24 Şubat 2009 Salı

HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN İSİMLERİ

EL MEHDİ: Hidayet Olunmuş, Hidayete Ermiş

EL HÂDİ: Hidayete Sevk eden, Doğru Yola Ulaştıran

EL KAİM: Hak İçin Kıyam Eden, Ayakta Duran

EL HÜCCET: Reddi Mümkün Olmayan Kesin Delil

EL MUNTAZAR: Herkes Tarafından Beklenen 

MEHDİ-Yİ MUNTAZAR: Beklenen Mehdi

İMAM-I MUNTAZAR: Beklenen İmam (manevi lider)

HALEF-İ SALİH: Allah Evliyalarının Liyakatli Halifesi (manevi lideri)

MANSUR: Allah Tarafından Yardım Edilen

SAHİBİ’L-EMR: İlahi Adaleti Uygulamakla Sorumlu Olan

SAHİBÜ’Z-ZAMAN: Zamanın Sahibi

VELİYİ ASR: Asrın Velisi, Zamanın Tek Hakimi, Zamanın Tek Rehberi

MEHDİ-Yİ MEV'UD: Vadedilmiş Mehdi

İMAM-I ASR: Asrın İmamı (manevi lideri)

SAHİB'ÜD DAR: Yurdun Sahibi (manevi sahibi)

BAKİYYETULLAH: Allah’ın Yeryüzünde Geriye Kalan Tek Hücceti ve Son İlahi Manevi Lideri

KÂİM-İ AL-İ MUHAMMED (A.S): Peygamberimiz (sav)'in Soyundan gelen, Kıyam Edecek Olan Mehdi

EL HATİM: Hatmeden, Sona Erdiren

NAHİYETÜ'L-MUKADDESE: Kutlanmış Yön, En Yüce ve Kudsi

HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN SAÇLARI GÜZELLİĞİYLE DİKKAT ÇEKECEKTİR

Ahmed b. Sinan Kirmani Dimeşki (1019): Ehl-i Sünnet’in meşhur alimlerinden olup “Ahbar-ud Duvel” adlı kitapta şöyle yazar: “
“…O (HZ. MEHDİ (A.S.)) , ORTA BOYLU, GÜZEL YÜZLÜ, GÜZEL SAÇLIDIR...”


(Ahbar-ud Duvel, s. 117 -Hicri 1382 basımı)

Abdulmelik İsami (1111): Mekke’de ikamet eden tanınmış tarihçilerdendir. O, “Sımt-ul Nucum-il Avali” diye bilinen dört ciltlik tarih kitabında şöyle yazıyor: “... O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MU’TEDİL, GÜZEL YÜZLÜ VE GÜZEL SAÇLI, İNCE BURUNLU VE GENİŞ YÜZLÜ BİR GENÇTİR.” 

(Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138)
(Hz. Mehdi Aleyhisselam, Abdullah Turan, Al-i Taha, s. 157)

Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)'nin “güzel yüzlü ve güzel saçlı” olacağı bildirilmiştir. Ayrıca “geniş yüzlü” ifadesiyle de, diğer hadislerde “geniş alınlı” olduğu bildirilen Hz. Mehdi (a.s.)'nin başının da, Peygamber Efendimiz (sav)’in mübarek başı gibi büyükçe olduğu anlaşılmaktadır.

22 Şubat 2009 Pazar

ÜNLÜ ARAŞTIRMACI VE PAGAN DİNİ RAHİBİ OLAN DAWKINS OLAĞANÜSTÜ ZEKİ BAKIŞLARIYLA ATALARINI İNCELERKEN

ÜNLÜ ARAŞTIRMACI VE PAGAN DİNİ RAHİBİ OLAN DAWKINS OLAĞANÜSTÜ ZEKİ BAKIŞLARIYLA ATALARI OLDUĞUNU İDDİA ETTİĞİ HAYVANLARI KENYA'DA DETAYLI ŞEKİLDE İNCELERKEN

www.DawkinseCevap.com 
 
 
 


ALLAH, MEHDİ'YE BİR GÜNDE ÇOK BÜYÜK BİR NİMET VE GÜÇ VERİR

İmam Muhammed Taki (a.s) Abdulazim Haseni’ye şöyle buyurdu: "Kâim, vaat edilmiş Hz. Mehdi’dir. Gaybeti zamanında onu beklemek, zuhur edince de ona itaat etmek gerekir...

Muhammed’i (sav) Peygamber seçen Allah’a andolsun ki eğer kıyametin kopmasına bir gün dahi kalsa, Allah (cc) Hz. Mehdi zuhur etsin ve yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle doldursun diye o günü uzatır, ONUN İKTİDARINI MUSA’NIN İKTİDARI GİBİ BİR GÜNDE DÜZELTİR. Musa (a.s) eşi için biraz ateş almaya gitti. Ama risalet ve peygamberlik makamıyla geri döndü."
(İmam Muhammed Taki) (Bihar-ul Envar, c.51, s.156; Isbat-ül Hüdat, c.6, s.420)

HZ. MEHDİ (A.S)'NİN ÇIKIŞINDAN ÖNCE, TOZLU DUMANLI BİR FİTNE GÖRÜLECEKTİR


Tozlu dumanlı, karanlık bir fitne görülecek, bunu diğerleri takip edecek... 

(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)

Bu hadiste ise, Mehdi'nin çıkışından önce, tozlu ve dumanlı, karanlık bir fitnenin görüleceğinden söz edilmektedir. Fitne, "insanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikatten saptıracak şey, savaş, azdırma, karışıklık, ihtilaf, kavga" gibi anlamlara gelen bir kelimedir.* Hadiste bu fitnenin ardında toz ve duman bırakacağı belirtilir. Ayrıca bu fitnenin"karanlık" olarak nitelendirilmesi, nereden geldiği belli olmayan, umulmadık bir olay olduğuna işaret kabul edilebilir. 

Bu açılardan bakıldığında söz konusu hadisin, 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin New York ve Washington şehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayı olarak nitelendirilen saldırıya işaret etmesi muhtemeldir. Televizyon ekranlarında ve gazetelerde de şahit olunduğu gibi, bu iki büyük terör olayının ardından büyük bir toz bulutu ve duman çevreyi sarıp kuşatmıştır.




New York'ta Dünya Ticaret Merkezi'ne ve Washington'da Pentagon binasına çarpan uçakların yakıtlarının sebep olduğu patlamalar sonucunda büyük bir duman oluşmuş ve bu duman tüm şehirden ve hatta civar kentlerden görülebilecek kadar yükselmiş ve yayılmıştır. Patlamalar sonucunda çöken binalar ise, daha büyük bir toz bulutunun oluşmasına neden olmuş, hatta çevredeki insanların üzerleri tamamen bu tozla kaplanmıştır. 

Bu olay, hem dünya tarihinin en büyük terör saldırılarından biri olması, hem diğer alametlerle yakın dönemlerde vuku bulması ve ayrıca hadiste yapılan tarife benzer özellikler taşıması sebebiyle son derece önemlidir. Dolayısıyla binlerce masum insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olan, insanlık tarihinin bu en elim terör olaylarından biri, hadiste haber verilen ve Mehdi'nin çıkışının bir alameti olarak bildirilen "tozlu dumanlı, karanlık fitne" olabilir.


Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lügat, Türdav, İstanbul, 2000, s. 274

15 Şubat 2009 Pazar

BÜTÜN İNSANLARDAN ÖZÜR DİLEYİN!


Charles Darwin evrim teorisini ortaya attığı Türlerin Kökeni kitabını yazdığında amacı hayatın kökenine bir açıklama getirmekti. Daha doğrusu bu iddia ile ortaya çıkmıştı. Ne var ki, Türlerin Kökeni'ni okuyanlar, hayatın ilk olarak nasıl başladığı sorusuna bir cevap bulamadılar, hatta Darwin bu konuya değinmemişti bile. Bunun en önemli nedeni, bir Yaratıcı'nın varlığını inkar eden Darwin'in bu soruya vereceği bir cevabının bulunmayışı idi.

Darwin'in bu konuya cevap verememesinin bir diğer nedeni ise yaşadığı dönemin az gelişmiş bilim ve teknoloji seviyesi idi. 1800'lü yıllarda bilim adamlarının ne hücrenin muazzam yapısından, ne de hücre çekirdeğinde yer alan dünyanın en büyük bilgi bankasının varlığından haberleri vardı. Dolayısıyla bunların nasıl oluştuklarını açıklama gereği duyamazlardı. Hayatın "protoplazma" adı verilen basit bir madde ile başladığını düşünüyorlardı. Protoplazma ise karbondioksit, oksijen ve nitrojen gibi basit kimyasalların tekrar tekrar birleşmeleri ile tesadüfen oluşmuştu. Hatta dönemin bilim adamlarından Ernst Haeckel ve Julian Huxley'e göre, sodyum kloride eklenerek nasıl doğal olarak tuz elde ediliyorsa, pekala bir kaç kimyasal bileşerek canlı bir hücreyi oluşturabilirdi. 

1800'lü yılların bilim seviyesine baktığımızda, o dönemde bilimin günümüzün amatör bir araştırmacısının veya bir ortaokul öğrencisinin sahip olduğu bilgilerle sürdürüldüğünü ve bu yüzden de son derece ilkel çıkarımlara varıldığını görüyoruz. Charles Darwin hem bu düşük seviyeli bilgiler, hem de kendisinin hiçbir eğitimi olmaması nedeniyle, teorisini şekillendirirken, inanılması imkansız birçok iddiayı öne sürebilmişti. Döneminin koşulları gözönünde bulundurulduğunda Darwin'in büyük yanılgısı mazur görülebilir belki. Peki ama, ya günümüzün "gözü kara" bilim adamları? Gözü kara diyoruz çünkü günümüzde, ortaokul bilgisine sahip bir çocuğun dahi kabul edip inanamayacağı iddialara, bazı bilim adamları körü körüne inanabiliyorlar. Bunun için mutlaka gözlerini karartıyor olmaları gerekir.

İlk olarak, evrimcilerin ilk canlı hücresinin tesadüfler sonucunda bazı cansız maddelerin bir araya gelmeleri ile oluştuğu iddiasına olan inançlarını düşünelim. Evrim teorisine göre, ilkel dünyada, canlılık için gereken cansız maddeler (karbon, fosfor vs.), yüzbinlerce madde arasından birbirlerini bulmuşlar, sonra kendi aralarında kusursuz bir organizasyon sağlayarak ilk canlı hücresini oluşturmuşlar. 1800'lü yılların köhne laboratuarlarında hücreyi basit bir leke zannedenler için bu belki inanılabilir bir iddiadır. Ancak bugün hücrenin basit bir leke olmadığı, hatta New York şehrinden çok daha kompleks bir yapılanmaya sahip olduğu bilinmektedir. 






Bir hücrenin var olabilmesi için çok büyük bir bilgi, son derece usta bir tasarım, büyük ve yüce bir akıl ve bilinç gereklidir. Bugün 21. yüzyılda sahip olunan bilgi ve teknoloji birikimi ile, zeki ve tecrübeli, bilinçli bilim adamları bir araya gelerek, rastlantılara yer vermeden, istenmeyen durumları eleyerek çalışabildikleri halde, en basit bir bakteri hücresini dahi cansız maddeleri sentezleyerek üretememişlerdir. Tüm bu elverişli koşullara rağmen üretilemeyen hücre, acaba son derece elverişsiz ve sadece tesadüflerden medet umulan bir ortamda nasıl olup da oluşmuştur? Elbette ki bunu tesadüfle açıklamak imkansızdır. Bu imkansızlığı orta seviyede bir bilgiye sahip insanlar dahi kolaylıkla görebilirlerken, bazı bilim adamlarının ısrarla görememeleri, çok şaşırtıcıdır. Şaşırtıcı olduğu kadar da, evrim teorisinin perde arkasındaki karanlığını vurgulamaktadır.

Evrim teorisi, sadece hücrenin oluşumunu açıklama konusunda değil, her iddiasında büyük bir acizlik içindedir ve adeta çıkmaz sokak gibi her konuda tıkanıp kalmıştır. Hücre değil, canlılığın yapıtaşı olan tek bir aminoasiti bile laboratuar ortamında üretememişler, evrimin mekanizmaları olarak açıkladıkları doğal seleksiyon ve mutasyona tek bir delil sunamamışlar, tek bir ara geçiş formu fosili sergileyememişlerdir. Tek bir delil de olmadığı için teori günümüzde bile “teori” olarak kalmıştır. Aslında, bazı bilim adamlarının da belirttiği gibi tarihe “komedi” olarak geçmelidir. 

İnsan kendisini Evrim Teorisi denilen bu büyüden kurtarır; açık, önyargısız ve özgür bir biçimde düşünürse, apaçık olan gerçeği görür. Modern bilimin de her yönden gözler önüne serdiği bu kaçınılmaz gerçek, canlıların bir tesadüfler zinciri sonucunda değil, üstün bir yaratılış sonucunda var olduklarıdır. İnsanoğlu sadece kendisinin nasıl var olduğunu, bir damla sudan nasıl oluştuğunu düşünse ya da herhangi bir canlının mükemmel özelliklerini incelese bile, bu yaratılış gerçeğini kolaylıkla görebilir.

Evrim teorisinin gerçek yüzünü gözler önüne seren tüm çalışmalar, meydanın "boş" olduğu düşüncesinin verdiği yersiz cesaretle, uzunca bir zamandır yazılı ve görsel basında evrimci bir propaganda sürdürenlere de gereken cevabı vermektedir. Darwinistler artık daha fazla komik duruma düşmeden, ayak diremekten vazgeçip özür dileme yoluna gitmelisiniz!..

4 Şubat 2009 Çarşamba

HZ. MEHDİ (A.S.), 'BEN HZ. MEHDİ (A.S.)'YİM' DEMEYECEK;

ANCAK İNSANLARIN GÖZLERİNDEKİ GAFLET PERDESİNİ KALDIRARAK, 'MEHDİ GERÇEĞİNİ' ANLAMALARINI SAĞLAYACAKTIR


Hz. Mehdi (a.s.) hiçbir zaman için insanlara, “Ben Mehdiyim” demeyecektir. Allah, Peygamberimiz (sav)'in diliyle haber verdiği alametlerle, onu insanlara tanıtacaktır. Bu alametlerden biri de, “HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ İNSANLARA EN İYİ ANLATACAK OLAN KİŞİNİN YİNE YALNIZCA HZ. MEHDİ (A.S.) OLMASI” dır. Hz. Mehdi (a.s.) yaptığı çalışmalarla; Peygamberimiz (sav)'in hadislerini ve İslam alimlerinin Hz. Mehdi (a.s.) hakkındaki açıklamalarını en doğru ve en hikmetli şekilde yorumlamasıyla, insanlara Hz. Mehdi (a.s.)'yi en mükemmel şekilde tanıtacaktır. Bir hadiste Hz. Mehdi (a.s.)'nin, Peygamberimiz (sav)'in ahir zaman ile ilgili verdiği bilgilerin gerçeğini bizzat bilen kişi olacağı, bu sebeple de Peygamberimiz (sav)'in ahir zaman ile ilgili hadislerini en doğru şekilde açıklayacak kişinin de yine sadece Hz. Mehdi (a.s.) olacağı şöyle bildirilmiştir:

Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: “...Buyurdu ki: Hz. Mehdi (a.s.) kıyam ettiğinde Resulullah’ın yolundan gidecektir. YALNIZ O (HZ. MEHDİ (A.S.)), RESULULLAH’IN ESERLERİNİ AÇIKLAYACAKTIR...”


Hz. Mehdi (a.s.) bu hikmetli anlatımlarıyla insanların feraset ve basiretlerini açacaktır. Açıkça “Ben Hz. Mehdi (a.s.)’yim demeyecektir; fakat manen Hz. Mehdi (a.s.)’nin varlığına ve gücüne işaret ederek insanların gözlerindeki gaflet perdesini kaldırıp “Mehdi gerçeğini” anlamalarını sağlayacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), Hz. Mehdi (a.s.)’den bahsettikçe, insanlar giderek onun Hz. Mehdi (a.s.) olduğuna samimi olarak kanaat getirecek ve ona manen tabi olmak isteyeceklerdir.

__________________________________________

1 (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 191)

HZ. MEHDİ (A.S.) DÖNEMİNDEKİ BİR KISIM CAHİL MÜSLÜMANLARIN KONUMU

Amr bin sad'dan:
HALKI (ZAHİRDE) BENİM EVLADIMA DAVET ETSELER DE, BENİM EVLADIMDAN UZAK OLURLAR. BU ÖYLE KÖTÜ BİR TOPLULUKTUR Kİ AHLAKLARI YOKTUR. ZORBALARA MUSALLATTIRLAR, CABBARLARA FİTNEYİ ÖĞRETİRLER, HAKİMLERE KAN DÖKTÜRÜRLER. 

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)

HZ. MEHDİ (A.S.) TÜM DÜNYAYI MANEN FETHEDECEKTİR

Ebu Basir şöyle diyor: İmam Cafer Sadık (a.s)’a “Ey Resulullah’ın evladı! Siz Ehl-i Beyt’İn Kâimi kimdir?” diye sorduğumda şöyle cevap verdi: ... HZ. MEHDİ (a.s.) DÜNYAYI FETHEDECEK, İsa b. Meryem (a.s) nazil olarak onun arkasında namaz kılacaktır. O ZAMAN YERYÜZÜ ALLAH’IN NURUYLA AYDINLANACAK, ALLAH’TAN BAŞKASINA İBADET EDİLEN HER YER, ALLAH’A İBADET EDİLEN YERLER HALİNE GELECEK; MÜŞRİKLER İSTEMESE DE, DİN O GÜN SADECE ALLAH’IN DİNİ OLACAKTIR.” 

(Bihar-ul Envar, c. 51, s. 146)


Hz. Peygamber (sav) Hz. Ali’ye (a.s) şöyle buyurdu: “İlkleri sen ve SONLARI İSE ALLAH’IN TÜM DÜNYAYI FETHETMEYİ KENDİSİNE NASİP KILACAĞI HZ. MEHDİ (A.S.)’DİR.” 

(Bihar-ul Envar, c. 52, s. 378)



HZ. MEHDİ (A.S.) DÜNYANIN DOĞU VE BATISINI FETHEDİP İSLAM'I (İslam ahlakını) DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA EGEMEN KILACAKTIR... Allah Teala insanlara öyle bir güç verecek ki, herkes olduğu yerde onun sözlerini duyacak ve HZ. MEHDİ (A.S.) İSLAM'A HAYAT VERECEKTİR... 

(Bihar'ul-Envar, c. 52, s. 279 ve c. 53, s. 12 İkmal'ud- Din, c. 2, s. 367)



"Acele edenler helâk olur, (zuhur) (Hz. Mehdi (a.s.)'nin ortaya çıkışı) yakındır diyenler kurtulur, kalenin hisarları gibi yerde sabittir, HÜZÜNDEN SONRA MÜTHİŞ BİR FETİH GELECEKTİR. " 

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 229)


Adnan Oktar'ın Duası

Allah inşaAllah bütün Müslüman alemini birlik ve beraberlik içinde yapsın.

Ve bunu en kısa sürede yapsın inşaAllah. Allah Mehdi'yi zuhur ettirsin. Hz. İsa'yı inşaAllah nuzül ettirsin, Onun nüzulunü çabuklaştırsın. Dünyadaki fitne ve fesadı inşaAllah tamamen kaldırıp Müslümanların adaletini güzelliğini, güzel ahlakını bütün dünyaya göstersin.

...Bütün Müslüman alemini inşaAllah huzur, barış ve kardeşlik içerisinde birleştirsin Allah. Bütün Müslümanların bu birlik ve beraberliğe uyması için içlerine ilham versin, şiddetle bunu istetsin. Bölünmüşlüğe karşı şiddetle tavır koymalarını sağlasın Allah. Ve birlik ve beraberlik içinde olmak için aşkla şevkle gece gündüz gayret ettirsin Allah. Filistinli kardeşlerimize inşaAllah Allah şehit sevabı versin. Onların inşaAllah şehitlikle ahirete irtihallerini nasib etsin. Hastalara da şifa versin. Onlara Allah tahammül gücü, sabır ve cesaret versin. Zalimlerinde zulmünü Allah tepelerine geçirsin, onları basiretlerini bağlayarak, ferasetlerini bağlayarak, akıllarını bağlayarak, kalplerini bağlayarak, güçlerini bağlayarak, dillerini bağlayarak güçsüz hale getirsin Allah. Ateist siyonistlerin, ateist masonların zulmünü bertaraf etsin. Bütün Müslüman alemine birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde huzur içinde mutluluk içinde yaşamalarını nasib etsin inşaAllah. Bu güzel çağa, güzel döneme inşaAllah girdik. Muharrem ayındayız inşaAllah. Bu ayın da bereketiyle Allah onu da vesile etsin inşaAllah. Peygamberimizin yolundan bizi ayırmasın. Kuran ahlakından bizleri ayırmasın inşaAllah. Bütün Müslümanlara bereket, huzur, cesaret, itidal, acılara karşı tahammül ve yılmazlık, cesaret, güzel ahlak nasib etsin inşaAllah

2 Şubat 2009 Pazartesi

İNDİR


Kapak Konusu: 
Darwinizm'in Acımasız Kuralları Dünya Ekonomisini Nasıl Çöküşe Sürükledi?

Birdenbire ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan ekonomik kriz, Darwinist ve materyalist dünya görüşünün yol açtığı ahlaki çöküntünün kaçınılmaz bir sonucudur. Krizin etkisinin en fazla hissedildiği ülkelerin başında, bu ideolojilerin ve bu ideolojiler sonucu gelişen vahşi kapitalizmin en yaygın olarak kabul gördüğü ülkelerin gelmesi çok dikkat çekicidir. Ekonomik yapısı son derece güçlü olarak değerlendirilen, kişi başına düşen milli gelirin en yüksek düzeyde olduğu ülkeler son 6 aylık dönem içinde teker teker batık ülke konumuna gelmiştir. Bu durum, Sayın Adnan Oktar’ın yıllardır bir tehlike olarak dikkat çektiği; Darwinizm’in, materyalizmin ve vahşi kapitalizmin tüm dünya refahı ve ekonomisi için ne denli büyük bir tehdit olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. 

Ekonomik krizin gerçek sebepleri neler? Küresel mali kriz nasıl aşılabilir? Sayın Adnan Oktar, tüm dünyanın gündemindeki kriz hakkında hangi önemli tespitlerde bulundu? 

"Doğrusu, muhtaç olmaktan O kurtardı ve sermaye verip-hoşnut kıldı." (Necm Suresi, 48)
 

Devamı için tıklayınız.

İlmi Araştırma Sayı 55 - Ocak 2009

İNDİR


Kapak Konusu: 
Sayın Adnan Oktar Ne Demişti, Türkiye'de Ve Dünya'da Neler Oldu?

Sayın Adnan Oktar Türk – İslam Birliği, Türkiye’nin ileriki dönemde üstleneceği ağabeylik rolü, Ortadoğu’da barışın nasıl sağlanabileceği, yaşanan küresel ekonomik kriz ve tüm dünyaya refah getirecek ekonomik tedbirler gibi konularda hangi tespitlerde bulundu? 

Sayın Adnan Oktar’ın yaptığı açıklamalardan sonra bu konularda Türkiye’de ve dünyada hangi gelişmeler yaşandı? 

Sayın Adnan Oktar’ın gerek yurtiçi gerekse yurtdışından basın ve medya kuruluşlarına verdiği röportajlar, tüm dünya tarafından büyük bir ilgiyle yakından takip edilmektedir. 

Sayın Adnan Oktar bu röportajlarında tarihi tespitlerde bulunmakta ve Türkiye ve dünya gündemi son yıllarda bu tespitler doğrultusunda şekillenmektedir. 

Bu, Sayın Adnan Oktar’ın bir kanaat önderi olarak her kesimce takip edildiğinin ve tespitlerine duyulan teveccühün en açık göstergesidir. 


Devamı için tıklayınız.

AHİR ZAMANDA HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN NAMI VE ŞÖHRETİ SÜREKLİ OLARAK YAYILACAKTIR

Hadislerde Ahir Zaman’da ortaya çıkacağı haber verilen Hz. Mehdi (a.s.), 1400 seneyi aşkın bir süredir tüm İslam aleminin büyük bir sevgi ve muhabbetle beklediği; her dönemde, yaşayan her Müslümanın, yanında olmayı istediği; Allah'ın çok büyük bir lütufla lütuflandırdığı ve çok şerefli bir görevle vazifelendirdiği mübarek bir şahıstır. Peygamberimiz (sav), ‘İslam ahlakının tüm dünyaya hakim kılınması’ gibi, tüm İslam aleminin hasretle beklediği büyük bir nimeti, Allah’ın, Hz. Mehdi (a.s.)'ye nasip edeceğini bildirmiştir. 

Peygamberimiz (sav)'in verdiği bilgilere göre, Hz. Mehdi (a.s.)'nin ortaya çıkışı çok yaklaşmış; bu tarihi olayın gerçekleşmesine çok az bir zaman kalmıştır. Hadislerin işaretlerine göre Hz. Mehdi (a.s.) görevine başlamış durumdadır ve insanlar arasında faaliyetlerini yürütmektedir. Ancak Hz. Mehdi (a.s.)’nin kim olduğu halen bilinmemekte; insanlar, aralarında olduğu halde onu tanınmamakta, onu ‘Hz. Mehdi (a.s.)’ sıfatıyla bilmemektedirler.

Oysa ki insanların onu tanıyabilmesi için, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde çok fazla detaylı bilgi, işaret ve delil verilmiştir. Hz. Mehdi (a.s.)'nin tanınmasında ipucu veren önemli bir bilgilerden biri ise, “Hz. Mehdi (a.s.)'nin namının ve şöhretinin dünya çapında sürekli olarak yayılmasıdır”. İnsanlar, Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu bilmeseler de, hadislerde belirtilen pek çok şekilde, Hz. Mehdi'yi sıklıkla görecek, sesini duyacak, fikirlerini öğrenecek, eserlerini, çalışmalarını izleyecek ve yine sıklıkla ondan bahsedeceklerdir. Hadislerde bu dönemde tüm insanların çok sık olarak Hz. Mehdi (a.s.)'den bahsedecekleri, onun adını anıp, onun hakkında konuşacakları, ona karşı büyük bir sevgi ve muhabbet duyacakları şöyle bildirilmiştir:

 MEHDİ ZUHUR EDER, HERKES SADECE ONDAN KONUŞUR, O'NUN SEVGİSİNİ İÇER VE O'NDAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSETMEZLER.1

Hz. Mehdi (a.s.) gelince, İNSANLAR ONU AŞK VE MUHABBETLE KUCAKLAYACAKLARDIR.2

Mehdi, (zamanındaki) insanların en hayırlısıdır. Onun yardımcıları ve ona biat edenler... Cebrail onların önünde, Mikail de arkalarında bulunur. O (HZ. MEHDİ (A.S.)) MAHLUKAT ARASINDA SEVİLİR.3 

________________________________________
1 (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33)
2 (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)
3 (Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)



Seleme b. Züfer şöyle der: “... HZ. MEHDİ (a.s.) İNSANLARIN KÖTÜLÜK, CANİLİK VE ZULÜMDEN BIKTIĞI VE HİÇBİR GAİB (GİZLİ YAŞAYAN) ONUN KADAR AZİZ VE SEVGİLİ OLMADIĞI BİR ZAMANDA KIYAM EDECEKTİR.” 4

Muhakkak ki o (Hz. Mehdi (a.s.)), insanların karşılaştıkları şerler sebebiyle, MEHDİ'NİN KENDİLERİNE EN SEVGİLİSİ OLMADIKÇA ÇIKMAYACAKTIR.5 

ALLAH (C.C.) BÜTÜN İNSANLARIN KALPLERİNİ ONUN (MEHDİ'NİN) MUHABBETİYLE DOLDURACAKTIR.6


HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ŞANI, İNTERNET, TELEVİZYON VE RADYO YOLUYLA DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA YAYILACAKTIR

Ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.)'nin namı ve şöhreti sürekli olarak yayılacaktır. Bunda internet, televizyon ve radyoların çok büyük etkisi olacaktır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi (a.s.)'nin şanının, internette yayınlanan görüntü ve videolarla, televizyon filmleri ve radyolar yoluyla yayılacağı şöyle haber verilmiştir: 

İmam (a.s) (Hz. Mehdi (a.s.)) dünyanın doğu ve batısını (manen) fethedip İslam'ı (İslam ahlakını) dünyanın dört bir yanına egemen kılacaktır... ALLAH TEALA İNSANLARA ÖYLE BİR GÜÇ VERECEK Kİ, HERKES OLDUĞU YERDE ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) SÖZLERİNİ DUYACAK ve İmam (a.s) İslam'a hayat verecektir...7

Şüphesiz ki KAİM (HZ. MEHDİ (A.S.)) ZAMANINDA BİR MÜMİN DOĞUDA OLSA, BATIDA OLAN KARDEŞİ KENDİSİNİ GÖRÜR. Hakeza, BATIDA OLSA, DOĞUDA OLAN KARDEŞİNİ GÖRÜR.8

______________________________________

4 (El-Havi, c. 2, s. 159)
5 (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 27)
6 (Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdinin Alametleri, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)
7 (Bihar'ul-Envar, c. 52, s. 279 ve c. 53, s.12 İkmal'ud- Din, c. 2, s. 367)
8 (Bihar'ul-Envar, c. 52, s. 391)