminü'l-Ümme (ümmetin emini). Mekke fethinde, Taif muhasarasında, Veda Haccı'nda hep Resullullah (sav)'in yanında bulunmuş, Bedir Savaşı’nda babasına karşı savaşmıştır.
SA’D BİN EBI VAKKAS: Resulullah’ın okçusu. Uhud savaşında, Peygamber Efendimiz (sav)’in yanından ayrılmayıp gövdelerini siper ederek onu korumaya çalışan bir kaç kişiden birisi.
TALHA BİN UBEYDULLAH: Cömertliği ve kahramanlığıyla ünlü sahabi.
ZÜBEYR BİN AVVAM: Müslüman olduktan sonra başta amcası olmak üzere, müşrikler tarafından muhtelif işkence ve eziyetlere maruz kalan, Mekke'nin fethi sırasında İslam ordusunun sancaktarlığını yapan sahabi.
ADİ BİN HATİM TAİ: Ailece cömert olan sahabi.
AMİR BİN FÜHEYRE: Bilal-i Habeşi ile birlikte ağır işkencelere maruz kalan sahabi.
AMMAR BİN YASER: Şehid oğlu şehid.
ABBAS BİN ABDÜLMUTTALİB: Peygamberimiz (sav)'in amcası.
ABDULLAH BİN ABBAS: Tefsir alimlerinin şahı.
ABDULLAH BİN AMR BİN AS: Hadis-i şerif yazması ile meşhur sahabi.
ABDULLAH BİN CAHŞ: Uhud şehitlerinden.
ABDULLAH EBUBEKR-İ SİDDIK: Hz. Ebu Bekir’in oğlu.
ABDULLAH BİN HUZAFE: Resulullah’ın elçilerinden.
ABDULLAH BİN MES’UD: Kur’an-ı Kerim'i açıktan okuyan ilk sahabi.
ZÜBEYR BİN AVVAM: Müslüman olduktan sonra başta amcası olmak üzere, müşrikler tarafından muhtelif işkence ve eziyetlere maruz kalan, Mekke'nin fethi sırasında İslam ordusunun sancaktarlığını yapan sahabi.
ABDULLAH BİN ÖMER: En çok hadis bilen sahabilerden.
ABDULLAH BİN REVAHA: Resulullah’ın şairi.
ABDULLAH BİN SELAM: Bedir’de babasına karşı savaşan sahabi.
ABDULLAH BİN SÜHEYL: Tevrat’ta Resulullah’ın alametlerini görüp Müslüman olan sahabi.
ABDULLAH BİN ZEYD: Sahib-ül ezan.
ABDULLAH BİN ZÜBEYR: Medine’de muhacirlerden ilk doğan sahabi
ADİ BİN HATİM TAİ: Ailece cömert olan sahabi.
AMİR BİN FÜHEYRE: Bilal-i Habeşi ile birlikte ağır işkencelere maruz kalan sahabi.
AMMAR BİN YASER: Şehid oğlu şehid.
AMR BİN AS: Meşhur Arab dahilerinden.
ASIM BİN SABİT: Arıların koruduğu sahabi.
BERA BİN AZİB: Kıblenin değiştiğini haber veren sahabi.
BEŞİR BİN SA’D: Hz. Ebu Bekir’e ilk biat eden sahabi.
BİLAL-İ HABEŞİ: Peygamber Efendimiz (sav)'in müezzini.
BÜREYDE BİN HASİB: Resulullah’ın sancaktarı.
CABİR BİN ABDULLAH: Sahabenin en çok hadis bildirenlerinden.
CA’FER-İ TAYYAR: Görünüş olarak ve güzel huylarıyla Peygamberimiz (sav)'e benzeyen, Mute gazasında yetmişten fazla yara alarak şehid olan sahabi.
DIHYE-İ KELBI: Cebrail aleyhisselamın, şekline girdiği sahabi.
EBU DÜCANE: Peygamber Efendimiz (sav)'in fedaisi.
EBU EYYUB-EL ENSARİ: Mihmandar-ı Resulullah.
EBU HÜREYRE: En çok hadis-i şerif rivayet eden sahabi.
EBU KATADE: Resulullah’ın süvarilerinden.
EBU LÜBABE: Tevbesi ile meşhur sahabi.
EBU MUSEL-EŞ’ARİ: Kur’an-ı Kerim’i en iyi okuyan sahabilerden.
EBU SA’ID-İ HUDRİ:
Çok hadis rivayet eden yedi sahabiden.
EBU SELEME: Tek başına hicret eden sahabi.
EBU TALHA: Resulullah’ın fedaisi.
EBU ZER GİFARI: Gıfari kabilenin reisi.
EBÜDDERDA: Kadılık yapan sahabilerden.
ENES BİN MALİK: Resulullah’ın hizmetçisi.
ERKAM BİN EBİ’L ERKAM: Evi ilk vakıf olan sahabi.
ES’AD BİN ZÜRARE: Cahiliye devrinde de tek bir Allah’a inanan sahabi.
FEYRUZ BİN DEYLEMI: Yemenli sahabilerden.
ABDULLAH BİN ÖMER: En çok hadis bilen sahabilerden.
ABDULLAH BİN REVAHA: Resulullah’ın şairi.
ABDULLAH BİN SELAM: Bedir’de babasına karşı savaşan sahabi.
ABDULLAH BİN SÜHEYL: Tevrat’ta Resulullah’ın alametlerini görüp Müslüman olan sahabi.
ABDULLAH BİN ZEYD: Sahib-ül ezan.
ABDULLAH BİN ZÜBEYR: Medine’de muhacirlerden ilk doğan sahabi
HABBAB BİN ERET: İlk Müslüman sahabilerden.
HALİD BİN SA’İD BİN AS: İlk Müslüman olan sahâbilerden
HANZALA BİN EBU AMİR: Uhud Savaşı’nda şehid olan sahabi.
HUBEYB BİN ADİY: Darağacında ilk namaz kılan sahabi.
HUZEYFE BİN YEMAN: Sevgili Peygamberimiz (sav)'in sırdaşı.
HZ. HAMZA: Şehidlerin efendisi.
KA’B BİN MALİK: Peygamber Efendimiz (sav)'in şairlerinden.
MİKDAD BİN ESVED: Resulullah’ın süvarilerinden.
MUHAMMED BİN MESLEME: Resulullah Efendimizin fedailerinden.
MUS’AB BİN UMEYR: İslam’da ilk öğretmen.
NEVFEL BİN HARİS: Haşimoğullarının en yaşlısı.
NU’MAN BİN MUKARRİN: Eshab-ı kiramın meşhur kumandanlarından.
OSMAN BİN MAZ’UN: Medine’de ilk vefat eden muhacir sahabi.
OSMAN BİN TALHA: Kabe’nin hizmetinde olan sahabi.
SABİT BİN KAYS: Peygamber Efendimiz (sav)'in hatiblerinden.
SA’D BİN MU’AZ: Ensarın en hayırlılarından.
SA’D BİN REBİ: Şehid olurken nasihat eden sahabi.
SAİD BİN AMİR: Hz. Ömer’e benzeyen vali.
SALİM MEVLA EBU HUZEYFE: Kur’an-ı Kerim’i en iyi okuyanlardan.
SEHL BİN HANİF: Eshab-ı kiramın okçularından.
SEHL BİN SA’D: Medine’de en son vefat eden sahabi.
SELEME BİN EKVA: Piyadelerin en hayırlısı.
SELEME BİN HİŞAM: Kardeşlerinin işkence ettiği sahabi.
SELMAN-I FARİSİ: Ehl-i beytten sayılan İranlı sahabi.
SEVBAN: Resûlullah’ın hizmetçisi.
SÜMAME BİN ÜSAL: Yemame kabilesi reisi.
TUFEYL BİN AMR: Devs kabilesinin putlarını kırıp, Müslüman olmalarına vesile olan şair sahabi.
UBADE BİN SAMİT: Akabe bi’atlerinde kavminin temsilcisi olan sahabi.
UKBE BİN AMİR: Eshab-ı suffadan, Peygamberimiz (sav)'in talebesi.
ÜBEYY BİN KA’B: Kıraati ile meşhur sahabi.
ÜSAME BİN ZEYD: Resulullah’ın çok sevdiği sahabilerden.
ÜSEYD BİN HUDAYR: Eshab-ı kiramın sancaktarlarından.
VELİD BİN VELİD: Kardeşleri tarafından işkence gören sahabi.
ABDULLAH BİN ATİK: Medineli ilk Müslümanlardan.
ABDULLAH BİN ÜMM-İ MEKTUM: Peygamberimiz (sav)'in müezzinlerinden.
ABBAS BİN UBADE: Ensarın muhaciri diye tanınan sahabi.
CÜVEYRİYYE BİNTİ HARİS: Müminlerin annelerinden.
EBU RAFİ: Peygamberimiz (sav)'in azatlı kölelerinden.
EBU SÜFYAN BİN HARİS: Peygamberimiz (sav)'in süt kardeşi.
FATİMA BİNTİ ESED: Hz. Ali’nin annesi.
HACCAC BİN ILAT: Mekkeli sahabilerden.
HADİCE-TÜL KÜBRA: Peygamberimiz (sav)'in ilk hanımı.

HAFSA BİNTİ ÖMER: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.
HALİD BİN VELİD: Allah’ın kılıcı lakabı ile tanınan kumandan Sahabi.
HALİME HATUN: Peygamberimiz (sav)'in sütannesi.
HAMNE BİNTİ CAHŞ: Peygamber Efendimizin halasının kızı.
HANSA HATUN: Meşhur kadın şair sahabilerden.
HASSAN BİN SABİT: Peygamber Efendimizin şairlerinden.
HATİB BİN EBİ BELTEA: Peygamber Efendimizin elçilerinden.
Hz. AİŞE-İ SIDDIKA: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.
Hz. FATIMA: Peygamberimiz (sav)'in en sevgili kerimesi.
Hz. HASAN: Peygamberimiz (sav)'in en sevdiği torunlarından, Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın büyük oğlu.
Hz. HÜSEYİN: Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın oğlu, Peygamberimiz (sav)'e benzeyen torunu.
Hz. REYHANE: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.
HZ. SAİD BİN ZEYD: Müslüman olunca müşriklerin çok sayıda saldırısıyla karşılaşan, Şam’ın fethinde bulunan sahabi.
İKRİME BİN EBİ CEHİL: Meşhur İslam kumandanlarından.
İMRAN BİN HUSAYN: İki yüze yakın hadis nakleden, iyi idareci, iyi giyinen sahabi.
KA’B BİN ZÜHEYR: Peygamberimiz (sav)'in hırkasını verdiği şair sahabi.
KATADE BİN NU’MAN: Eshab-ı kiramın okçularından.
MEYMUNE BİNTİ HARİS: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.
MUĞİRE-TEBNİ ŞU’BE: Meşhur beş dahiden biri olan sahabi.
RİBİ BİN AMİR: Eshab-ı kiramın elçilerinden.
SA’D BİN UBADE: Ensarın sancaktarlarından.
SAFİYYE BİNTİ ABDÜLMUTTALİB: Peygamberimiz (sav)'in halası.
SAFİYYE BİNTİ HUYEY: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.
SEDDAD BİN EVS: Ailece müslüman olan sahabilerden.
SEVDE BİNTİ ZEM’A: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.
SÜRAKA BİN MALİK: Eshab-ı kiramın süvarilerinden.
UKAYL BİN EBİ TALİB: Hz. Ali’nin abisi.
ÜMM-İ EYMEN: Peygamberimiz (sav)'in dadısı.
ÜMM-İ HABİBE: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.
ÜMM-İ HANİÇ: Hz. Ali’nin kızkardeşi.
ÜMM-İ HİRAM: Hala Sultan olarak tanınan kadın sahabi.
ÜMM-İ RUMAN: Hz. Ebu Bekir’in hanımı.
ÜMM-İ ÜMARE NESİBE HATUN: Eshabın kadın kahramanlarından.
VAHŞİ: Yalancı peygamber Müseyleme’yi öldüren sahabi.
ZEYD BİN DESİNNE: Darağacından Resulullah’a selam gönderen sahabi.
ZEYD BİN HARİSE: İlk iman eden köle.
ZEYD BİN SABİT: En meşhur vahiy katibi Sahabi.
ZEYNEB BİNTİ CAHŞ: Peygamberimiz (sav)'in hanımlarından.

6 Mart 2009 Cuma

ARALARINDAN AYRILANLAR OLMASI, HZ. MEHDİ (A.S.) CEMAATİ İÇİN BÜYÜK BİR RAHMETTİR

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde sayıca çok az kişiden oluşacağı haber verilen Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden ayrılanların olacağı bildirilmiştir. Bu kimseler, Hz. Mehdi (a.s.)’yi çok yakından tanıdıkları, onun hadislerde bildirilen özelliklere sahip olduğuna ve yalnızca Hz. Mehdi (a.s.)’nin yapabileceği bildirilen faaliyetleri gerçekleştirdiğine yakından şahit oldukları halde onun yanından ayrılacaklardır. Ancak Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde, bu ayrılan kişilerin Hz. Mehdi (a.s.) cemaati için çok büyük bir hayır ve güzellik olduğu da bildirilmektedir. Bu hak topluluk, arasında gizlenen samimiyetsiz kişilerin ortaya çıkmasıyla, Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinin birbirlerine bağlılığı daha da artacak, samimiyetsiz kimselerin ayrılması onları daha da kuvvetlendirecektir.

Müslüman toplulukları içindeki münafıklar ve bu kişilerin tüm karakter özellikleri Kuran ayetlerinde detaylı olarak tarif edilmektedir. Bu kişiler iman edenlerle birlikte hareket eden, onlarla aynı inançlara sahip olduklarını iddia eden, ancak gerçekte gereği gibi iman etmemiş samimiyetsiz kimselerdir. Allah rızası için yaşayan samimi iman sahiplerinin arasında, sanki onlardan gibi görünerek yaşayan bu kişiler, aslında salih müminlerden değildirler. Nitekim zaman içinde bu samimiyetsizlikleri ortaya çıkar ve Müslüman topluluğu içinden ayrılmak durumunda kalırlar. Bir hadiste Peygamber Efendimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s.)’nin cemaatinden ayrılan münafıkları şu şekilde tarif etmektedir:

Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: "...Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM BUĞDAY KALIR. İşte siz de böylesiniz. Sonunda içinizde fitnelerin asla zarar veremediği çok az bir grup kalacaktır."

(Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.) cemaatinden çıkan münafıkların, "buğdaya musallat olan iğrenç kurtlar" gibi oldukları haber verilmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) cemaati, "buğday gibi, ilerde açıp serpilecek, gelişip büyüyecek, bereket getirecek, gelecek vadeden bir nimete" benzetilmiştir. Münafıkların da, "buğdayı içten tahrip etmeye çalışan, kurt gibi iğrenç ve habis varlıklar oldukları" haber verilmiştir. Hadiste, sahibinin, elindeki buğdayı temizleyeceği, ama buğdayın yine kurtlanacağı; sahibi her defasında bu işlemi tekrarladıktan sonra, en sonunda buğdayda hiç kurt kalmayacağı anlatılmıştır. Bu bilgilere göre, buğdaydaki iğrenç ve asalak kurtların ayıklanıp buğdayın pislikten temizlenmesi gibi; Hz. Mehdi (a.s.) cemaati de bir süre sonra münafıklardan temizlenip sonunda tertemiz bir cemaatle vazifesini yapacaktır.

Allah, Kuran’da Müslüman topluluğu içinde bulunan münafıkların ne şekilde kendilerini belli edecekleriyle ilgili de çok önemli bilgiler vermektedir. Bir ayette şu şekilde bildirilmektedir:

Sonra kederin ardından üzerinize bir güvenlik (duygusu) indirdi, bir uyuklama ki, içinizden bir grubu sarıveriyordu. Bir grup da, canları derdine düşmüştü; Allah'a karşı haksız yere cahiliye zannıyla zanlara kapılarak: "Bu işten bize ne var ki?" diyorlardı. De ki: "Şüphesiz işin tümü Allah'ındır." Onlar, sana açıklamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar, "Bu işten bize bir şey olsaydı, biz burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydınız da üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar, yine devrilecekleri yerlere gidecekti. (Bunu) Allah, sinelerinizdekini denemek ve kalplerinizde olanı arındırmak için (yaptı). Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Ali İmran Suresi, 154)

Ayette belirtildiği gibi, münafıklar sıkıntı anlarında, nefislerinin zorlandığı bir olayla karşılaştıklarında, Müslümanlar için bir fedakarlıkta bulunmaları gerektiğinde, şevksizlikleriyle ve ilgisizlikleriyle hemen kendilerini belli ederler. Uğrayacakları en ufak bir menfaat kaybı bu kişilerin hemen dine yönelik isyan, ve inkar sözleri söylemelerine neden olur (Allah'ı tenzih ederiz). Oysa bunların hepsi Allah’ın samimiyetsiz kimselerin ortaya çıkması için yarattığı denemelerdir.

Münafıkların dünya hayatına olan düşkünlükleri, ahiretten yana kuşku duymaları ve kalplerindeki hastalık, onların bu isyanlarında en önemli nedenlerdendir. Kuran’da Müslüman cemaati içindeki münafıkların dünya hayatını isteyerek Müslüman topluluğu içinde fitne çıkarmaya çalıştıkları şu şekilde haber verilmektedir:

Andolsun, Allah size verdiği sözünde sadık kaldı; siz O'nun izniyle onları kırıp-geçiriyordunuz. Öyle ki sevdiğiniz (zafer)i size gösterdikten sonra, siz yılgınlık gösterdiniz, isyan ettiniz ve emir hakkında çekiştiniz. Sizden kiminiz dünyayı, kiminiz ahireti istiyordu. Sonra (Allah) denemek için sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) sizi bağışladı. Allah mü'minlere karşı fazl (ve ihsan) sahibi olandır. (Ali İmran Suresi, 152)

Bu ahlaktaki kişiler tarih boyunca tüm samimi mümin toplulukları arasında bulundukları gibi, Hz. Mehdi (a.s.) cemaati içinde de bulunacaklardır. Hadislerde bildirildiğine göre, Hz. Mehdi (a.s.)’nin cemaatinden ayrılanlar, yıllarca bu toplulukla birlikte hareket etmelerine rağmen, daha sonradan kendilerine inkar edenlerin arasında bir yol çizeceklerdir. Müslümanlarla aynı iman ve samimiyette olmayan, Allah’a ve Kuran’a sadakat göstermeyen, Allah korkusu zayıf olan bu kişiler, kendi menfaatleriyle çatışan bir durum olduğunda Hz. Mehdi (a.s.)’nin yanından ayrılabileceklerdir. Ancak Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, bu durumun, Hz. Mehdi (a.s.) ve beraberindeki şahıslara hiçbir zarar veremeyeceği, aksine hayırlara vesile olacağı bildirilmektedir. Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (a.s.) ve beraberindekiler, yaptıkları hayırlı çalışmalarda başarılı olmaya devam edeceklerdir. Bir hadiste bu durum şöyle haber verilmektedir:

Ayrılanlar da, muhalifler de ona (Hz. Mehdi (a.s.)’ye) zarar veremeyecek. O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir.

(Ramuz e’l-Ehadis, s. 487) (Taberani’nin Kebir’inden)

Snoop Dogg, Müslüman Olduğunu Açıkladı - 03.03.2009 Radikal Gazetesi/Bugün Gazetesi

Geçtiğimiz hafta Chicago’da gerçekleşen İslam Ulusu Topluluğu Kurtarıcılar Günü Toplantısı’na katılan Snoop Dogg, Müslüman olduğunu açıkladı


Rap müziğin ünlü ismi Snoop Dogg Müslüman olduğunu açıkladı. Müziğinin yanı sıra uyuşturucu kullanması, hapis hayatı ve sıradışı hayatı ile gündemden düşmeyen Snoop, bu kararını Chicago’da yapılan İslam Ulusu Topluluğu Kurtarıcılar gününde hayranları ile paylaştı.

Snoop Dogg, yaptığı şarkılar ile müzik listelerinin zirvesinde yer alıyor ve aykırı hayatı ile sık sık gündeme geliyordu.

Snoop Müslüman olduğuna dair daha önce de iddialar ortaya atılmıştı. Şimdiye kadar bu haberler doğrulanmamıştı. Bu kez Snoop Dogg Müslüman olduğunu hayranlarına kendisi duyurdu.

Chicago’da gerçekleşen “İslam Ulusu Topluluğu Kurtarıcılar Günü Toplantısı”na katılan Dogg hem para bağışında bulundu hem de İslam dinine geçtiğini açıkladı.


İslam ahlakının güzelliği giderek dünyanın dört bir yanında çok daha iyi anlaşılmakta ve insanlar akın akın İslamiyet’e dönmektedirler. Snoop Dog, hemen hemen her gün Müslümanlığı kabul eden bu binlerce insandan sadece bir tanesidir. Allah'ın izniyle, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde de vadedildiği gibi, içerisinde bulunduğumuz ahir zaman, Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin de ortaya çıkmasıyla birlikte, İslam ahlakının tüm yeryüzüne hakim olduğu çok kutlu bir dönem olacaktır.

5 Mart 2009 Perşembe

DARWINİST DÜNYA MAFYASI PAPA'YI TEHDİT Mİ EDİYOR?


Dünya, Darwinist-materyalist bir fikir diktatörlüğünün hakimiyeti altındadır. Dünya ülkelerinin neredeyse % 95’inin resmi himayesiyle korunmakta olan evrim teorisi, bilimsel olarak geçersizliği ispatlanmış, akla ve mantığa aykırı sahte bir teori olmasına rağmen, resmi bir ideoloji olarak insanlara dayatılmaktadır. Ortaokul, lise ve üniversite imtihanlarında evrim teorisi hakkındaki sorulara, sanki bu sahte teori doğru ve gerçekmiş gibi cevap verilmesi şartı getirilmektedir. Darwinizm'e inanmadığını imayla dahi olsa ifade eden bir akademisyenin veya bilim adamının çalışmalarına devam etmesine, mevkisinin yükselmesine hiçbir şekilde müsaade edilmediği gibi, çoğunlukla işten atılmaları sağlanmaktadır. 

Dünya tarihinde ilk defa böyle bir ideoloji, neredeyse tüm ülkeler tarafından himaye altına alınmakta ve dayatılmaktadır. Sosyal bir diktatörlük şeklinde kendini gösteren bu sistem, müthiş bir baskı rejimi kurmuş durumdadır. Bu baskının açığa çıktığı son olaylarda biri de, Papa'nın evrim teorisiyle ilgili yaptığı iddia edilen ve basına yansıyan açıklamalardır. Bu açıklamalar, eğer doğruysa, Darwinistlerin adeta bir dünya mafyası şeklinde uyguladıkları baskının boyutlarının hangi aşamaya vardığını göstermesi açısından son derece dikkat çekicidir.

• Akademisyenlere evrim aleyhinde tek bir söz dahi söyletmeyen, 

• Bilim adamlarına evrimin geçersizliğini ortaya koyan araştırma sonuçlarını açıklamalarına izin vermeyen, 

• Medyada yalan haberlerle aralıksız Darwinizm propagandası yaptıran,

• Okullarda gençlere zorla evrim teorisi öğreten ve kabul etmeye mecbur bırakan,

• Evrim karşıtı kitapları yasaklatan, 

• Darwinizmle ilmi mücadele yapanları iftiralarla, yalanlarla baskı altına alıp akıllarınca yıldırmaya çalışan bu Darwinist dünya mafyasının, şimdi de 1 milyardan fazla Hıristiyanın manevi lideri konumundaki Vatikan'ı baskı altına aldığı görülmektedir.

Vatikan'ı da sardığı anlaşılan Darwinist mafyanın etkisiyle, Papa'nın gerçekleri savunmasının, dürüstçe doğruları söylemesinin engellenmesi, Vatikan'ın bir oyuna alet edildiğini gösteren vahim bir gelişmedir. Oysa Vatikan da gayet iyi bilmektedir ki, son 30 yıldır Darwinizm'e karşı verilen büyük ilmi mücadele bu ideolojinin tüm sahtekarlıklarını deşifre etmiş ve Darwinizm tarihin en büyük yenilgisini almıştır. Avrupa materyalistleri ve Darwinistleri bu büyük yenilginin şokuyla hareket etmekte, kendilerince Vatikan'a Darwinizm taraftarı açıklamalar yaptırarak, Darwinizm'i diriltebileceklerini sanmaktadırlar. Halbuki, Darwinizm ölmüştür ve hiçbir girişimin bu ölüyü diriltmesi mümkün değildir.

Tek bir proteinin dahi tesadüfen oluşmasının mümkün olmadığının, bugüne kadar ara form diye sunulan fosillerin hemen hepsinin ya sahte ya da soyu tükenmiş canlılara ait olduğunun, elde edilen 100 milyondan fazla fosilin tamamının evrim olmadığını gösterdiğinin yaratılışı ispatladığının açık ve net olarak anlaşıldığı bir dönemde, Darwinist dünya mafyasının da sonu gelmiş demektir. Darwinistlere ve materyalistlere düşen, artık Darwinizmin cenazesini kaldırmak ve 150 yıldır yürütülen dikta rejimi nedeniyle tüm dünya halklarından özür dilemektedir. 

DAWKINS ÜMİDİNİ KAYBETTİ!


Roma’da darwinist Douglas Futuyma firar etti

Pontifical Gregorian Üniversitesi’nde darwinistler show yapmaya ve insanları kandırmaya çalıştılar, ancak gereken cevabı aldılar. Douglas Futuyma gerçekler karşısında kürsüyü terk etti. Futuyma tıpkı Dawkins gibi çözümü kaçmakta buldu.









Deşifre:

Oktar Babuna: Ben Oktar Babuna. Türkiye’den bir doktorum. Beyin cerrahıyım. İçlerinde Yaratılış Atlası’nın da bulunduğu 300 kitabın yazarı olan Harun Yahya’yı temsil ediyorum.

Şimdi, bilimsel teorilerden bahsedersek. Genelde şöyle işler: Önce, bir hipotezin prensiplerini ortaya atarsınız. Gözlemler ve deneylerle doğrulandığında bu bir teori olur.

Konuşmacılar bazı iddialarda bulundular fakat bunlar bilimsel kanıtlarla doğrulanmadılar. Örneğin,

Eğer evrim gerçek olsaydı, biliyorsunuz Darwin, türler arasında ardı ardına küçük değişiklikler olması gerektiğini savundu. O zaman ara geçiş formları görmeliyiz.

Ara geçiş formları görmeliyiz. Bize ara geçiş formları gösterebilir misiniz?

Örneğin kanatları olmayan canavarımsı canlılar. Tek kanatlı, kanadının az bir kısmı gelişmiş , tamamlanmamış organları gösteren ara geçiş formları.

Moderatör: Düzen bozuluyor... Sorunuz cevaplanmayacak.

Oktar Babuna: Tiktaalik rosaea ve Archaeopteryx. Bunlar ara geçiş formları değil, bunlar mükemmel canlılar. Soyu tükenmiş canlılar.

Moderatör: Mikrofonunu kapatmanın bir yolu var mı? Kuralları çiğniyorsunuz.

Oktar Babuna: Bu bilimsel bir tartışma

Moderatör: Siz konuşmacı değilsiniz.

Oktar Babuna: Konuşmacı değilim. Ben bana ara geçiş formu göstermeleri için soru soruyorum. Kambriyen patlaması...

...

Bu bilimsel bir tartışma...

...

Darwinizm bir ideolojidir.



AYRICA:
REUTERS VATİKAN'DAKİ KONFERANSIN ANTİ-DEMOKRAT OLDUĞUNU DOĞRULADI